reklam
reklam
DOLAR43,3585% 0.23
EURO50,9476% 0.04
STERLIN58,7198% 0.36
FRANG54,8842% 0.16
ALTIN6.882,19% 0,65
BITCOIN89.283,80-0.896
reklam

İzmir Su Krizi: Yağışlar Beklentileri Altında Kaldı

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Su Krizi: Yağışlar Beklentileri Altında Kaldı
reklam

İzmir'de su sıkıntısı sürüyor. Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında başlayan planlı su kesintilerinin ardından, barajlardaki su seviyelerindeki düşüş devam etti.

16 Ağustos 2025 tarihinden bu yana, kuraklık nedeniyle İzmir’in 13 ilçesinde yüz binlerce insanı etkileyen planlı ve dönüşümlü su kesintileri uygulanmaya devam ediyor. Kesintiler, her gece saat 23.00 ile 05.00 arasında gerçekleşiyor.

Yaklaşık 5 aydır beklenen yağışların barajların su seviyelerini artırması umuluyordu. Ancak İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü verileri, krizin uzun süreceğine dair güçlü işaretler veriyor.

YAĞIŞLAR BEKLENTİYİ KARŞILAMADI

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan bilgilere göre, İzmir'in içme suyu ihtiyacını karşılayan Tahtalı Barajı’ndaki su seviyesi sadece yüzde 0,78 olarak kaydedildi. 23 Ocak (bugün) itibarıyla Tahtalı Barajı'nda kullanılabilir yalnızca 2.232.000,00 m³ su kalmış durumda. Geçen yıl aynı tarihte ise bu oran yüzde 14,12 olarak bildirilmişti.

GÖRDES VE KUTLU AKTAŞ UYARI VERİYOR

Gördes ve Tahtalı'nın yanı sıra, Güzelhisar Barajı'nda doluluk oranı yüzde 41,98 iken, burada 60.190.000,00 m³ kullanılabilir su bulunuyor. Öte yandan, Ürkmez Barajı'nda doluluk oranı yüzde 7,33 ile 605.000,00 m³ kullanılabilir su mevcut.

Çeşme'nin tek içme suyu kaynağı olan Kutlu Aktaş Barajı'nda doluluk oranı ise yüzde 15,56 seviyesine düşerken, burada 2.490.000,00 m³ kullanılabilir su kalmış durumda. Balçova Barajı'ndaki doluluk oranı ise 11,65 olarak ölçüldü. Tünel çatlakları ve tabanı delik olan Gördes Barajı'nın doluluk oranı ise hala yüzde 0 düzeyinde.

KURAKLIĞIN SEBEPLERİ ÇEŞİTLİ

İzmir’deki su krizinin tek nedeni yağışların eksikliği değil; büyükşehirlerde artan sıcaklıklar, betonlaşma ve yoğun yapılaşma 'kentsel ısı adası' etkisini artırarak yağış oluşumunu olumsuz yönde etkiliyor. Yüksek turizm, sanayi ve nüfus artışı su talebini sürekli artırarak, yağışların azaldığı dönemlerde bile tüketimin artmasına neden oluyor. Bu durum, meteorolojik kuraklığın hızla hidrolojik ve sosyoekonomik krize dönüşmesine yol açıyor. Doğal alanların azalması ve eski su şebekelerindeki yüksek kayıp-kaçak oranları da kuraklığın etkisini derinleştiriyor.

Uzmanlar, yağışların normale dönmesi halinde bile yer altı su kaynakları ve barajların toparlanmasının aylar, belki yıllar alabileceğini vurguluyor. Meteorolojik kuraklık sona erdikten sonra bile hidrolojik kuraklığın devam edeceği ifade ediliyor. Yetkililer, su tasarrufu, kayıp-kaçakların azaltılması ve iklim değişikliğine uyumlu su yönetiminin önemine dikkat çekerek, kuraklıkla mücadele için kapsamlı bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

reklam

YORUM YAP