

ABD emperyalizminin yeni bir yüzü olan Venezuela saldırısı, geçmişteki müdahaleleri akıllara getirdi. Çıkarları doğrultusunda ülkeleri işgal eden, seçilmiş hükümetleri deviren ve halkları istikrarsızlığa mahkum eden ABD, 20. yüzyıl boyunca sayısız hak ihlaline ve can kaybına sebep oldu. 1970'li yıllarda CIA tarafından Güney Amerika'da sağcı diktatörleri iş başına getirmek amacıyla başlatılan Condor Planı, kıtada derin izler bıraktı. On binlerce insan yaşamını yitirirken, binlercesi işkenceye maruz kaldı ya da zorla yerinden edildi. İşte ABD müdahaleciliğinin Güney Amerika'daki kanlı geçmişi…

Guatemala: Toprak reformu yaparak ABD şirketlerine büyük zarar veren Jacobo Arbenz hükümeti, 1959 yılında CIA destekli bir darbe ile devrildi. Bu darbe sonrasında Guatemala, on yıllarca sürecek askeri diktatörlüğe mahkum oldu; iç savaş ve hak ihlalleri ülkeyi karanlığa sürükledi.

Küba: 1952 yılında Batista rejimini tanıyan ABD, diktatörlüğün pekişmesine neden oldu. 1959'daki Küba Devrimi'nin ardından, 1961 yılında gerçekleştirilen Domuzlar Körfezi çıkarması ile adaya müdahale etmek isteyen ABD, başarısız oldu. O tarihten bu yana rejimi değiştirmek amacıyla birçok müdahale ve suikast girişimi denendi ancak sonuç alınamadı.

Brezilya: 1964 yılında sosyal devletin sınırlarını genişletecek ve çalışanların koşullarını iyileştirecek adımlar atan sol görüşlü Joao Goulart, ABD destekli bir darbeyle devrildi. Darbenin ardından, 1985 yılına kadar askeri yönetim iktidarda kaldı.

Şili: Seçimle iktidara gelen sosyalist lider Salvador Allende, 1973 yılında CIA'nın desteklediği bir operasyonla faşist general Augusto Pinochet tarafından devrildi. Darbe sonrasında yaşanan askeri cunta yönetimi binlerce can kaybına yol açtı; gözaltında kayıplar ve işkence yöntemleri ülke tarihine derin izler bıraktı.

Arjantin: 1976 yılında ABD destekli bir darbeyle demokrasiye son verilen Arjantin'de askeri cunta, korkunç hak ihlallerine imza attı. 1983 yılına kadar süren faşist diktatörlük, işkence, idam, cinayet, tecavüz ve bebek hırsızlığı gibi birçok korkunç suçu işledi. Rejim muhalifi binlerce insan, askeri uçaklarla okyanusa atıldı.

Nikaragua: Anastasio Somoza'nın iktidarına karşı büyüyen Sandinista Hareketi'nin etkisini kırmak amacıyla CIA destekli paramiliter gruplar sahaya sürüldü. Ülke, uzun yıllar süren bir iç savaşın içine düştü. Kontralar olarak adlandırılan bu gruplar nedeniyle binlerce insan hayatını kaybetti ya da yerinden edildi.

Grenada: 1983 yılında sosyalist eğilimli Maurice Bishop tarafından yönetilen Grenada, Amerikalı tıp öğrencilerinin güvenliği gerekçesiyle işgal edildi. ABD, 1985 yılına kadar adadan ayrılmadı.

Panama: Dünya ticaretinde önemli bir rol oynayan Panama Kanalı'nın işletilmesine ilişkin fikir ayrılıkları, 1989 yılında ABD'nin işgali ile sona erdi. Manuel Noriega hükümeti devrildi ve başkent Panama City yoğun bombardımana tutuldu.
Haiti: Serbest seçimlerle iktidara gelen ilk başkan olan sol eğilimli Jean-Bertrand Aristide, 1994te ABD ordusu tarafından evinden kaçırılarak Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sürgüne gönderildi. Aristide kaçırıldığını duyururken, Washington durumu “istifa” terimiyle açıkladı.



