reklam
reklam
DOLAR43,8377% 0.16
EURO51,7041% 0.16
STERLIN59,1832% 0.25
FRANG56,5648% 0.2
ALTIN7.183,04% 2,07
BITCOIN68.134,020.014
reklam

Emek ve Meslek Örgütlerinden Açıklama: Laiklik Eşit Yurttaşlığın Teminatıdır!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Emek ve Meslek Örgütlerinden Açıklama: Laiklik Eşit Yurttaşlığın Teminatıdır!
reklam

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 22 Şubat 2026 tarihinde “Laiklik Haklarımızın Güvencesidir: Laikliği Savunmak Suç Değil Tarihsel Bir Görevdir!” başlıklı ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bu açıklamada, laikliği savunan grupların üzerindeki baskılara ve laiklik taleplerinin suçmuş gibi gösterilmesine karşı sert tepki verildi.

Emek ve meslek örgütleri, laikliğin yalnızca Cumhuriyet’in temel ilkelerinden biri olmadığını, işçi sınıfının birliği, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü açısından da vazgeçilmez bir güvence olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, laikliğe yönelik her türlü müdahalenin emekçileri kimlikleri üzerinden bölüp toplumu kutuplaştırmayı amaçladığı vurgulandı.

“Laiklik Eşit Yurttaşlığın Teminatıdır”

“Laiklik haklarımızın güvencesidir: Laikliği savunmak suç değil tarihsel bir görevdir!” başlıklı açıklamanın detayları ise şu şekilde aktarıldı:

“Son zamanlarda, laikliğin savunulmasının suç olarak gösterildiği, laiklik taleplerinin kriminalize edilmeye çalışıldığı ve laikliği savunan kişilerin hedef haline getirildiği açıklamalar, yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı tehdit etmemekte; aynı zamanda işçi sınıfının ve emekçilerin tarihsel ve evrensel kazanımlarını da tehdit etmektedir.

Laiklik, bu ülkenin kurucu ilkelerinden biri olmasının yanı sıra emekçilerin birliği, eşitliği ve hakları açısından da vazgeçilmezdir. Laiklik, emekçilerin birliğinin ve eşitliğinin; inanç özgürlüğünün ve eşit yurttaşlığın teminatıdır. Hiçbir iktidar dayatması olmaksızın, herkesin inancını özgürce yaşayıp ifade edebilmesinin yanı sıra, farklı kimliklerin eşit haklarla barış içinde bir arada var olabilmesinin güvencesidir. Laikliğe zarar verecek her müdahale, işçilerin ve emekçilerin inançları üzerinden ayrılmasına, bölünmesine ve dışlanmasına neden olur.

“Demokratik Bir Cumhuriyeti Savunmak Emek ve Meslek Örgütlerinin Asli Görevidir”

Özellikle ekonomik zorlukların arttığı ve sermaye iktidarının emekçilere daha fazla yoksulluk ve adaletsizlik dayattığı zamanlarda, emekçi halk, kimlikleri üzerinden ayrıştırılarak yönetilmek istenmektedir. Hepimizi etkileyen yoksullaşmaya ve artan gelir adaletsizliğine karşı tepkileri azaltmak amacıyla; yoksullardan alarak zenginlere, işçilerden alarak sermayeye kaynak aktaran bu düzenin devam edebilmesi için toplum kutuplaştırıcı, ayrımcı politikalarla yönetilmektedir. Bu nedenle, böylesi dönemlerde laikliğin, barışın, kardeşliğin ve esasen demokratik bir cumhuriyetin savunulması, emek ve meslek örgütlerinin asli bir görevidir.

“Laik Bir Düzenle İş Cinayetleri ‘Kader’ Denilerek Aklanamaz”

Sermayeyi ve sermaye iktidarını korumak adına, laikliğe ters bir biçimde inançların kullanılması, işçilerin ve geniş halk kesimlerinin haklarının gasp edilmesine zemin hazırlamaktadır.

Laiklik; kaderciliğe, biat kültürüne ve sorgusuz itaate karşı emeğin hak arama iradesini güçlendirir. Laik bir düzende işçilerin örgütlenmesi, grev yapması veya hak araması günah olarak damgalanamaz. Laik bir ortamda iş cinayetlerinin failleri “kader”, “fıtrat” diyerek aklanamaz; sorumlular somut hata ve suçlarını inançla örtmeye kalkışamaz.

“Laikliği Savunmak Suç Değildir”

Laikliği savunmayı, tehlikeli bir demagoji ile dine karşı bir saldırıymış gibi göstermek, Anayasamızın laiklik ilkesine aykırı bir tutumdur. Laikliği savunmak, inançların sermaye ve iktidar etkisine karşı çıkmak demektir. Aksi iddialar, hem laikliğe hem de toplumsal barışa büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ikinci maddesi Cumhuriyet'in niteliklerini “demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlar. Ancak, demokrasi, laiklik, sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri son yıllarda ciddi bir tahribata uğramıştır. Sosyal devletten, hukuk devletinden uzaklaşılması ve laikliği savunmanın suç olarak gösterilmesi, aynı sürecin parçaları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Laikliği savunmak suç değildir, anayasal bir haktır; daha da önemlisi emek örgütleri için tarihsel bir görevdir. Biz emek ve meslek örgütleri olarak laikliğin kriminalize edilmesini reddediyoruz; emeğin birliği ve kardeşliği için, demokratik bir cumhuriyet uğruna laiklik mücadelesini büyütme kararlılığındayız.

Eşitlikçi, özgürlükçü, halkçı, kamucu, sosyal, laik ve demokratik bir cumhuriyet için omuz omuza mücadeleye devam!”

reklam

YORUM YAP