reklam
reklam
DOLAR
EURO
STERLIN
FRANG
ALTIN
BITCOIN
reklam

Çiftçi-Sen’den ‘Torba Yasa’ Protestosu: Zeytinliklere Saldırmaktan Vazgeçin

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çiftçi-Sen’den ‘Torba Yasa’ Protestosu: Zeytinliklere Saldırmaktan Vazgeçin
reklam

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi Komisyonu’nda bugün ele alınacak torba yasa önerisine karşı Çiftçi-Sen’den sert eleştiriler geldi. Yasanın, zeytinlikler ve tarım arazilerini enerji ve maden şirketlerine açmayı amaçladığı ifade edildi.

Çiftçi-Sen’den Torba Yasa İtirazı: Doğayı Sermayeye Açıyorlar

Çiftçi-Sen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi Komisyonu’nda görüşülecek “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi hakkında bir basın açıklaması yaptı. Teklifin, Çevre Kanunu’nda çevresel etki değerlendirmelerine yönelik hükümlerinde değişiklikler içerdiği bildirildi. Çiftçi-Sen, açıklamasında teklifin zeytinlikler, tarım arazileri ve doğayı tehdit ettiğini vurgulayarak, yasanın geri çekilmesini talep etti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Doğaya, tarım arazilerine ve zeytinliklere saldırmaktan vazgeçin, Torba Yasa’yı geri çekin. İktidar, göreve geldiği günden bu yana AKP, sanayicilerin, maden şirketlerinin ve enerji şirketlerinin talepleri doğrultusunda doğanın metalaştırılmasının önünü açmıştır. Çıkarılan yasalar, yönetmelikler ve Kanun Hükmünde Kararnameler, sermayenin taleplerine yanıt vermektedir. Sermaye için en büyük engel teşkil eden yasa ise, “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun”dur. Bu kanunun 20. maddesinin 1. fıkrasında, “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytin yağı fabrikası hariç zeytinliklerin… gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez.” ifadesi, sermaye için aşılması gereken bir engeldir.

Zeytin ağaçları, yüzyıllardır bu toprakların kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Sadece yemek kültüründe değil, oluşturduğu kültürel değerlerle bir bitkiden çok daha fazlasıdır. Zeytinlikler, tarihsel ve kültürel açıdan korunması gereken kıymetli miraslardır ve geleceğe taşınmalıdır.

AKP, zeytinlikleri ranta açabilmek için defalarca Meclis’e yasa tasarısı sunmuş fakat başarılı olamamıştır. 2012’den bu yana zeytinliklerin katledilmesini engelleyen yasal engelleri aşmak için “Kanun Hükmünde Kararname” çıkararak bu durumu geçersiz hale getirmeye çalışmış, Danıştay bu kararnamenin “kanunsuz” olduğuna hükmederek iptal etmiştir. 2022’de ise madencilikle ilgili çıkarılan bir yönetmelik ile bu yasayı delmeye çalışmış, Çiftçi-Sen’in açtığı “Yönetmeliğin İptali Davası” kazanılmış ve Danıştay tarafından iptal edilerek zeytinlik alanlar bir kez daha korunmuştur.

AKP’nin zeytinlik alanları ve tarım arazilerini yok etme arzusu, bir tür tutku haline gelmiştir. 2023’te meydana gelen Hatay depreminin ardından “Yaraları Sarma” bahanesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hatay’da zeytinlik alanlarını tarım arazilerini “rezerv alan” adı altında inşaata/ranta açılmıştır. Hataylıların, ekolojistlerin ve çiftçilerin tepkilerine rağmen binlerce zeytin ağacı yok edilmiştir.

AKP, zeytinlik alanlarını yok etmek adına “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanunu” bir kez daha delmek için yeni bir adım atmaktadır. 13-06-2025 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifi, “Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu”na yönlendirilmiştir. Bu teklifte madencilik ve enerji yatırımlarının “ÇED” süreçlerinin kolaylaştırılması, “Kamu yararı” adı altında “Acele kamulaştırma” uygulamaları ile zeytinliklerin yok edilmesini mümkün kılacaktır. Acele kamulaştırma için 31-12-2030 tarihine kadar yetki Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na verilecektir. Kamuoyunun tepkisini azaltmak için “Zeytin ağaçları kesilmeyecek, başka bir yere taşınacak” denerek bu durum masumlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Çiftçi-Sen, bu yasanın geçmesi durumunda binlerce dönüm zeytinlik alanının ve tarım arazisinin yok olacağını, köylülerin geçim kaynaklarının ellerinden alınacağını bildirmektedir. İklim değişikliği ile mücadelede her bir zeytin ağacının 2-10 ton CO2 emdiği bilinmektedir. Doğanın ve tarım arazilerinin şirketlere peşkeş çekilmesine dur demek zorundayız. Yasa değişiklik önerisi derhal geri çekilmelidir. Birlikte hareket ettiğimizde gücümüzü zeytinliklere yönelik her saldırıda göstermişizdir. Önceden yaptık, yine yaparız. Üreticiler, tüketiciler, ekolojistler ve çevreciler olarak bu yasaya karşı ortak mücadelemizi güçlendirmeliyiz.

AKP ve Şirketler; “Zeytinimize, Toprağımıza, Suyumuza, Tohumumuza, Otlak ve Meralarımıza Saldırmaktan Vazgeçin! Gıda Egemenliği Hemen Şimdi! Köylü Hakları Hemen Şimdi!”

reklam

YORUM YAP