

İzmir'in Kınık ilçesinde bulunan Polyak Madencilik önündeki protesto eyleminde gözaltına alınan Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Uzman Başaran Aksu, genel merkez yöneticisi Volkan Çetin ve Öncü Çetin serbest bırakıldı.
Bağımsız Maden İş Sendikası, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Gözaltına alınan genel başkanımız, yöneticilerimiz ve örgütlenme uzmanımız serbest bırakıldı. 1243 Polyak maden işçisinin haklarını alıncaya kadar mücadelemiz sürecek. Direne direne kazanacağız. Mutlaka kazanacağız” ifadelerine yer verdi.
NE OLMUŞTU?
İzmir Kınık'taki Polyak Eynez Madencilik’e bağlı 1243 maden işçisinin hakları için başlatılan eyleme müdahale gerçekleşti. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, uzman Başaran Aksu, genel merkez yöneticisi Volkan Çetin ve Öncü Çetin gözaltına alındı.
Sendikacılar, savcılık talimatıyla fabrika alanından çıkarılarak Jandarma tarafından gözaltı araçlarıyla karakola götürüldüler. İşçiler, yöneticilerin gözaltına alınmasını ıslık ve sloganlarla protesto ettiler.
İşçiler, maaş ve promosyonlarının ödenmesi, özlük haklarının güvence altına alınması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi talepleriyle 8 gündür fabrika içinde protesto yapıyorlardı. Dün, Kınık'ta yürüyüş düzenleyen binlerce işçi, yeni işverenin Pazartesi gününe kadar devir işlemlerinden vazgeçerek haklarını vermesini talep etti.
Polyak işletmesinin hisseleri, Aralık ayında Özyeğinler'e ait FIBA Holding'ten Çinli Quitaihe şirketine devredilmişti. Bu devir öncesinde yaklaşık 1700 madenci hakları verilerek toplu işten çıkarılmıştı. Çinli şirket, Polyak'ın hisselerinin büyük kısmını aldıktan sonra henüz maaş ödemesi gerçekleştirmedi. İşçiler, aylarca Çinli holding ile eski işverenleri Özyeğinler FIBA arasında kaldılar.
İşçiler, daha önce yaptıkları açıklamalarda, ücretlerin zamanında ödenmediğini, ücret artışlarının ve sözleşmesel hakların uygulanmadığını, toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan geriye dönük ücret ve hak edişlerin ödenmediğini, kıdem tazminatı ve iş akdinin sona ermesine ilişkin yasal hakların güvence altına alınmadığını belirtmişlerdi.
İş sağlığı ve güvenliği koşullarının yasal ve güvenli standartlara uygun bir şekilde sağlanmadığını bildirdikleri gibi, işçiler ve örgütlü oldukları sendika ile hukuka uygun ve yapıcı bir diyalog mekanizmasının kurulmamasını da vurguladılar.



