

İzmir merkezli İntegral Araştırma tarafından Ocak 2026’da gerçekleştirilen anketin sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. İzmir il sınırları içerisindeki 16 ilçede, 2 bin kişiyle telefonla yapılan ankette, katılımcıların mahallelerinde kendilerini ne derece güvende hissettikleri sorgulandı. İşte araştırmanın detayları…
İZMİR’DE HER 10 KİŞİDEN YAKLAŞIK 3’Ü KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR
Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların önemli bir kısmı asayiş açısından kendilerini güvende hissetmediklerini dile getirdi. Veriler, kendisini güvende hissettiğini ifade edenlerin oranının yüzde 49,4 olduğunu göstermektedir. Katılımcıların yüzde 21,5’i ise “Kısmen güvende hissediyorum” yanıtını verdi. Bu sonuçlar, neredeyse her 3 İzmirliden 1’inin güvenlik kaygısı taşıdığını ortaya koyuyor.

ANKET SONUÇLARI ORTAYA KOYDU
Araştırmayı gerçekleştiren kuruluşun değerlendirmesine göre, kentte yerel yönetim performansıyla toplumsal beklentiler arasındaki uyumsuzluğun arttığı vurgulandı. Açıklamalarda, özellikle 2018 yılından beri yaşam memnuniyetinde görülen 32 puanlık düşüşün, çöp, yol ve altyapı gibi temel belediye hizmetlerindeki eksikliklerle birleştiği kaydedildi. Bu durumun, “konforlu yaşam” algısında önemli bir erozyona işaret ettiği belirtildi.

TABLO ALARM VERİYOR
Açıklamada, şehrin en büyük sorunlarının yüzde 84 oranında yerel yönetim odaklı olarak algılandığı ifade edildi. “Sorun yok” diyenlerin oranının yalnızca yüzde 4,7 ile sınırlı kalması, seçmen davranışlarında hizmet odaklı bir değişim beklentisinin güçlendiğini göstermektedir. Memnuniyet, belirli bir seçmen cihazında yüzde 60 seviyelerinde kalırken, genel ortalamanın yüzde 49 ile psikolojik sınırın altına düştüğü vurguladı. Bu tablo, kararsız ve “kısmen memnun” kitlelerin yerel siyasette belirleyici olabileceğine işaret eden bir veri olarak değerlendirilmektedir.

BU DURUM SİYASİ DENGELERİ ETKİLEYEBİLİR
Araştırma değerlendirmesinde, asayiş ve güvenlik kaygılarının her 3 İzmirliden 1’ine yayılmasının yanı sıra, içme suyuna erişim ve fatura artışları gibi haneleri doğrudan etkileyen sorunların ön plana çıktığı ifade edilmiştir. Bu gelişmelerin, kentsel gerilimin merkezden çevre ilçelere doğru yayılma potansiyelini barındırdığı dile getirildi. Açıklamada, temel kentsel hizmetlerde acil ve görünür bir iyileşme sağlanmadığı takdirde, kentteki sosyolojik değişimlerin mevcut siyasi dengeleri etkileyebileceği ve yeni bir yerel siyasi iklimin oluşabileceği vurgulandı.



