reklam
reklam
DOLAR42,9664% 0.08
EURO50,6224% 0.03
STERLIN58,0286% 0.05
FRANG54,2375% 0.03
ALTIN5.966,21% 0,22
BITCOIN87.999,99-1.082
reklam

2025 Kadınlar İçin Felaket Yılı: 2026 Daha Zor Olacak

Yayınlanma Tarihi : Google News
2025 Kadınlar İçin Felaket Yılı: 2026 Daha Zor Olacak
reklam

Türkiye'de 2025 yılı “Aile Yılı” olarak duyurulmuş olmasına rağmen, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri hızla artmaya devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, yaptığı açıklamada 2025'in kadınlar için gerçekten bir felaket yılı olduğunu vurgulayarak, 2026'da da benzer politikaların devam etmesi nedeniyle zorlu bir sürecin yaşanabileceğini belirtti.

“Kadınlar İçin Felaket Yılı”

Aile Yılı'nın kadınları güçsüzleştirdiğini ifade eden Osmanoğulları, sözlerine şöyle devam etti:

“2025 yılı 'Aile Yılı' olarak ilan edildi. Ancak bu yıl aslında kadınlar için bir felaket yılı olarak geçti. Aile Yılı kapsamında uygulanan politikalar kadınları korumak yerine onları daha da güçsüz hale getiriyor. Diyanet üzerinden fetvalar verdirerek, kadınların kıyafeti, medeni hakları ve miras hakları üzerinde baskılar kurmaya çalıştılar. Aile güçlendirileceğini söylerken, o evin içindeki kadınları ve çocukları es geçtiler. Kadınların kendi hayatlarına dair karar alabilmeleri gerektiği söyleniyor, ama şiddet gören bir kadın boşanmak istediğinde bu durumu kabullenemeyen erkekler tarafından öldürülebiliyor. Platform olarak her ay kadın cinayetlerine dair veriler yayınlıyoruz ve bu verilerde kadınların yüzde 65'inin evlerinde erkekleri tarafından öldürüldüğünü görüyoruz.”

“Şüpheli Kadın Ölümleri Artıyor”

Osmanoğulları, 2025 yılında kadına yönelik şiddetin arttığını ve şüpheli kadın ölümlerinin görünür bir şekilde çoğaldığını dile getirerek, “Kadına yönelik şiddete sıfır tolerans anlayışının aksine, şüpheli kadın ölümlerinin artması oldukça kaygı verici. Kadınlar, intihar veya yüksekten düşme gibi nedenlerle hayatlarını kaybediyor. Olaylara baktığımızda, pek çoğunun arka planında erkeklerin uyguladığı şiddet, boşanma isteği veya darp hikayeleri olduğunu görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Kamuoyunun Baskısıyla Tutuklamalar Gerçekleşti”

Hükümetin cezasızlık politikalarını eleştiren Osmanoğulları, şöyle devam etti:

“Aile yılı politikaları nedeniyle kadınlar çaresiz bir duruma itiliyor, erkeğe de aşırı güç verilerek adeta her türlü şiddeti uygulama hakkı tanınıyor. Yaşanan olaylar, mahkeme süreçlerinin dahi nasıl işlediğini gözler önüne seriyor. İzmir’de izlediğimiz bir davada, boşanmak isteyen bir kadına eşi 3,5 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayadı. Olayın hemen ardından hakimin, 'Eşinle olan sıkıntılarını çocuklarına yansıtma' demesi tepki topladı. Kadınların, yaşadığı bu korkunç durumlarla baş başa bırakılmalarına karşı, kamuoyu baskısıyla bazı davaların sonuçları değişiyor.”

“Güvenlik Sorunları”

Osmanoğulları, başka bir davada da kadının hayatta kalmasını sağlayacak güvenlik önlemlerinin yerinde olmadığını belirterek, “Hayatta kalan bir kadın arkadaşımız, beş yerinden bıçaklandı. Tahliye olan fail, elektronik kelepçesinin sinyal verdiği güzergahta bekleyerek korku saçmaya devam etti. Polis, 'Taşıdığınız tehdit algısıyla güvenli bir yere gitmenizi öneririz' demek zorunda kalıyor,” diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekti.

“Siyasi İktidarın Rolü”

Osmanoğulları, 11. Yargı Paketi ile birlikte tahliyelerin vereceği zararların altını çizerken, “Kadınların mezarlarına gül diktiler. Sadece fail erkekler değil, onlara bu gücü veren ve cezasızlık politikalarını sürdüren mevcut siyasi iktidardır,” şeklinde yorumda bulundu.

“2026 Kadınlar İçin Zorlu Olacak”

Osmanoğulları, 2026 yılında da kadınların güvende olmayacaklarını ifade etti. Cezaevinden izinli çıkan faillerin, kadınları hedef aldığını hatırlatan Osmanoğulları, cezasızlık algısının her geçen gün arttığını belirtti. Yaşanan sorunların devam ettiğini ve bu durumun kadınları daha da zorlu bir sürecin beklediğini sözlerine ekledi.

reklam

YORUM YAP