

ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, ÇELİK KUBBE projesi kapsamında, önümüzdeki yıl yapay zekâ destekli hava savunma sistemlerinin 100’den fazla alt sisteminin teslim edileceğini açıkladı. Şirket, ihracat pazarını 93 ülkeye ulaştırırken, üretim kapasitesini son iki yılda yüzde 40 oranında artırdı ve Ar-Ge yatırımlarını yıllık 1 milyar dolara yaklaştırdı.
ÇELİK KUBBE: YAPAY ZEKÂ İLE DONATILMIŞ HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamalarda Akyol, ÇELİK KUBBE sisteminin entegre bir hava sahası yönetim çözümü sunduğunu belirtti. Sistem, radar ve sensör füzyonu, komuta kontrol yazılımı, askeri 5G tabanlı iletişim ve elektronik harp teknolojileri gibi unsurları içeriyor. Akyol, “Geçtiğimiz ağustos ayında 47 unsuru daha envantere teslim ettik. Önümüzdeki yıl 100’den fazla alt sistemin teslimatını planlıyoruz” dedi.

Sistem, yeni nesil drone tehditlerine karşı lazer teknoloji, yüksek güçlü mikrodalga ve maliyet etkin akıllı mühimmat çözümleri ile güçlendirilmiştir. Ayrıca mevcut stratejik hava savunma sistemleri ile entegre çalışarak, Türkiye’nin savunma kapasitesini artırıyor.
ASELSAN’IN KÜRESEL BÜYÜME VE İHRACAT STRATEJİSİ
Akyol, ASELSAN’ın “oyun değiştirici teknolojiler” ve ihracat odaklı büyüme stratejisini devam ettirdiğini vurguladı. Şirketin faaliyet gösterdiği ülke sayısı 25’e, ihracat yaptığı pazar ise 93 ülkeye yükseldi.
“Dünya genelinde savunma sistemlerinde uzaktan tespit, uzun menzilli etki, hassas vuruş ve hızlı tepki ön planda. Biz de teknolojilerimizi bu doğrultuda sürekli olarak güncelleyip entegre çözümler geliştiriyoruz” açıklamasında bulundu.

TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNİN KALBİ: ASELSAN
Akyol, ASELSAN’ı Türkiye savunma sanayisinin kalbi olarak tanımlayarak, “Neredeyse tüm platformlarda elektronik bileşen sağlıyoruz; denizaltılardan SİHA’lara, tanklardan gemilere kadar birçok sistemde ürünlerimiz mevcut. Uluslararası savunma organizasyonlarının aktif bir üyesiyiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden sürekli geri bildirim alıyoruz” diye belirtti.

Şirket, ÇELİK KUBBE ve diğer stratejik sistemlerle hem Türkiye’nin savunma kapasitesini artırmayı hem de dost ve müttefik ülkelerle işbirliklerini güçlendirmeyi hedeflemektedir.




