reklam
reklam
DOLAR43,6442% 0.03
EURO51,8039% -0.24
STERLIN59,5902% 0.04
FRANG56,5220% -0.52
ALTIN7.095,41% 0,55
BITCOIN66.350,25-4.144
reklam

Epstein’ın Ölümü Üzerine Yeni İddia: Sahte Ceset Planı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Epstein’ın Ölümü Üzerine Yeni İddia: Sahte Ceset Planı
reklam

2019 yılında New York'taki Metropolitan Cezaevi'nde hayatını kaybeden Jeffrey Epstein’ın ölümü ile ilgili tartışmalar devam ediyor.

Sızdırılan yeni belgeler, davaya dair farklı bir iddianın ortaya atılmasına neden oldu.

Resmi ölüm raporlarına göre Epstein’ın intihar ettiği</strong belirtilmesine rağmen, olay günü hücre kontrollerinin yapılmaması, güvenlik kameralarının çalışmaması ve iki gardiyanın görev ihmalinin bulunması, kamuoyunda kuşkuların doğmasına yol açtı.

FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturmada ciddi güvenlik açıkları tespit edildiği bildirildi.

“BASIN MENSUPLARINI YANILTMAK İÇİN SAHTE CESET”

Son günlerde öne çıkan ve milyonlarca sayfadan oluşan belgelerde, Epstein’ın ölümünden sonraki dönemde cezaevi yönetiminin basın mensuplarını yanıltma amacıyla bir plan yaptığı iddia ediliyor.

The Sun'ın haberine göre, belgelerde belirtilen ifadelere göre, bazı görevlilerin kutular ve çarşaflardan insana benzeyen bir form oluşturduğu ve bu formun resmi logolu beyaz bir minibüse yüklendiği öne sürüldü.

Dışarıda bekleyen medya araçlarının bu aracı takip ettiği ve Epstein’ın gerçek bedeninin ise dikkat çekmeyen siyah bir araçla tesisten çıkarıldığı ifade ediliyor.

Epstein dosyalarına ilişkin ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan belgelerde cesedin taşınmasıyla ilgili detaylar da yer alıyor.

Iddialara göre, bu plan yoğun basın ilgisinden kaçınmak ve nakil sürecini gizli tutmak amacıyla gerçekleştirildiği belirtiliyor. Ancak söz konusu belgelerin doğruluğu ve bağlamı hakkında bağımsız bir teyit bulunmuyor.

EPSTEİN’İN TARTIŞMALI ÖLÜMÜ

Dosyada dikkat çeken bir diğer unsur ise Epstein’ın hücresinde bulunduğu belirtilen el yazısı notu.

Soruşturma ekiplerinin yaptığı değerlendirmeye göre, bu not bir “intihar mektubu” özelliği taşımıyor. Metinde cezaevi şartlarına dair şikayetler -yemek kalitesi, duş imkânlarının yetersizliği ve böcek sorunları- yer alıyor.

Adli tıp uzmanları, bu notun ölüm anındaki ruh hali hakkında kesin bir kanıt sunmadığını vurguluyor.

Epstein’ın ölümü, üzerinden zaman geçmesine rağmen kamuoyunda hala soru işaretleri bırakmaya devam ediyor. Yeni ortaya atılan iddialar ise tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda. Resmi makamlar ise ölümün intihar olduğu yönündeki kanıtların değişmediğini belirtiyor.

reklam

YORUM YAP