

Tekke Boğazı Köprüsü Bergama’nın göz alıcı tarihi geçiş noktalarından biri olarak güçlü varlığını devam ettiriyor. Kitabesinin zamanla yıpranmış olmasına rağmen, mimari tasarımıyla Roma ve Osmanlı dönemlerinin mühendislik ustalığını bizlere sunan Tekke Boğazı Köprüsü, Selinus Çayı’nın güçlü akıntılarına karşı uzun yıllardır direniyor. Tamamen kesme taştan inşa edilen ve dört büyük kemer gözünden meydana gelen Tekke Boğazı Köprüsü, sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda kenti taşkınlardan koruyan bir siper görevi de üstleniyor. Bergama ziyaretinizde mutlaka görmeniz gereken bu eşsiz yapının bilinmeyen yönleri haberimizde…
Bergama (Selinus) Çayı’nı ikiye ayıran ve etkileyici görünümüyle ziyaretçilerini büyüleyen Tekke Boğazı Köprüsü, bölgedeki en önemli tarihi geçiş noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Kitabesinin zamanla yıpranmış olmasına rağmen mimari üslubu, Roma ve Osmanlı dönemlerinin mühendislik dehasına dair ipuçları veriyor. İşte Bergama gezinizde mutlaka yer vermeniz gereken bu tarihi yapının detayları…

1. ROMA TEMELLERİNDE BİR OSMANLI MİRASI
Tekke Boğazı Köprüsü, ilk bakışta XIV. yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtsa da, gerçekleştirilen araştırmalar köprünün daha eski bir Roma yapısı üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor. İki büyük imparatorluğun izlerini taşıyan köprü, Bergama'nın katmanlı tarihinin en canlı örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

2. 900 METRELİK KESME TAŞ İHTİŞAMI
Tamamı kesme taştan inşa edilen köprü, tam 900 metre uzunluğu ile dikkat çekiyor! Dört gözden oluşan bu dev yapının en büyük kemer açıklığı ise 10.45 metreye ulaşıyor. Ana kemerin sağında ve solunda yer alan diğer gözler, Selinus Çayı'nın güçlü akıntılarına yıllardır meydan okuyor.

3. SEL YARANLAR VE MİMARİ DETAYLAR
Köprünün üst akıntı tarafında (suyun geldiği yön) bulunan üçgen formlu selyaranlar, akıntının gücünü kırarak yapıyı korumak amacıyla tasarlanmış. Günümüzde orijinal korkuluklarının yerini modern demir parmaklıklar alsa da, köprünün genel silueti hâlâ o eski, gururlu havasını koruyor.

4. TAŞKINLARA KARŞI TARİHİ SİPER
Bergama Çayı’nın taşkınlarını engellemek amacıyla köprünün iki tarafına inşa edilen duvarlar, bugün sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda şehrin koruyucusu konumunda. Tarih meraklıları için köprünün çevresinde yürüyüş yapmak, Bergama’nın antik dokusunu hissetmek için müthiş bir fırsat sunuyor.



