reklam
reklam
DOLAR45,4237% 0.06
EURO53,3832% 0.02
STERLIN61,5774% 0.13
FRANG58,2131% 0.08
ALTIN6.889,18% 0,12
BITCOIN80.649,51-1.376
reklam

Tunç Soyer: “Göreve devam etseydik, anahtar teslimi yapmıştık”

Yayınlanma Tarihi : Google News
Tunç Soyer: “Göreve devam etseydik, anahtar teslimi yapmıştık”
reklam

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kooperatif davasında yaptığı savunmada, burada bulunmasının sebebinin kooperatifçilik modelini hayata geçirmiş olmaları olduğunu belirtti. “Bizi buraya cezaevinden getirdiler. Cezaevinde hükümlü ya da tutuklu olmanın arasında bir fark yok. Her sabah sayılara dayanarak başlıyoruz ve benzer koşullarda yaşıyoruz. Cezamıza neden olan işlerin temelinde, Kentsel Dönüşümde uyguladığımız Kooperatifçilik modeli yatıyor. Amaçlarımızın ne olduğu ortadayken, bunları dolandırıcılıkla ilişkilendirmek anlaşılır değil. Bu durumu savunmaya çalışmak büyük bir ızdırap” dedi.

Kooperatifçilik, hukuka uygun bir şekilde hayata geçirildi

Soyer, halk konut modelinin tamamen hukuk çerçevesinde ve iyi niyetle hayata geçirildiğini belirterek, “Deprem sonrası kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmak üzere 2012'de belirlenen alanlar İZBETON’a verdi. Bu karar, İzmir Büyükşehir Belediyesi meclisinde oybirliği ile alındı. İzmir’in iş insanları, kooperatifleşme ile kentsel dönüşüme destek olabileceklerini belirttiklerinde, benim için bu bir mutluluk kaynağı oldu. Halk Konut fikri, kooperatifçiliğin Türkiye’nin refahına katkıda bulunacağına inanarak geliştirdiğim bir projeydi. Bu model tertemiz niyetlerle ve hukuka uygun biçimde uygulandı. Her aşama kamuoyuna gururla anlatıldı” dedi.

Gecikmelerin temel nedeni inşaatların durdurulması

Gecikmelerin en büyük sebebinin Temmuz 2024’te inşaatların durdurulması olduğunu vurgulayan Soyer, “İnşaatlar önceden güvenli bir şekilde ilerleyebilmesi için tüm çabayı gösterdik. Kooperatif ortaklarının ödedikleri paralar hesaplarda duruyor, eksiklik veya yolsuzluk varsa kooperatif yönetimi her zaman bunun hesabını verir. Evet gecikmeler yaşandı ama bu durum, dolandırıcılık değildir. Görev sürem içinde, teslim tarihi gelmiş ve gecikmiş bir inşaat bulunmamaktadır. İnşaatların durdurulmasının nedenleri arasında, ülke genelinde inşaat maliyetlerinin kontrol edilemez şekilde artması da var. Bizimle veya modelimizle alakalı olmayan nedenlerden dolayı mağduriyet yaşanıyorsa, bunun çözümleri hukuk mahkemelerinde aranmaktadır” ifadelerini kullandı.

Görev sürecimde huzur bulamazdım

Kooperatif modelinin güvenli konutlar üretmek amacıyla geliştirildiğini hatırlatan Soyer, “İzmir’in başkanı olarak daima güvenilir olmaya çalıştım. Cumhuriyetin 100. yılında İzmir’in başkanı olmanın sorumluluğunu yerine getirdim. Kimseyi dolandırmaya ya da aldatmaya niyetim yoktu. Bu şehir ve bu ülke için hayatımı verecek kadar sevgi besliyorum. Eğer aday gösterilmiş olsaydım, şu an birçok etapta anahtar teslimi yapılmış ve yeni projelere başlamıştık, dolayısıyla buraya gelmeyecektim. Bu model, insanların güvenli konutlarda yaşamasını sağlamak için oluşturuldu. İnsanların güvenliği için elimizden geleni yaptık. Bir suç unsuru yokken, neden 105 gündür ceza çektiğimizi sorgulamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Adalet terazisini dengede tutmak önemlidir

Adaletin sağlanmasının önemine dikkat çeken Soyer, “Adalet terazisi, suç ile ceza arasında bir denge kurmaya çalışır. Terazinin gözü kapalı tutulmalı; kim olduğuna bakılmaksızın adil bir karar verilmelidir. Bu teraziyi dengede tutmak için sadece dosyaya bakmanız yeter. Suçlu olmayan birinin cezası, dengenin iki tarafına konulamaz. Adaletin dengesi bozulduğunda, iyi ve doğru olan her şey de bozulur ve herkes bunun olumsuz etkilerinden kaçamaz” diyerek sözlerini tamamladı.

reklam

YORUM YAP