reklam
reklam
DOLAR45,4229% 0.03
EURO53,4147% 0.02
STERLIN61,6553% 0.1
FRANG58,2345% 0.04
ALTIN6.884,15% 0,05
BITCOIN80.656,80-1.249
reklam

Soyer’in Hapishane Günlükleri: Umutlu Bir Masa Örtüsü Hikâyesi!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Soyer’in Hapishane Günlükleri: Umutlu Bir Masa Örtüsü Hikâyesi!
reklam

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tutukluluğunun 162. gününde sosyal medya hesabı üzerinden cezaevinde yaşadıklarını özetledi. 9 Aralık Salı günü gerçekleşen duruşmada eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Barış Karcı’nın tahliye olmasını büyük bir sevinçle karşıladığını belirten Soyer, “Eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri sevgili Barış Karcı tahliye oldu. 157 kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan süreçte yalnızca Heval Savaş Kaya ve ben içeride kaldık. Bizlere destek olan tüm dostlara çok teşekkür ediyorum. Barış Karcı için çok mutlu olduk. Duruşmanın ertelendiği 5 Ocak’ta aynı mutluluğu biz de yaşayacağız” ifadelerini kullandı.

“Zaman Bir Belirsizliğe Dönüştü”

Cezaevinde geçirdiği 162 günü anlatan Soyer, gözaltına alınışı ve Buca Kırıklar F Tipi Cezaevi’ne götürülmesiyle başlayan süreci aktardı. İlk günlerin zorlukları ve yeni zaman kavramına alışma süreci hakkında, “Hiç kolumdan çıkarmadığım saatim gözaltındayken alındığı için büyük bir boşluğa düşmüş gibi hissediyorum. Saatsiz hayat benim için nasıl aktığı bilinmez bir belirsizliğe dönüştü…” şeklinde yazdı. Soyer’in paylaşımında dikkat çeken bölümler arasında şunlar yer aldı:

“Alışmak ve Adapte Olmak…”

“Bir kantin listesi ve haftalık 3 bin 500 TL harcama limitim olduğunu öğrendim. Burada bir süre sonra kantin listesini ezberliyorsunuz ve dilekçe yazmak günlük rutininiz haline geliyor… Alışmak ve adapte olmak sizi kısa sürede bunlarla uyum sağlamaya teşvik ediyor.

Genel bir kıyafet kotası var; 30 parça üzerine çıkamıyorsunuz. Terlik benim için çok önemliydi ve neyse ki bir terlik hakkım vardı… Burada yasak olan birçok şey bazıları için akla gelmese de, insanın kendine zarar verebileceği veya bunları kullanarak kaçabileceği ihtimallerine dayanıyor… Zaten her şeyin bir kotası var. Kitap kotası ise 20. İçeri girdiğim günden itibaren spor yapmak ve okumak, bana en iyi gelen şeyler oldu. 162 günde 64 kitap ve yüzlerce makale okudum. Bir dakikayı bile boşa geçirmemeye özen gösterdim.”

Masa Örtüsünün Hikâyesi

Hücresindeki muşambadan yapılmış olan masa örtüsünün yazmayı zorlaştırdığını ve bu sebeple yönetimden “kantin listesine masa örtüsü eklenmesi” talebiyle dilekçe yazdığını belirten Soyer, “Haftalar sonra bir gün infaz memuru kantin alışverişim içinde bana bir masa örtüsü getirdi. Mavi çiçekli o masa örtüsü, talebimin kabul edildiğinin bir simgesiydi. Artık herkes masa örtüsü sipariş edebilecekti.

O masa örtüsü, dünyadaki en güzel masa örtüsüydü. Tüm hücrem renklenmiş ve güzelleşmişti. Hücremin ruhsuz görünümü yok olmuş, tüm mekan adeta bir yuvaya dönüşmüştü. O gün masamda yazarken yaşadığım mutluluğu anlatamam” ifadelerini kullandı.

“Yeni Yılda Yeni Umutlarla”

Cezaevinin tüm mahrumiyetleriyle birlikte bir okul olduğunu kaydeden Soyer, burada insanın küçük şeylerle mutlu olma sanatından sınandığını yazdı.

5 Ocak’ta yapılacak duruşmanın sonucundan umutlu olduğunu vurgulayan Soyer, “Yıldızlı pekiyi olmasa da sınıfı başarıyla geçeceğime inanıyorum… Yeni öğrendiklerim ışığında yeni bir hayat başlayacak, hasret sona erecek… Kaderimin, memleketimin istikbalinden bağımsız olmadığını bilinciyle, aydınlık bir gelecek için şimdi daha da umutluyum. Yeni Yıl’da yeni umutlarla, sağlıklı kalın” diyerek paylaşımını sonlandırdı.

reklam

YORUM YAP