

İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde evlerini kaybeden depremzedelerin yeni evlerine kavuşmaları için kurulan İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) çalışmalarını devam ettiriyor.
İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, İzmir’de mevcut olan çok sayıda riskli yapıya dikkat çekerek, binasını yenilemek isteyen vatandaşların karşılaştıkları sorunları kamuoyuyla paylaştı.
İNSANLAR NELER ÇEKTİLER ANLATMAK ÇOK ZOR
Dernek başkanı olarak, kentsel dönüşüm mağdurlarından çok sayıda şikayet aldığını belirten Özkan, “Herkes kentsel dönüşümden bahsediyor fakat buna yönelik bir çaba yok. Biz dernek olarak bu acıyı yaşamış insanları temsil ediyoruz ve onları harekete geçirmeye, desteklemeye çalışıyoruz. Ancak sorunlar ve kaygılar birçok kişinin ilgisini çekmiyor. Kentsel dönüşümde mağduriyet yaşayan vatandaşlardan yüzlerce mesaj alıyorum. İnsanların yaşadıklarını anlatmak hiç kolay değil. Bazı müteahhitler, yönetimle olan ilişkileri ve aracılar, bu durumları daha da zorlaştırıyor. Bazı aracılar müteahhitleri vatandaşa tanıtıyor ama sorundan hiç haberleri olmuyor. Önce ücretlerini alıyorlar, ardından firma yeterlilik derecesini kaybediyor ve bu durumda hem müteahhit hem de vatandaş zor durumda kalıyor.” dedi.

TEK ÇİVİ ÇAKILMAYAN PROJELER VAR
Kentsel dönüşüm sürecinde mağdur olan yurttaşların durumlarından örnekler veren Özkan, “Bir vatandaş bana ulaştı. İki sene önce sözleşme imzalamışlar ama iki yıldır tek bir çivi çakılmamış. Halen yapılacağı ifade ediliyor. Bu durumda vatandaşlar sözleşmeyi feshetmek ve müteahhit değiştirmek istiyor. Müteahhitten alınan yanıt ise, ‘Eğer bu yola giderseniz 5 sene evinizi yaptıramazsınız. Ben de mahkemeye veririm.’ oluyor. Yani ne evler yapılıyor ne de müteahhit arasındaki sorunlar çözüme kavuşuyor.” şeklinde konuştu.
RUHSAT BEKLEDİĞİNİ SÖYLÜYOR AMA BAŞVURU BİLE YAPMAMIŞ!
Bazı müteahhitlerin, sözleşmeleri imzaladıktan sonra ruhsat alamadıklarını belirttiğine de işaret eden Özkan, “Aslında ruhsat başvurusu bile yapmamışlar. Bazıları müracaat etmiş ama evrakları eksik, onların tamamlanması 6 ay alıyor. Bu süre zarfında ise müşteriyle parasal ilişki kurmaya devam ediyorlar. Yani çok tuhaf işler dönüyor. Bu ya da benzeri sorunlarda kimse çıkıp da durumu çözmeye çalışmıyor.” ifadelerini kullandı.
“BENİ ELLEMEYİN, BEN EVİMDE ÖLMEYE RAZIYIM!”
Sadece Bayraklı bölgesinde dönüşüm bekleyen bin 150 konut olduğunu hatırlatan Özkan, vatandaşların bunun yükünü kaldırmakta zorlandığını aktardı. “Bayraklı ve Bornova bölgesinde Büyükşehir Belediyesi’nin yapmış olduğu denetimler var. Bu denetimler sonucu dönüşüme girmesi gereken riskli yapılar bulunuyor. İlçe belediye başkanlarına durumu aktardık ancak bir gelişme sağlanamadı. Kimse ilgilenmiyor ve vatandaş kimseye güvenmiyor. Bayraklı’da bin 150 bina sorunlu. Bununla ilgili ev sahiplerine mesaj gönderildi. Ancak ciddi ekonomik zorluklar nedeniyle ev sahipleri harekete geçme şansı bulamıyor. Bayraklı’da 2026 yılına kadar ruhsat alınması gerekiyor, aksi takdirde dönüşüm olamayacak. Bu durum, ev sahiplerinin hem kredi hem de kira ödemesi yaptıkları için yenilemeye yanaşmamalarına neden oluyor. Kimse, ‘Sizin için bir ev ayarlayalım veya kira yardımı yapalım’ demiyor. Devletin sağladığı kira yardımı 6 bin 500 lira, ama İzmir’de kiralar ortalama 30 bin lira civarında. Bu farka kimse çözüm sağlama arayışında değil. Sonuç olarak, vatandaş “Beni ellemeyin, ben evimde öleyim” demek zorunda kalıyor.”
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YURTTAŞLARA UYARILAR
Kentsel dönüşüm sürecinde ev sahiplerinin dikkat etmesi gereken hususları da aktaran Özkan, “Maalesef müteahhitlik konusunda deneyimi olmayan çok sayıda insan bu sektörde yer alıyor ya da az sayıda projeye imza atmış müteahhitler, birden fazla bina projelendirmek zorunda kalıyor. Bu da fiyatların yükselmesine neden oluyor. 2, 2,5 milyon lira değerindeki evlere 5 milyon fiyat isteniyor. Yapılmayan işlerin parasını buna ek olarak önceden talep ediyorlar. Bu durum, şüphe yaratıyor. Biz sizin yaptığınız işi görmeden neden ödeme yapalım ki? Diğer yandan, çok yüksek fiyat talep eden müteahhitler var. Bu sebeple vatandaşların dikkatli olması gerekiyor. Bir müteahhit havuzu oluşturulması gerektiğine inanıyorum. Aksi halde her önüne gelen müteahhit olur ve bu sorunlar devam eder. Kentsel dönüşüm çok önemli bir meseledir.” şeklinde sözlerini tamamladı.



