

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, İzmir Buca Cezaevi’nde Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, Mehmet Ali Çalışkan, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya’yı ziyaret etti. Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada, tutuklamaların siyasi nedenlerle gerçekleştirildiğini savunan Tanrıkulu, iktidarın CHP’ye ve yerel yönetimlere yönelik baskılarını sürdürdüğünü belirtti.
Murat Çalık ve Mehmet Ali Çalışkan’ın 9 aydır tutuklu bulunduğunu vurgulayan Tanrıkulu, “Ben son derece üzgünüm. Murat Çalık, 9 aydır ve Mehmet Ali Çalışkan da tam 9 aydır tutuklular. Murat Çalık’la ilgili yeni bir iddianame yazıldı. Kendisi bu iddianameyi elbette inceliyor ama gerçekten de mantıksız iddialar mevcut. Bir belediye başkanı hastadır; hastalığının ilerlemesine zemin hazırlayan cezaevinde tutulmakta ve hiçbir somut delil olmadan 9 aydır tutuklu. Duruşma 9 Mart’ta gerçekleşecek, ne zaman devam edeceği ise belirsiz” şeklinde konuştu.
Hukuka aykırılıkların her yerde yankı bulduğunu ifade eden Tanrıkulu, “Bu hukuka aykırılıkları her platformda dillendiriyoruz, fakat bilinmelidir ki, bunun hesabını 'adil kurallar' çerçevesinde soracağız. Duruşmada arkadaşlarımız, dostlarımız bu iddiaları tek tek çürütecekler” dedi.
Mehmet Ali Çalışkan'a yönelik duruma da değinen Tanrıkulu, “Mehmet Ali Çalışkan 9 aydır tutuklu. Kent Uzlaşısı soruşturması kapsamında tutuklandı. 400 kişiyle ilgili iddianame yazan savcılık 8 kişiyle ilgili iddianameyi hâlâ hazırlamadı. Bunun sebebi siyasi. Bu süreçle bağlantılı olduğu için içeride tutuluyor ve iddianamesi de yazılmıyor” ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya hakkındaki gelişmelere de değinerek, “Herkes tahliye edildi. O büyük propaganda, yargılama sürecinde çöktü. Yargılamalarda 3 kez heyet değişikliğine gidildi. En son heyetteki hakimler değiştirildi. Maalesef, bir algı ve siyasi iletişim nedeniyle cezaevinde tutulmaya devam ediliyor” dedi.
Tutuklamaların nedenlerinin bilindiğini belirten Tanrıkulu, “Bu durumun tüm sebeplerini biliyoruz. Neden tutuklu olduklarını da anlayabiliyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi ise, 'Hem CHP’nin kurumsal kimliğine karşı her türlü baskıyı uygulayacağım, hem yerel yönetimlerine hem de yerel aktörlerine karşı. Tüm bu baskıları sürdüreceğim ki ne seçim olsun ne de iktidar değişsin.' diyor. Ama hem seçim olacak hem de bu iktidarı değiştireceğiz” açıklamalarında bulundu.



