

Gediz Deltası, Türkiye'deki flamingoların üreme alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. 2012 yılında kurulan 6,5 dönümlük yapay kuluçka adasında her yıl binlerce yavru flamingo dünyaya geliyor. Doğdukları adada zaman zaman vakit geçiren bu yavrular, “kreş” adı verilen sulak alanlarda grup halinde toplanıyor.
Yumurtadan çıktıktan sonra siyah ve füme tüyleriyle dikkat çeken yavru flamingolar, beslenmek için “artemia salina” olarak bilinen tuz karidesine yöneliyor. İzmir Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, kuşların kuluçka dönemi boyunca rahatsız edilmemesi için özel güvenlik önlemleri alarak koruma sağlıyor.
120 gönüllü halkalama işlemi gerçekleştirildi
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Ege ve Ankara üniversiteleriyle Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliğiyle yaptığı çalışmalar kapsamında, yavru flamingoların sağ bacaklarına PVC, sol bacaklarına ise metal halkalar yerleştirildi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ortaç Onmuş, halkalama işlemlerinin sabahın erken saatlerinde başladığını aktararak, “Bu adada 16 bin çift flamingo ürüyor. Yaklaşık 600-650 kadar flamingoyu çevik yapının içerisine aldık ve şu anda yaklaşık 120 gönüllüyü halkalıyoruz. Halkalama ekibimiz tüm gün eğitim aldı ve sabah erken saatlerde çalışmalara başladı” diye ifade etti.
Onmuş, plastik halkalardaki kodların dürbün ve teleskoplarla uzaktan okunabildiğini, böylelikle flamingoların göç yollarının, beslenme alanlarının ve hareket tarihlerinin tespit edildiğini açıkladı.
“Flamingoları korumak, balıkçılığı korumak demektir”
Flamingoların beslenmesinde önemli bir yere sahip olan artemia türünün ekosistemde büyük rol oynadığını vurgulayan Onmuş, “Flamingolar, erişkin artemiaları yerken sindirim sistemleri aracılığıyla yumurtalarını dağıtıyor. Bu durum, balık yumurtası üretimini artırmaktadır. Dolayısıyla, flamingoları korumak Türkiye'nin balıkçılığını da korumak anlamına geliyor” dedi.
Onmuş, bölgede son 20 yıldır halkalama çalışmaları yürütüldüğünü hatırlatarak, “Akdeniz'deki en büyük üreme kolonisine sahibiz. İzmir Kuş Cenneti’nde gerçekleştirdiğimiz halkalama çalışmalarıyla flamingolarımızın Fransa, İtalya ve İspanya’ya gittiğini gözlemledik; oradaki flamingoların da bizim bölgemize döndüğünü gördük. Biz büyük bir flamingo ailesinin önemli bir parçasıyız” ifadelerine yer verdi.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Hasan Paşalı, bu çalışmaların flamingoların popülasyon trendleri ve göç alışkanlıklarını izlemek açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencisi Zhanna Shevchenko ise etkinliğin kendisi için hem heyecan verici hem de değerli bir deneyim olduğunu vurguladı.



