

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir'de düzenlediği basın toplantısında, yerel gündeme dair sert eleştirilerde bulundu. Belediye yönetimlerine yönelik eleştiriler, Vakıflar üzerinden taşınmaz devri tartışmaları, limanların Varlık Fonu üzerinden satışa çıkarılması ve kentsel dönüşüm konularında açıklamalarda bulunan Güç, merkezi hükümeti hedef aldı.
“Sürekli Negatif Siyaset, Ama Ortada Katkı Yok”
Yerel tartışmalara ilişkin açıklamalarında Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekten şaşkınlık içerisindeyiz. İzmir’de hiçbir somut katkı üretmeyen, hiçbir projeye destek vermeyen, yalnızca eleştiri üzerinden siyaset yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Sürekli negatif siyaset, sürekli suçlama ve algı yönetme çabaları sürüyor. Ama ortada bir katkı yok.
Bir şehir için siyaset yapıyorsanız, o şehre değer katmanız gerekir. Projeye destek olmanız gerekir. Kaynak üretmeniz gerekir.
Şantiye alanlarında fotoğraf çekip sosyal medyada sürekli video paylaşmakla siyaset olmaz. Teknik süreçlere müdahil olmadan yorum yapmakla bu işler çözülmez. Müdahil olmadığınız, teknik altyapı gerektiren konularda sürekli negatif siyaset üretmek çözüm değil.
Bu meseleler mühendislik, planlama ve finansman gerektiren konulardır. Sosyal medya diliyle değil, teknik bilgi ve kurumsal ciddiyetle yürütülür. Toplum her şeyi görüyor. Halkımız sizin içindeki kötü niyeti görüyor. Kimin çözüm ürettiğini ve kimin sadece eleştirdiğini de izliyor. Bunlar polemikle değil, planlamayla çözülür. Algıyla değil, kaynakla çözülür. Sloganla değil, icraatla çözülür. Bu şehir sosyal medya üzerinden değil, sahada çalışan kadrolarla yönetiliyor. Bu ne basitlik!”
“Sorun Teknik Değil, Mali Kaynak Eksikliği”
Belediyelerin teknik kapasitesine değinen Güç, asıl sorunun finansman olduğunu belirtti:
“Belediyelerimizin teknik kadroları, uzman bürokrasisi, planlama birimleri ve mühendisleri var. Sorun teknik bilgi eksikliği değil, mali kaynak eksikliğidir. O mali kaynağı zorlaştıran da merkezi hükümettir.
Çözemeyen biz değiliz. Bu ülkenin ekonomisini çözemeyen sizsiniz. Belediyeleri mali baskı altına alan sizsiniz. 23 yılda ülkeyi iflas ettiren sizsiniz.
Şimdi dağları, tarlaları, arsaları, binaları, köprüleri, yolları, millete ait ne varsa satmaya, yok pahasına satmaya çalışan sizsiniz.”
“Belediyeler Olmasa Tablolar Daha Ağır Olurdu”
Belediyelerin sağladığı sosyal hizmetleri sıralayan Güç, şunları ifade etti: “Her konuşmamda tekrar ediyorum, çünkü bu hafızalarda kalmalı. Belediyelerimiz: Öğrencilere sıcak yemek veriyor, sabah işe giden emekçilere çorba dağıtıyor, okulların boya, badana ve bakımını yapıyor, camileri temizliyor, yaşlılara evde bakım hizmeti sunuyor. Kent lokantaları açarak dar gelirliye uygun fiyatla yemek sunuyor, aşevleriyle binlerce aileye sıcak yemek ulaştırıyor. Gençlik merkezleri ve spor tesisleri açıyorlar. Bu şehirde parklar, yollar ve alt geçitler yapılıyor. Bütün bunları biz yapıyoruz. CHP Belediyeleri olarak istekle ve heyecanla yapıyoruz. Ama siz bu şehirden memnun değilsiniz. Bu şehrin gerçek anlamda rahatlaması için ülke ekonomisinin düzelmesi gerekir. Bunu da yapacak olan sizdiniz ama başaramadınız.”
Kentsel Dönüşüm Üzerine Sözleri
Kentsel dönüşüm tartışmalarına dair Güç, ekonomik gerçekliklere vurgu yaptı: “Kentsel dönüşüm diyorsunuz. Bunun için vatandaşın ekonomik gücü olmalı. İnsanlar evini dönüştürmek için finansmana erişebilmeli, bu krediyi ödeyebilmelidir. Ancak siz insanlarda umudu öldürdünüz. İnsanlar ne ev alabiliyor ne de kira ödeyebiliyor. Bu şartlar altında kentsel dönüşümden bahsetmek kolay ama gerçekçi değil. Belediyeler olmasa, bu sosyal destekler olmasa, birçok aile daha zor bir duruma düşerdi.”
Vakıflar Devrine Tepkisi
Belediye taşınmazlarının Vakıflar aracılığıyla devredilmesine karşı çıkan Güç, şunları söyledi:
“Ama siz ne yapıyorsunuz? Belediyelerin taşınmazlarına göz dikiyorsunuz. Vakıflar ve çeşitli yapılar üzerinden belediye mülkiyetine müdahale etmeye çalışıyorsunuz. Üstelik Atatürk imzalı belgelerle tarihsel değere sahip alanlarını hedef alıyorsunuz. Bu yaklaşım kabul edilemez. Oysa vakıfların üzerindeki atıl yapıların restorasyon ihtiyacı var. Oralara yatırım yapmak yerine mevcut kamu mülklerini yıkmaya çalışıyorsunuz. Niyetiniz kötü çünkü!”
“Limanları Satmak Kalkınma Değildir”
Limanların Varlık Fonu üzerinden satışına dair Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Limanların Varlık Fonu üzerinden satışa çıkarılması ne demektir? Ülkenin stratejik varlıklarını elden çıkarmak ne anlama geliyor? Yıllardır süren ‘satarak yönetme’ anlayışıyla nereye varacağız? Kamu varlıklarını elden çıkarmak kalkınma değildir. Stratejik tesisleri satmak planlama değildir. Bu, günü kurtarma anlayışıdır. Ülkenin limanını satmak, arazisini satmak, kurumunu satmak… Geleceği satış politikası üzerine inşa edemezsiniz.”
Orman Alanları Üzerine Sözleri
Güç, orman vasfındaki alanlara ilişkin düzenlemeleri eleştirerek şunları kaydetti:
“Orman alanlarını parçalara bölerek vasıf dışına çıkarmak, planlama değil; doğayla ve gelecek nesillerle ilgili ciddi bir sorumluluk meselesidir. Ormanları korumalıyız. Zayıf alanları güçlendirmeliyiz. Ağaçlandırmalıyız. Bu ülkenin doğal varlıkları siyasi tasarruf konusu değildir. Bunlar milletin ortak mirasıdır.”



