reklam
reklam
DOLAR43,3725% 0.25
EURO51,3279% 0.73
STERLIN59,2261% 1.15
FRANG55,4919% 1.27
ALTIN6.945,51% 1,57
BITCOIN89.381,850.001
reklam

İzmir Barosu’ndan Tehlike Altındaki Avukatlar Günü açıklaması: Tehlikedeysek, tehlikedesiniz!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Barosu’ndan Tehlike Altındaki Avukatlar Günü açıklaması: Tehlikedeysek, tehlikedesiniz!
reklam

İzmir Barosu, 24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü vesilesiyle bir basın açıklaması yaparak, avukatların mesleklerini icra ederken maruz kaldıkları fiziki, ekonomik ve siyasi tehditler üzerinde durdu. Açıklamada, yalnızca Türkiye'de değil, küresel ölçekte avukatların karşılaştığı tehditlerin sistematik hale geldiğine vurgu yapıldı ve 2026 yılı odak ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olarak belirlendiği ifade edildi. İzmir Barosu, görevlerini yerine getirdikleri için saldırıya maruz kalan ve yaşamını yitiren meslektaşlarına saygı göstererek, tehlike altındaki avukatlarla dayanışma içinde olduklarını duyurdu.

Açıklamanın tam metni ise şu şekildedir:

“GÖREVİNİ YERİNE GETİREN TÜM BAROLARA BİR GÖZDAĞI OLARAK TARİHTEKİ YERİNİ ALDI”

“24 Ocak Tehlike Altındaki Avukatlar Günü, mesleki dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olarak uluslararası bir örgütlenme günü niteliğindedir. Bu özel gün, savunma makamının önemine işaret ederken, avukatların hak mücadelesi verirken karşılaştıkları tüm tehlikeleri sona erdirmeye ve bu tehlikeye karşı mücadeleyi güçlendirmeye davet etmektedir.

2012 ve 2019 yıllarında Türkiye'ye ithaf edilerek anılan Tehlike Altındaki Avukatlar Günü, bu yıl ABD'ye odaklanmaktadır. Söz konusu ülkelerde bu tehlikeler asla münferit olmamıştır. Siyasi iktidarın yargı üzerinde kurduğu baskılar ve avukatlık mesleğini icra etmenin engellenmesi sürekli bir durum olarak devam etmektedir. Dünyanın neresinde olursa olsun, bu tehlikeler süregeldikçe meslektaşlarımızın mücadelesi de sürmektedir. Geçtiğimiz yıl 23 Ocak 2025 tarihinde bu sebeple İzmir Barosu olarak 'Adalet için Mücadele Günü' ilan edilmiş ve devam eden tehditlere dikkat çekilmiştir.

Aynı gün, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av. Fırat Epözdemir gözaltına alınmış ve dört ay süreyle tutuklu kalmıştır. Hem avukatlar hem de avukatların meslek örgütleri olan barolar, yasal yükümlülüklerini yerine getirdikleri için sürekli yargılanma tehdidi altındadır; bu durum Türkiye'deki avukatlığın tehlikeli bir hal almasının açık bir göstergesidir. İstanbul Barosu'nun insan hakları çerçevesindeki açıklamaları nedeniyle yöneticilerinin uzun süre yargılanması ve ardından beraat etmesi, aslında görevini yerine getiren tüm barolar için bir tehdit olarak tarihe geçmiştir.

“MESELE POLİTİK”

Yargı üzerindeki baskılarla siyasi nedenlerden dolayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın cezaevinde adeta rehin tutulduğu bir ortamda, vekili olan meslektaşımız da savunma görevini yerine getirdiği için tutuklanmıştır. Olayları protesto eden gençler polis şiddetine maruz kalırken, buna karşı duran meslektaşlarımız gözaltına alınmış ve tutuklanmış, vatandaş hedefe konulmak istenmiştir. Avukatlık pratiği gerekçesiyle ya da politik duruşları nedeniyle cezaevinde tutuklu ya da hükümlü durumda bulunan meslektaşlarımız, mesleğimize yönelik sistematik şiddetin en açık örnekleridir.

Ayrıca, avukatların ve baroların ekonomik gücünün ellerinden alınması ve mesleğin itibarsızlaştırılması, avukatlık mesleğini icra edilemez hale getirmektedir. Türkiye'de yalnızca mesleğini icra ettiği için şiddete, tehdide maruz kalan, yaralanan ve hayatını kaybeden avukat sayısındaki artış, köklü siyasi çözümler üretilmediği takdirde daha da yükselebilir. Fiziki şiddetin yanı sıra ekonomik zorbalık nedeniyle avukatların en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesi, her geçen gün daha da artan bir yoksulluk sorununu doğurmaktadır. Son aylarda hayatını kaybeden ya da intihara sürüklenen avukatlar bu durumun politik yönünü ortaya koymaktadır.

2026 yılı için ABD'nin odak ülke olarak seçilmesi, mesleğimizin karşılaştığı tehditleri gözler önüne serdiği için oldukça anlamlıdır. ABD'deki tehditler, son yıllarda artan baskı ve şiddetle daha da görünür hale gelmiştir. Tehlike Altındaki Avukatlar Günü çerçevesinde hazırlanan raporda; ABD'deki hukuk bürolarının mesleki alanına yönelik müdahalelerin bulunduğu belirtilmiştir. Başkanlık kararnameleri ile avukatlara ağır kısıtlamalar getirilmiş, avukatlar üstlendikleri davalarla hedef gösterilmiştir. Hakimler ve savcılar, siyasi baskılarla yargının bağımsızlığını zayıflatma amacı güden bir süreç içindedir. Ayrıca, ABD, 7 Kasım'da BM İnsan Hakları Konseyi'nin hesap verebilirlik aracı olan Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İncelemesine katılmayı reddederek, 7 Ocak 2026 tarihli Başkanlık Kararnamesi ile 66 uluslararası kuruluştan ayrılmayı zorunlu kılmaktadır. ABD’de sağlanan hukuki güvenceler, siyasi iktidara karşı koyan ve hak savunucusu avukatlara yeterli koruma sağlamamaktadır.

Avukatlık mesleği, insan haklarının tanınması ve hukukun üstünlüğü açısından tüm toplumlarda kaçınılmazdır, bununla birlikte avukatların yaşadığı sorunlar evrensel bir nitelik taşımaktadır.

İzmir Barosu olarak, görevlerini ifa ederken hayatlarını kaybeden tüm meslektaşlarımızı saygıyla anıyor ve tehlike altında görev yapan meslektaşlarımızla aynı mücadeleyi paylaştığımızı bir kez daha vurguluyoruz.”

reklam

YORUM YAP