

Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) ev sahipliğinde, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası’nın katkılarıyla gerçekleştirilen “Su Konferansı”, İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlendi.
Konferansın içeriğinde, “Sanayide Su” başlıklı oturumda gıda ve tekstil sektörlerinden uzmanlar, su yönetimi konusunu ele aldı.

İREN: HAVZA TEMELLİ KALICI ÇÖZÜMLERE YÖNELİM GEREK
PepsiCo Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Direktörü Esra İren, konferansta su krizi ile başa çıkmak için havza odaklı çözümlere yönelmenin önemini vurguladı.
İren, konu üzerine şu açıklamalarda bulundu:
“Havza temelli kalıcı çözümlere ve sürdürülebilir yaklaşımlara yönelmeliyiz. Su kaynağının ne kadara mal olduğunu, bir bireyin evinde ne kadar su kullandığını bilmesi ve buna sahip çıkması kritik öneme sahip. Havza bazlı yönetim anlayışını son derece önemsiyoruz. Damlama sulama tekniklerine de yatırım yaptık ve Türkiye çapında yüz bin dekarlık alanda bu yöntemi kullanıyoruz.
Bir havzada tek bir şirketin tek başına sorunları çözmesi mümkün değil. Bu nedenle iş birliği ile bu alanları yeniden canlandırmalıyız. Çiftçilerin eğitimine büyük önem verilmeli ve davranış değişiklikleri sağlanmalıdır. Gıda sektörü büyük oranda tarım üzerine kuruludur. Bu nedenle iyi örneklerin oluşturulması gerekiyor. Bunun için sektör, akademi, kamu ve sivil toplum bir araya gelmelidir.”
ÇALIŞ: MÜŞTERİLERİN BASKISI BÜYÜK
Ekoten Tekstil Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcısı Gizem Çalış, tekstil sektörüne dair şu değerlendirmeyi yaptı:
“Geçtiğimiz yıl 75 denetime katıldık, bu da çalışma yılımızın yüzde 30’una tekabül ediyor. Müşterilerin üzerimizde ciddi bir baskısı var. Şirketler kendi platformlarını oluşturarak, her birinin kendi yönetmeliği bulunuyor.
Her bir şirketin kendi platformu mevcut ve biz de tüm verilerimizi bu platformlara yüklüyoruz. İşim gereği çok sayıda ülkeye seyahat ediyoruz ve diğer ülkelerde bunun önemli ölçüde ihmal edildiğini gözlemliyoruz. Türkiye’deki üreticilere büyük bir baskı söz konusu. Artık herkes kendi tedarikçisinden de sorumlu durumda. Ben ipliği satın alırken, tedarikçimin de sorumluluğunu üstleniyorum. Bu nedenle farklı sebeplerle sektörümüzde Mısır’a ve Bangladeş’e yönelim artıyor. Yatırım araştırması yaparken ülkelerin düzenlemelerine dikkat ediyoruz.”
“EN BÜYÜK RİSK PLANIMIZ ENERJİ STOKU”
Çalış, Mısır gibi ülkelere yönelimin getirdiği riskler üzerine çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, “Tekstilde Mısır’a yöneliş var. Yatırım yaparken her aşamada risk planlaması yapıyoruz. Beş yıl geriye dönüp bakarsak, en büyük risk planımız enerji stoku. Aksiyon planımız G düzeyine kadar iniyor. Birinin gerçekleşmeme olasılığı durumunda diğer plan devreye alınıyor” şeklinde konuştu.



