reklam
reklam
DOLAR43,1943% 0.07
EURO50,3666% 0.14
STERLIN58,0779% 0.11
FRANG54,0672% 0.3
ALTIN6.409,22% 0,72
BITCOIN97.664,364.659
reklam

TİP İzmir’den MEB’e Tepki: Çocukların İhtiyacı Vaaz Değil, Yemektir

Yayınlanma Tarihi : Google News
TİP İzmir’den MEB’e Tepki: Çocukların İhtiyacı Vaaz Değil, Yemektir
reklam

TİP İzmir İl Örgütü tarafından yapılan basın açıklamasında, İzmir'de devlet okullarının Ensar Vakfı gibi kuruluşların kullanımına sunulmasının laikliğe, çocuk haklarına ve kamusal eğitime yönelik bilinçli bir saldırı olduğu ifade edildi. Açıklamada, “İzmir'de yaşanan uygulama, ÇEDES projesi adı altında kamusal, laik ve bilimsel eğitimin sistemli bir şekilde aşındırıldığını bir kez daha göstermektedir.” denildi.
TİP İzmir İl Örgütü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “okullarda çocuklara yemek kültürü öğretiyoruz” şeklindeki açıklamasını eleştirerek, “Aç okula giden, beslenme çantası boş olan ve kantinden simit alamayan çocuklara değerler eğitimi verilemez.” ifadelerini kullandı. Açıklamada, çocukların en temel ihtiyacının sağlıklı ve ücretsiz bir öğün yemek olduğu vurgulandı.

Çocukların İhtiyacı Vaaz Değil, Yemektir

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı bir YouTube programında, okullarda yılbaşı etkinliklerinin yasaklanmasına dair verdiği yanıt dikkat çekicidir. Bakan, “Biz işin milli ve manevi değerler kısmındayız, örneğin yemek yeme kültürünü öğretmeye çalışıyoruz.” demiştir.

Soruyoruz:

Bir öğün ücretsiz yemeği çok gören bir iktidar, çocuklara hangi yemek kültürünü nasıl öğretecektir?

Aç okula giden, beslenme çantası boş olan, kantinden simit bile alamayan çocuklara değerler eğitimi verilemez.

Çocukların Türkiye’deki en temel ihtiyacı, en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemektir.

Bu ihtiyaç ortadayken, okulları vakıflara açmak bir tercihtir ve bu tercih sınıfsaldır.

MESEM: Çocuk Emeğinin Kurumsallaşmasıdır

Kamusal eğitimin tasfiyesi yalnızca vakıf protokolleriyle sınırlı değildir. MESEM uygulaması, çocukların eğitim hakkının gasp edilmesinin, ucuz iş gücü haline getirilmesinin ve çocuk emeğinin kurumsallaştırılmasının bir adıdır. Bugün binlerce çocuk, “mesleki eğitim” adı altında okuldan koparılmakta; iş cinayetlerinde hayatını kaybetmekte ve ağır koşullarda çalıştırılmaktadır. Devlet, çocukları korumak yerine sermayenin ihtiyaçlarına göre konumlandırmaktadır. MESEM'lerle çocuklar:

Okuldan uzaklaştırılmakta,

Güvencesiz çalışmaya zorlanmakta,

Eğitim hakkından fiilen mahrum bırakılmaktadır.

Bu durum, iktidarın çocuklara biçtiği rolün öğrenci değil, ucuz iş gücü olduğunu göstermektedir.

Çocuklar Cemaatlere Teslim Edilemez

Ensar Vakfı denildiğinde, kamuoyunun hafızasında silinmeyen önemli bir gerçek vardır:
Bu vakıfta yaşanan ve yargı süreçlerine yansıyan çocuk istismarı skandalı. Bu ülkede çocukların cemaat yapıları içinde istismara uğraması yeterince ağır bir suçken, okulların bu tür yapılara kapılarını açması akıl tutulması niteliğindedir. Devletin asli görevi, çocukları korumak ve onları potansiyel risk alanlarına teslim etmemektir. Bizler çocukların: Tarikatlar yerine öğretmenlerine, Cemaatler yerine rehberlik servislerine, Vakıf görevlileri yerine bilimsel eğitime emanet edilmesini savunuyoruz.

Laik, Bilimsel, Kamusal Eğitimden Vazgeçmeyeceğiz

ÇEDES projesi, eğitimi dinselleştirmenin ve laikliği fiilen ortadan kaldırmanın araçlarından biridir. Bu projenin derhal iptal edilmesi gerekmektedir. Okullar, hiçbir inanç grubunun, vakfın ya da cemaatin propaganda alanı olmamalıdır. Buradan Milli Eğitim Bakanlığı’na ve İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sesleniyoruz:

1. Ensar Vakfı ve benzeri yapılarla imzalanan tüm protokoller derhal iptal edilmelidir.

2. ÇEDES projesi tümüyle durdurulmalıdır.

3. MESEM uygulamasına son verilmeli ve çocuk emeği yasaklanmalıdır.

4. Okullarda her çocuğa en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek sağlanmalıdır.

5. Rehberlik hizmetleri kamu eliyle güçlendirilmelidir.

Açıklamanın sonunda, “Türkiye İşçi Partisi olarak buradan ilan ediyoruz: Çocukları cemaatlere teslim etmeyeceğiz. Çocuk emeğine, gericiliğe ve piyasacı eğitim anlayışına karşı mücadele edeceğiz. Laik, bilimsel ve kamusal eğitimi savunmaktan bir adım geri atmayacağız.” ifadelerine yer verilmiştir.

reklam

YORUM YAP