reklam
reklam
DOLAR43,2730% -0.01
EURO50,3492% 0.3
STERLIN58,0672% 0.28
FRANG54,1825% 0.52
ALTIN6.493,25% 1,85
BITCOIN93.017,50-2.221
reklam

Hrant Dink, Ölüm Yıl Dönümünde İzmir'de Anılacak

Yayınlanma Tarihi : Google News
Hrant Dink, Ölüm Yıl Dönümünde İzmir'de Anılacak
reklam

Agos gazetesinin genel yayın yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde Şişli'deki Agos Gazetesi'nin önünde, saat 14:54'te, yakın mesafeden açılan üç el ateşle hayatını kaybetti. Suikastın zanlısı 19 yaşındaki Ogün Samast, güvenlik kameralarındaki görüntülerin yayınlanmasının ardından, kendi babası tarafından polise ihbar edilerek Samsun otogarında güvenlik güçleri tarafından yakalandı.

Hrant Dink, Türkiye tarihindeki 1909 yılından bu yana suikast sonucu yaşamını yitiren 63. gazeteci olmuştur.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Hrant Dink, vurulduğu yer olan İstanbul'un Osmanbey semtindeki Sebat Apartmanı önünde anılacak. Bunun yanı sıra, İzmir’de bugün saat 18:00'de Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından anma etkinliği düzenlenecek.

Hrant Dink Kimdir?

Hrant Dink, 1954 yılının Eylül ayında Malatya'da dünyaya geldi. 19 Ocak 2007 tarihinde, genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin Şişli Halaskârgazi Caddesi üzerindeki binası önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.

Babası Sivas'ın Gürün ilçesinden, annesi ise Sivas'ın Kangal ilçesinden gelmektedir. Ailesi 1961 yılında İstanbul'a taşınmış, ardından boşanmıştır. Hrant ve iki kardeşi, Gedikpaşa'daki Ermeni Yetimhanesi'ne yerleştirilmiştir.

Erken yaşlarında Türkiye'deki sol siyasetten etkilenerek, Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyasi faaliyetlerde bulunmaya başladı. Bu dönemde, Ermeni cemaatinin ilişkilendirilmemesi amacıyla ismini mahkeme kararıyla Fırat olarak değiştirdi.

Liseyi tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'nde zooloji eğitimi aldı. Aynı zamanda, birlikte büyüdüğü Rakel ile evlendi.

Kardeşleriyle birlikte yayınevi ve kırtasiye işlerini yürütürken, eşi Rakel’le birlikte Anadolu'dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların eğitim aldığı Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nın yönetimini üstlendi. Kamp, 21 yıl sonra devlet tarafından kapatıldı. Askerliğini Denizli Piyade Alayı'nda kısa dönem er olarak geçirdi.

Gazetelerde kitap eleştirileri ile yazı hayatına adım attı. Yayınladığı düzeltmelerle adı duyulmaya başladı. İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ne, “Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır” diyerek bu amaçla Türkçe ve Ermenice bir gazete çıkarmayı önerdi. 5 Nisan 1996’da ilk sayısını yayımladığı Agos gazetesinin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve köşe yazarlığını üstlendi. Agos dışında Zaman ve Birgün gazetelerinde yazılar yazdı. Hrant Dink’in yazılarında, Türkiye'deki tüm etnik toplulukların barış içinde yaşaması gerektiği vurgusu öne çıkmaktaydı. Aynı zamanda Ermeni cemaatinin patrikhane dışında, bağımsız bir sivil merkez kurması gerektiğine inanmaktaydı.

Hrant Dink, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesini ihlal etmekten birçok dava ile karşı karşıya kalmıştı:

Ermeni Diasporası'na 1915 olayları hakkında daha ılımlı bir muhalefet yürütmelerini önerdi. 2002 yılında Urfa'da verdiği bir konferansta, “Ben Türk değil, Türkiyeliyim ve Ermeniyim” ifadesini kullandığı için “Türklüğü aşağılamaktan” yargılandı ve beraat etti. 13 Şubat 2004'te yayımlanan bir makalesinde “Türk”ten boşalacak zehirli kanın yerini dolduracak temiz kanın, Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında olduğunu belirttiği için 301. maddeden “Türklüğe hakaret” suçlamasıyla yargılandı. Aksi yönde verilen bilirkişi raporuna rağmen 6 ay hapis cezası aldı, ancak cezası ertelendi. Dink, bu dava için AİHM'ye başvurmaya hazırlanmaktaydı. Hrant Dink'in yargılandığı iki davaya daha söz konusu olmuştur.

Reuters'a verdiği bir demeçte, “Evet, 1915'te bir soykırım oldu çünkü bu topraklarda dört bin yıldır yaşayan bir halk ve onun uygarlığı artık yok” demiştir. Bu ifadeleri, Hrant Dink'in 1915-1918 yıllarında Osmanlı'da yaşanan Ermeni Kırımı ile ilgili Ermeni diasporasına yakın bir tutum sergilediğini ortaya koymakla birlikte, bu durumun esas sorumlusunun Avrupa ülkeleri olduğunu savunmuştu.

reklam

YORUM YAP