reklam
reklam
DOLAR43,8750% 0.06
EURO51,7501% 0.16
STERLIN59,3742% 0.25
FRANG56,6485% -0.04
ALTIN7.319,07% 0,54
BITCOIN66.183,385.144
reklam

TİP İzmir'den Bakan Tekin'e Çağrı: Çocukları Değil, Bir Sabunun Dahi Olmadığı Okulları Denetleyin

Yayınlanma Tarihi : Google News
TİP İzmir'den Bakan Tekin'e Çağrı: Çocukları Değil, Bir Sabunun Dahi Olmadığı Okulları Denetleyin
reklam

İzmir’de, bazı ilkokul öğrencilerinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı müfettişler tarafından sınıf dışına çıkarılarak sorgulandığı ve bu esnada siyasi içerikli sorulara maruz kaldıkları iddia edildi. Öğrencilere “Din dersinde ne işleniyor?” ve “Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” gibi sorular yöneltildiği kamuoyuna yansıdı. Türkiye İşçi Partisi İzmir İl Örgütü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e müfettişlerin geri çekilmesi ve uygulamanın soruşturulması çağrısında bulundu. Örgüt, çocukların değil, eğitim altyapısının ve çocuk yoksulluğunun denetlenmesi gerektiğini belirterek, “Çocukları değil, çocuk yoksulluğunu denetleyin. Çocukları değil, bir sabunun dahi olmadığı okulları denetleyin. Çocukları değil, yalnızca müfettişler geldiğinde açılan kaloriferli okulları denetleyin. Çocukları değil, onlarca çocuğun hayatını kaybettiği MESEM'leri denetleyin.” açıklamalarında bulundu.

LAİK EĞİTİMDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ!

Konuya ilişkin Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Örgütü tarafından yapılan açıklamanın tam metni şu şekildedir:

9 Yaşındaki Çocukları Sorgulamak Suçtur! Laik Eğitimden Vazgeçmeyeceğiz!

İzmir'deki bir okulda, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı müfettişlerin ilkokul öğrencilerini, ailelerinden ve öğretmenlerinden bağımsız bir biçimde sınıf dışına çıkararak sorguladığı ve “Din dersinde ne işleniyor?”, “Cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” gibi açıkça siyasi içerikli sorular yönelttiği ortaya çıkmıştır.

9 yaşındaki çocuklara kimlik numarası sorarak, imza alarak, devlet otoritesi altında sorgulama yapmak ne pedagojik ne hukuki ne de meşrudur. Bu durum, bir denetim değil, çocuklar üzerinden yürütülen ideolojik bir gözdağı operasyonudur. 9 yaşındaki bir çocuğu sorguya çekip karşısına alarak siyasi içerikli sorular sormak, açık bir hak ihlalidir. Bakan Yusuf Tekin'in “rutin” olarak nitelendirdiği bu “uygulama”, aynı zamanda görevin kötüye kullanılmasıdır. Müfettişler, müfredat ve idari işleyiş üzerine denetim yapmak yerine çocukları fişlemeye ve korkutmaya çalışmaktadır.

Laiklik, iktidarın “makbul nesil” yetiştirme projesine karşı, çocukların özgür bireyler olarak yetişmelerinin güvencesidir. Bugün uygulanan, eğitimden laikliği fiilen ortadan kaldırmaya yönelik bir korku iklimi yaratma çabasıdır. Hayalinizdeki gerici nesli, çocukların zihinlerine korku salarak yetiştiremeyeceksiniz. Çocukları sorgulayarak, aç bırakarak, baskılayarak değil; bilimsel ve kamusal eğitimle yetiştirmek zorundasınız.

YUSUF TEKİN'E AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,
*Müfettişlerinizi derhal geri çekin.
*Bu hukuksuz uygulama hakkında soruşturma başlatın.
*Çocukları değil, çocuk yoksulluğunu denetleyin. Çocukları değil, bir sabunun dahi olmadığı okulları denetleyin. Çocukları değil, yalnızca müfettişler geldiğinde açılan kalorifere sahip okulları denetleyin. Çocukları değil, onlarca çocuğun öldüğü MESEM'leri denetleyin.”

NE OLMUŞTU?

Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu’nun köşe yazısında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okula gönderildiği iddia edilen müfettişlerin öğrencilere dini ve siyasi içerikli sorular sorduğu belirtilmiştir. Yazıda, çeşitli sınıf düzeylerinden öğrencilerle mülakat yapıldığı ve bazı soruların “Din dersinde ders işleniyor mu?” ve “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?” şeklinde olduğu aktarılmıştır. İddiaya göre, bazı öğrencilere “Din deyince ne anlıyorsun?” sorusu yöneltilmiş ve öğrencilerin imzalarının alındığı ifade edilmiştir. Velilerin söz konusu uygulamaya tepki gösterdiği ve bazı velilerin şikayet başvurusu yapacaklarını söyledikleri de yazıda yer almıştır.

reklam

YORUM YAP