

{siteDomain} Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, İzmir gündemini ele aldığı KAYIT programının 14. bölümünde izleyicilerle buluştu. Kartal, programda CHP'nin İzmir'deki yerel medya buluşmasını masaya yatırarak, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın basın özgürlüğü konusundaki açıklamalarını değerlendirdi.
CHP'NİN YEREL MEDYA BULUŞMASI
Kartal'ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:
“Cumhuriyet Halk Partisi önceden de yerel medya buluşmaları düzenliyordu. Bu buluşmalar Marmaris'te yapılıyordu ve Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 500 yerel gazeteci katılıyordu. Atila Sertel ve Tuncay Özkan'ın bu organizasyon üzerindeki emekleri büyüktü. Biz de bu etkinliğe katılıyorduk fakat eleştirilerimizi de ilettik. Çalıştaylar, konaklamalı ve iki gün süren, derinlemesine tartışmalara yer veren etkinlikler oluyordu ama daha somut sonuçlar bekliyorduk.”
“İktidara aday bir partinin, yalnızca sorunları tespit etmesi yeterli değil, bu sorunlar üzerinden iktidara geldiğinde ne yapabileceğini düşünmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ayrıca, yerel iktidarların da işlevselliği konusunda daha fazla somut öneri sunulmalı.”
“Daha önce düzenlenmiş çalıştayların, yerel medya buluşmalarının daha etkili olduğunu düşünüyorum. İzmir'de bu sefer bölgesel bir düzenleme yapmayı planlamışlar ve Ege Bölgesi'ni İzmir'de ele alacaklarmış. Ancak bu buluşmanın eleştirilmesi gereken yanları var. Yerelde yapılabileceklerin üzerine çok fazla eğilinmiyor ve iktidara geldiklerinde değişiklik yapacakları konuları da detaylandırmamışlar.”
ÇALIŞTAYDAN NE SONUÇ ÇIKARILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUM
Ben Basın Özgürlüğü ve Medya Araştırmaları Derneği'nin genel başkanıyım. İzmir merkezli olan dernek, dört yıl içinde iki basın kampı gerçekleştirdi. Yine bu kamp, Türkiye'nin dört bir yanından gazetecilerin katılımıyla gerçekleşti ve burada sorunların yanı sıra çözüm önerileri de masaya yatırıldı.
“Özellikle bu çalıştayları düzenleyenler, Türkiye'de böyle kampların düzenlenmediğini göz önüne alarak, bu kampların sonuçlarını paylaşsalar ve burada tartışılan konuların getirdiği sonuçları aktarsalardı daha faydalı olurdu.”
DİLEK GAPPİ’NİN AÇIKLAMALARI
Dilek Gappi’nin bir cümlesi çok tartışıldı. Söyleme şekli ile söylemek istediği arasında fark vardı. Gazetecilik değerlerinin aşındığını ve sosyal medya üzerinden yapılan yayınlara eleştirilerimizin olduğunu belirtmekte haklıyız. Ancak bu durumun farklı bir anlatımla ele alınması daha uygun olurdu.
“İzmir'de Son Dakika isimli haber portalı, geçmişte pilavcılık yapan birinin kurduğu bir platform. Zamanla burada pek çok gazetecinin istihdam edildiği bir kurum haline geldi.”
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ EN SON KONUŞACAK KİŞİ CEMİL TUGAY
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, basın özgürlüğü konusuyla ilgili tepkilere neden olan bir durumu temsil ediyor. Bir basın özgürlüğü çalıştayında konuşma yaparken, geçmişteki eylemleri göz önünde bulundurulduğunda bu konunun en son konuşulması gereken kişi olduğunu düşünüyorum. Tugay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinde pek çok vukuata imza atmış bir kişi olarak, bu konuları dile getirmekte zorluk yaşayacağını belirtmemiz gerekiyor.
YEREL GAZETELERE İLAN AMBARGOSU
9 Eylül Gazetesi ilavelerinde yaşanan bir yazım hatası üzerine, gazeteden gelen özür açıklamasının ardından Cemil Tugay, gazete alım ve ilanlarını kesme talimatı vermiştir. Bu, basın özgürlüğüne ders niteliğinde bir örnek oluşturuyor. Yanlış anlaşılan bir eleştiri karşısında bildirimi düzeltmeye çalışmasına rağmen gazetenin maruz kaldığı yaptırımlar son derece düşündürücü.
İKİ GAZETEYİ BATIRMAK İÇİN TOPLANTILAR YAPTI
“Cemil Tugay'ın, {siteDomain} ve Ege'de Sonsöz ile ilgili iki ayrı toplantı düzenleyerek bu kurumların batması için karar alması basın özgürlüğü açısından utanç verici. Bu toplantılarda olumsuz yayın yapan kurumlarla çalışılmaması gerektiği söylenmiştir.”
“İzmir'deki yerel gazetelere yapılan baskılar, basın özgürlüğü üzerine düşünmemiz gereken bir yanıt oluşturuyor. Beğenmediği haberler ve köşe yazıları nedeniyle reklamlara kısıtlama getiriyor. Bu özgürlüklerin tehlikeye girdiği bir ortamda, gazetecilik mesleğinin geleceği tehdit altında kalıyor.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi basın kartları iptal edilmesiyle birlikte, basın organlarının hissedilebilir bir baskı altında kalması önemle dikkat edilmesi gereken bir konu. Bu durum, bir basın organının alması gereken destek ve hakların geri alınmasına dair önemli bir örnek teşkil ediyor.
CHP BASINDAN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI BİR ECZACI!
Bu yıl İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, basın kartları ve geçiş üstünlüğü gibi hakları iptal etmesi, tüm Türkiye'de gazetecilerin uğradığı kayıplardan biri oldu. Ayrıca, CHP'nin Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin gazetecilik deneyimine sahip olmaması eleştiriye neden olmuştur. Bu durum, gazetecilere yönelik daha somut ve yapıcı adımlar atılmasının gerekliliğini göstermektedir.



