reklam
reklam
DOLAR43,9647% 0.17
EURO51,9197% 0.02
STERLIN59,2331% -0.19
FRANG56,9870% 0.47
ALTIN7.362,25% 0,41
BITCOIN66.033,00-3.141
reklam

Seferihisar'daki Sit Alanı Davasında Önemli Bilirkişi Raporu Açıklandı: Teknik Olarak Uygun Değil!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Seferihisar'daki Sit Alanı Davasında Önemli Bilirkişi Raporu Açıklandı: Teknik Olarak Uygun Değil!
reklam

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Seferihisar Sığacık ve Hıdırlık Mahalleleri'nde bulunan 36. Grup Doğal Sit Alanı'nın koruma statüsünün düşürülmesine karşı yurttaşlarla birlikte dava açmıştı.

Seferihisarlı 13 vatandaşı kapsayan davada, İzmir 4. İdari Dava Dairesi'nin isteği üzerine hazırlanan yeni bilirkişi raporu sonuçları açıklandı.

Bu rapora göre; iade edilen alandaki statü değişikliğinin bilimsel ve teknik açıdan uygun olmayıp olmadığı belirlendi.

2022 yılında alınan Bakanlık kararıyla söz konusu alanın büyük bir bölümü “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak yeniden tescillenmiş, böylece koruma derecesinin fiilen düşürülmesi sağlanmıştı.

Buna bağlı olarak yapılaşma ve imar üzerindeki baskının artma riski ortaya çıkmış, mahkeme ise açılan davayı reddetmişti. EGEÇEP'in yaptığı istinaf başvurusu sonrası bölge üzerinde yeniden keşif gerçekleştirilerek bilirkişi raporu hazırlandı.

“KESİN KORUNACAK HASSAS ALAN”

EGEÇEP, yayınladığı açıklamada, raporun ana bulgularını duyurdu:

  • Alanın tamamı Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsünde kalmalıdır.
  • Bazı kıyı ve deniz alanları Kesin Korunacak Hassas Alan kriterlerini taşımaktadır.
  • “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsü bilimsel verilere uygun değildir.

“MEVZUATTAKİ EKOLOJİK RESTORASYON PRENSİBİNE AYKIRILIK”

Beş farklı bilim dalından (Flora, Fauna, Su Ürünleri, Jeoloji ve Çevre Mühendisliği) uzmanların yer aldığı bilirkişi heyeti, kapsamlı saha incelemeleri ve teknik değerlendirmeleri sonucunda elde edilen bilimsel bulguları şöyle sıraladı:

  • Alanda 5’i endemik olmak üzere toplam 393 bitki ve 237 hayvan türünün kayıtlı olduğu, statü düşürümüne dayanak yapılan analizlerin eksik verilerle ve metodolojik hatalar ile yapıldığı raporda belirtilmiştir.
  • Sığacık Körfezi; Akdeniz foku ve deniz çayırları açısından kritik bir öneme sahiptir. Statü düşürülmesi halinde artacak tekne trafiği, kirlilik ve yapılaşmanın bu hassas habitatları geri dönüşü olmayan şekilde tahrip edebileceği vurgulanmıştır.
  • Bölgenin karstik yapısı nedeniyle olası bir yapılaşmanın yeraltı sularını ve denizi doğrudan kirletme riski taşıdığı tespit edilmiştir.

EGEÇEP'in açıklamasında, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı statüsünün bir 'tampon bölge' oluşturduğu iddiası bilimsel olarak kabul edilmemiştir. Ayrıca, 'alan zaten bozulmuş' gerekçesiyle koruma derecesinin düşürülmesi, mevzuattaki ekolojik restorasyon prensibine aykırıdır. Koruma hukuku, bozulan alanları imara açmayı değil, iyileştirmeyi esas alır” ifadelerine yer verilmiştir.

“SIĞACIK RANT ALANI DEĞİL, YAŞAM ALANIDIR”

EGEÇEP'in yayınladığı açıklamanın tam metni şu şekildedir:

“Sığacık, kara ve deniz ekosistemlerinin birleştiği nadir yerlerden biridir. Maki ve çam ormanları, kayalık kıyılar, kıyı lagünleri ve doğal koridorlar bir bütün oluşturur. Bu bölge; endemik bitkilere, çok sayıda kuş türüne ve nesli tehlike altında olan Akdeniz foku gibi hassas canlılara ev sahipliği yapmaktadır.

EGEÇEP olarak bir kez daha tekrar ediyoruz:

Sığacık’ın doğal sit statüsünün düşürülmesi kamu yararına değildir. Aksine, böyle bir karar doğanın ve gelecek nesillerin aleyhine olacaktır.

Bilim gerçekleri ortadadır. Hukukun da bilim gereğini yerine getirmesini umuyoruz.

Sığacık, rant alanı değil, yaşam alanıdır.

Bu dava sadece Sığacık için değil; Ege’de ve ülkenin dört bir yanında koruma statüleri düşürülerek sermaye baskısına açılmak istenen tüm doğal alanlar için büyük önem taşımaktadır.

EGEÇEP olarak doğayı koruma mücadelesinde 20 yılı geride bırakıyor, ilk günkü heyecanla Ege’nin kıyılarında, ovalarında, ormanlarında yaşamı savunmaya devam edeceğiz. 28 Şubat Cumartesi günü düzenleyeceğimiz Genel Kurulumuzda bu kararlılığı bir kez daha ortaya koyacağız.

Doğayı, yaşamı ve kamu yararını korumaya devam edeceğiz.”

reklam

YORUM YAP