reklam
reklam
DOLAR43,7321% 0.05
EURO51,7381% -0.21
STERLIN59,1654% -0.76
FRANG56,6633% -0.28
ALTIN6.849,02% -2,38
BITCOIN66.929,96-2.184
reklam

Ahmet Aras’tan net mesaj: Afetler ölüm kalım meselesidir, siyaset üstüdür

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ahmet Aras’tan net mesaj: Afetler ölüm kalım meselesidir, siyaset üstüdür
reklam

İzmir’de gerçekleştirilen afet toplantısında konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Kıyı Ege Belediyeler Birliği'ne üye olan yaklaşık 115 belediyenin iş birlikleri ile önemli bir dayanışma örneği sergilediklerini ifade etti. Salondaki yoğun katılıma dikkat çeken Aras, özellikle Batı Anadolu kıyılarında iklim krizinin etkisiyle afetlerin daha fazla hissedildiğini belirtti. “Kuraklık, orman yangınları, yağışların düzensizliği nedeniyle oluşan sel baskınları ve birinci derece deprem bölgesinde bulunmamız nedeniyle afetler hayatımızın bir gerçeği haline geldi. Anadolu, binlerce yıldır afetlerle iç içe” dedi.

SİYASİ AYRIM GÖZETİLEMEZ

Yerel yönetimlerin afetlere hazırlıkta öncü olması gerektiğini vurgulayan Aras, “Halkın oylarıyla seçilen ve en çok güvendiği kurumlar yerel yönetimlerdir. Bu sebeple, afetlere hazırlıkta aktif bir rol üstlenmeli ve işbirliği içinde hareket etmeliyiz” dedi. Merkez yönetimle olan işbirliğine de vurgu yapan Aras, “Afetlerde kesinlikle siyasi ayrım olmamalıdır. Afet hazırlığında ve anında koordinasyon sağlanması kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.

BELEDİYELER İLK KOŞAN OLDU

Belediyelerin afet durumlarında geniş yetkilere sahip olduğunu hatırlatan Aras, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyelerin afet durumlarında izin almadan personel, araç ve bütçe görevlendirebileceğini söyledi. “2023 Şubat depremlerinde ilk öncü olan yine belediyelerdi. AK Partili, MHP’li, CHP’li fark etmeksizin tüm belediyeler buradaydı” diyen Aras, afet anındaki dayanışmanın siyasetin üstünde olduğunu vurguladı.

“BU BİR ÖLÜM KALIM MESELESİ”

Afetlerin sosyal yardım değil, doğrudan bir yaşam meselesi olduğu uyarısında bulunan Aras, “Bugün sel felaketi sonucu bir vatandaşı kaybettiyorsak, bunun sorumlusu bizleriz. Dere yataklarını daraltan, hatalı yapılar için izin veren uygulamalar hayatları etkiliyor. Hiç kimse sorumluluktan kaçamaz” dedi. Orman yangınları, kuraklık ve gıda krizlerine de dikkat çeken Aras, “Bunlar da birer afettir. Bugünden hazırlık yapmalıyız. 'Mış gibi' yapmak bir seçenek olamaz. Karşılaştığımız yol haritasını mutlaka uygulamak zorundayız” ifadelerini kullandı.

DİRENÇLİ KENT VURGUSU

“Dirençli kent” kavramının yalnızca sağlam binalar inşa etmekle sınırlı kalmadığını kaydeden Aras, “Dirençli altyapı, dayanıklı kurum kapasiteleri ve ayakta kalabilen kamu binaları gereklidir. Deprem bölgelerinde ilk yıkılan binaların çoğu kamu binalarıydı. Hastaneler, belediye binaları ve hatta AFAD binaları dahi yıkıldı. Bu durum kabul edilemez” dedi. Koordinasyon konusunun önemine de değinen Aras, “Eğer kimse yapmıyorsa, biz gerçekleştireceğiz. Gerekirse tüm kapıları zorlayacağız ama kentlerimizi dirençli hale getireceğiz” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP