reklam
reklam
DOLAR43,1602% 0.1
EURO50,2840% -0.1
STERLIN58,0077% -0.14
FRANG53,8966% -0.31
ALTIN6.400,87% 0,52
BITCOIN93.508,011.887
reklam

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlık Arasındaki Onay Sorunu Devam Ediyor: Tugay’dan Yeni Açıklamalar!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bakanlık Arasındaki Onay Sorunu Devam Ediyor: Tugay’dan Yeni Açıklamalar!
reklam

İzmir’de su krizi giderek derinleşirken, bu durum kentin tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından organize edilen “Su Konferansı”, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası'nın desteğiyle İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Konferansa katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, su krizine dair sunumunda, iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne (DSİ) yapılan su kuyusu başvurularının onaylanmasını beklediklerini ifade eden Tugay, ayrıca baraj inşa etmenin su maliyetlerinin düşürülmesindeki kritik rolüne vurgu yaptı.

“Yer Altı ve Yer Üstü Su Kaynakları Tükenirse Ne Olacak?”

Cemil Tugay, konuşmasında yer altı sularının korunmasına dikkat çekerek, “İzmir’in yer altı sularını haritalandırıyoruz. En koruma altına alınması gereken su rezervi yeraltı sularıdır. Ancak suyun nerede ve nasıl kullanılacağına dair bir tabloya hakim olmak gerekiyor. Ayrıca, 8 milyar insan ve doğa, tarım gibi birçok canlı suya muhtaç durumda.” dedi.

Tugay, iklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkisini de vurgulayarak, “Su, kirli kullanım nedeniyle yavaş yavaş yok oluyor. Eğer yer altı ve yer üstü kaynaklarımız tükendiğinde ne yapacağız? Çözüm için bilim ve teknolojiye ihtiyaç var.” şeklinde konuştu.

Izmir Büyükşehir Belediyesi

“8 Kuyu Başvurumuzun Onayını Bekliyoruz”

Tugay, sunumunda 4 Ağustos’ta yaptıkları 8 kuyunun açılması için beklediklerini belirterek şu sözleri kullandı:

“Yeni kuyular açıyor ve mevcut altyapıyı yeniliyoruz. Şehirde su sağlamak için büyük çaba sarf ediyoruz. 4 Ağustos’ta yaptığımız 8 kuyu başvurusunun onayını bekliyoruz ve sondaj makinelerimiz hazır halde bekliyor.”

“Ayrıca, 41 eski kuyunun yenilenmesi için 45 gün önce yaptığımız başvurumuzun onaylanmasını bekliyoruz. DSİ’nin baraj yapımı da su talebinin karşılanması açısından kritik bir öneme sahip.”

“Deniz Suyu Arıtma Sistemi ile Alternatif Su Kaynağı Geliştiriyoruz”

İklim koşullarına yönelik yenilikçi çözümler üzerinde çalıştıklarını ifade eden Tugay, bulut tohumlama yöntemleri ile yağış potansiyelini değerlendirdiklerini belirtti. “Kurak dönemlerde deniz suyu arıtma sistemleri ile alternatif bir su kaynağı arıyoruz. Teknoloji ve inovasyon, bizim en büyük destekçilerimiz olacak.” dedi.

“Üniversitelerden Bilim İnsanları Kurula Dahil Olacak”

Su krizi ile ilgili çözüm üretmek amacıyla Su Kurulu’nun kurulduğunu duyuran Tugay, “İzmir’de suya dair kararların bilimsel temellere dayanarak alınmasını sağlamak için Su Kurulu’nu oluşturduk. Bu kurul, su kaynaklarının durumunu değerlendirip öneriler geliştirecek.” dedi.

“Barajları DSİ Yapar, Belediyeler Dağıtır”

Tugay, DSİ'nin başvuru süreçleri ile ilgili açıklamalarını reddetti ve “DSİ, kuyu açma başvurusuna yanıt vermedi.” diyerek durumu eleştirdi.

Tugay, su yönetiminde büyük yatırımların DSİ tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak işbirliği çağrısı yaptı: “Su yönetimi için yasal bir görev paylaşımı mevcut. Su altyapı görevleri DSİ’ye ait, yerel yönetimler ise suyun dağıtımında görev alır.”

“Ortak Hareket Etmek Ertelenemez Bir Sorumluluk”

Cemil Tugay, su yönetiminde çeşitli kurumlar için net görevler olduğuna dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tüm ilgili kurumların suyu yönetme konusunda kolektif bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor. Valilik koordinesinde veri paylaşımı ve risklere karşı ortak hareket etme zorunluluğu artık kaçınılmaz.”

“İzmir, dünyanın en güzel şehirlerinden biri ve burada yaşayan insanlar da o denli değerli. İnanıyorum ki İzmir, su krizini ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini aşacaktır.”

“Su Krizi Tarım ve Sanayi Politikalarıyla Yönetilebilir”

Tugay, tarım ile ilgili olarak şunları söyledi:

“İzmir’de su tüketimi tarımda büyük ölçüde devam ediyor. Su krizi sadece bireysel alışkanlıklarla yönetilemez, tarım, sanayi ve kentsel politikaları birlikte ele alınmalıdır.”

“Su ayak izi yüksek olan ürünler, genellikle kamu destekleriyle teşvik edilmektedir. Bu konuyu tekrardan değerlendirmeliyiz. Kariyerimizi, su kaynaklarımızı doğru yöneterek sürdürebilmeliyiz.”

reklam

YORUM YAP