

Japonya’da “dahi şempanze” olarak bilinen Ai, yaşlılık nedeniyle yaşadığı çoklu organ yetmezliği sebebiyle 49 yaşında hayatını kaybetti.
Kyoto Üniversitesi İnsan Davranışının Evrimsel Kökenleri Merkezi, bilişsel yetenekleri sayesinde birçok bilimsel araştırmaya ilham kaynağı olan Ai'nin ölümünü kamuoyuna açıkladı.
Farklı alfabelerdeki harfleri ayırt edebilme ve sembollerle anlam oluşturma yetenekleriyle bilişsel çalışmalara katkıda bulunan Ai, 49 yaşında hayata veda etti.
Kyodo ajansının verdiği bilgilere göre; Kyoto Üniversitesi İnsan Davranışının Evrimsel Kökenleri Merkezi, dişi şempanzenin yaşlılıkla ilişkili çoklu organ yetmezliği sebebiyle öldüğünü duyurdu.
1976 yılında Batı Afrika’da dünyaya gelen Ai, yalnızca bir yaşındayken Japonya’ya getirilmiş ve 1977'den itibaren Aichi eyaletindeki bir araştırma merkezinde yaşamaya başlamıştır. Ai, şempanze bilişi üzerine gerçekleştirilen birçok çalışmada önemli bir rol oynamıştır.
İleri Düzey Okuryazarlık Yeteneği
Daha 18 aylıkken bilgisayarlar ve çeşitli görsel materyallerle dil temelli çalışmalara katılan Ai, zamanla bilim insanlarını hayrete düşüren bir bilişsel kapasite sergilemiştir.
Araştırmalarda, yeşil bir nesneyi gördükten sonra çok sayıda karakter arasından “yeşil” anlamına gelen kanji sembolünü doğru bir şekilde seçebilmesi, Ai’nin ileri düzey bir okuryazarlık yeteneği gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu başarıyla Ai, insan dışı primatlarda sembolik düşünme ve dilin öncüllerine dair tartışmaların önemli bir dönüm noktası haline gelmiştir.
Dahi şempanze Ai'nin zekası sadece laboratuvar ortamıyla sınırlı kalmamıştır.
BBC’nin haberine göre; 1989 yılında, kafesinin asma kilidini anahtar kullanarak açtığı ve başka bir primatla birlikte bulunduğu alandan kaçtığı kaydedilmiştir. Bu olay, problem çözme ve araç kullanımı konularında yürütülen çalışmalara somut bir örnek olarak tarihine geçmiştir.
Denek Olarak Kullanıldı
Şempanze zihninin sınırlarını zorlayan pek çok araştırmaya katkı sağlayan Ai, bilim dünyasında “olağanüstü denek” olarak anılmıştır. 2000 yılında dünyaya gelen oğlu Ayumu’nun sergilediği dikkat ve hafıza becerileri, bugün hâlâ ebeveyn ve çocuk arasındaki bilgi aktarımı ve öğrenmenin evrimi üzerine yürütülen çalışmalarda kullanılmaktadır.



