reklam
reklam
DOLAR43,4990% 0.19
EURO51,6240% -0.9
STERLIN59,6039% -0.78
FRANG56,2802% -0.78
ALTIN6.788,96% -9,85
BITCOIN83.275,010.859
reklam

İZPA'dan Şaşırtıcı Kira Raporu: İzmir'de 7 Yılda 20 Kat Arttı!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İZPA'dan Şaşırtıcı Kira Raporu: İzmir'de 7 Yılda 20 Kat Arttı!
reklam

İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında faaliyet gösteren İzmir Planlama Ajansı (İZPA) uzman ekibi, kapsamlı bir araştırma raporu hazırladı. Rapor, “Mercek İzmir – İyi Olma Hali: İzmir’de Barınma Hakkı Politika Notu” başlığıyla kamuya sunuldu.

Rapor, sağlıklı bir yaşam ortamı oluşturmak için faaliyetlerin artırılması gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, doğayı gözeten, güvenli, dayanışmacı ve birbiriyle bağlı toplulukların yaşadığı bir İzmir için güçlü bir altyapı oluşturulmasının önemine dikkat çekildi.

İLÇELERDE YAKLAŞIK İKİ KAT KİRA ARTIŞI YAŞANDI

Raporda, barınma giderlerinin İzmir’de yaşam maliyetinin belirleyici unsurlarından biri haline geldiği ortaya kondu.

Ayrıca, 2025 yılı itibarıyla iki asgari ücretle çalışan bir aile için aylık gelir toplamının 44 bin 208 TL olduğu belirtildi. Barınma hakkı kapsamında belirlenen yüzde 30 kira kuralı üzerinden yapılan değerlendirmede, kiraya ayrılabilecek maksimum tutarın 13 bin 262 TL olduğu ifade edildi.

Çalışmada, İzmir'in 11 merkez ilçesinde 100 metrekarelik bir konutun ortalama kira bedelinin 25 bin 820 TL seviyesine ulaşmış olduğu belirtildi. Bu veriler, merkez ilçelerdeki barınma giderlerinin uygun fiyatlı barınma kriterlerinin neredeyse iki katına çıktığını gösteriyor.

Metrekare bazında kira fiyatları incelendiğinde, Güzelbahçe ve Narlıdere gibi ilçelerin öne çıktığı görüldü. Bununla birlikte, daha düşük gelir grubuna sahip hanelerin yoğun olduğu Karabağlar ve Bayraklı’da bile barınma maliyetlerinin kira/gelir oranı açısından yüzde 30’luk uygun fiyat sınırını aştığı tespit edildi.

SON 7 YILDA BAŞ DÖNDÜREN ARTIŞ

Raporda 2018-2025 yılları arasında, 100 metrekarelik bir konutun kira artış oranları analiz edildi. Bu analiz sonucunda Narlıdere’de 23 kat, Güzelbahçe’de 21 kat, Karşıyaka ve Balçova’da 20 kat kira artışı yaşandığı görüldü.

Sonuç olarak, 2018-2025 döneminde barınmanın, temel yaşam gereksinimleriyle olan etkileşimi nedeniyle bireylerin iyi olma halini doğrudan etkileyen en önemli yapısal sorunlardan biri haline geldiği belirtildi.

Mevcut gelir seviyelerinin, özellikle asgari ücretli ve sabit gelirli aileler için barınma hakkına erişimi zorlaştırdığı tespit edildi.

Barınma maliyetlerindeki artışın yalnızca bireylerin refahını etkilemekle kalmayıp; aynı zamanda şehirde sosyal adalet, mekânsal bütünlük ve yaşam kalitesi üzerinde de önemli etkiler yarattığı gözlemlendi.

İYİ OLMA HALİNİN MERKEZİNDE BARINMA VAR

Çalışmada “iyi olma hali” kavramı açıklanırken; temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için güvenli ve tatmin edici bir yaşam sürdürme gerekliliği ile bireylerin gerekli ekonomik, sosyal, ekolojik ve mekânsal koşullara sahip olmaları gerektiği vurgulandı.

Barınmanın, iyi olma halinin en önemli bileşenlerinden biri olduğu özellikle ifade edildi.

Raporda, barınmanın yalnızca bir konutta yaşamak anlamına gelmediği; konutun erişilebilir, uygun fiyatlı, kapsayıcı, dayanıklı ve kaliteli olmasının hayati önem taşıdığı belirtildi. Ayrıca, konutun bulunduğu çevre, sosyal donatılara ve kentsel hizmetlere erişim imkanları ile çevre ile kurduğu sürdürülebilir ilişkinin de barınmanın ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi.

Son zamanlardaki konut krizi ve kiracı-ev sahibi arasındaki anlaşmazlıklara da değinilen araştırmada; konutların iklim koşullarına karşı yeterli izolasyona sahip olması, sosyal içermeyi destekleyen bir yerel çevre sunması gibi birçok unsurun iyi olma halinin merkezinde yer aldığı belirtildi.

KONUT HARCAMALARINDA İZMİR İKİNCİ SIRADA

Ayrıca, uygun fiyatlı barınma için ayrılması gereken kira bütçesinin hanehalkı net gelirinin yüzde 30'unu aşmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bu oranın; barınma maliyetlerinin hane bütçesi içerisinde sürdürülebilir düzeyde kalabilmesi ve gıda, sağlık, eğitim gibi diğer temel ihtiyaçlara yeterli pay ayrılabilmesi açısından uluslararası literatürde yaygın bir referans değeri olduğuna vurgu yapıldı.

Uygun fiyat kriterinin, elverişli barınma hakkının temel bir bileşeni olduğu ifade edilerek Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi’ne göre konut harcamalarında en yüksek endeks değerine sahip ilk 10 bölgeye de dikkat çekildi. İzmir, 143,9 ile 147,3 endeks değerine sahip İstanbul’un hemen ardından ikinci sırada yer alırken; Aydın, Denizli, Muğla 122,7 endeksleri ile üçüncülüğü paylaştı. Ankara ise 121,6 endeksle dördüncü sırada kaldı.

reklam

YORUM YAP