

İzmir’in Ödemiş, Bayındır, Tire, Beydağ ve Kiraz ilçelerini kapsayan Küçük Menderes Havzası'nda altın madeni ruhsatı için ihale yapıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen ihale ile ilgili olarak, Ödemiş, Bayındır, Tire, Beydağ ve Kiraz ilçelerini kapsayan ruhsat alanı için şirketlerin tekliflerde bulunduğu öğrenildi.
İhale süreci ile ilgili bir bilgilendirme toplantısı düzenleyen Küçük Menderes Direniyor Platformu, hukuki mücadelesine hazırlanıyor.

Platform üyeleri, yurttaşlar ile birlikte Ödemiş Belediyesi Park Kafe’de bir toplantı gerçekleştirdi. ANKA'nın haberine göre, toplantıya çevre uzmanları, avukatlar, muhtarlar, çevre gönüllüleri ve vatandaşlar katıldı. Havzanın tarım ve su kaynaklarının korunması gerektiğini dile getiren yurttaşlar, mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

“20 Ton Toprak Yalnızca Tek Bir Nikah Yüzüğü İçin Zehirlenecek”
Toplantıda konuşan katılımcılar, olası madencilik faaliyetlerinin tarım alanları ve su kaynakları üzerinde yaratacağı zararları dile getirdi.
Evrensel'in haberine göre, bölgedeki maden ruhsat sahalarının kapsamı ve ekolojik tahribatla ilgili veriler toplantıda yer aldı.

Ziraat Mühendisi Özkan Akgün, tarım alanlarının ve meraların maden tozları ile ağır metallerle kirlenmesinin yerel ekonomiyi ve gıda güvenliğini olumsuz etkileyeceği konusunda uyarıda bulundu.
Bölgeye yapılması planlanan altın madenciliğinde toprağın tamamının zehirli atık olarak ayrılacağı bilgisi verilirken, tek bir nikah yüzüğü üretimi için 20 ton toprağın zehirleneceği belirtildi.
Platform'un kurucu üyesi ve toplantı moderatörü Begüm Çınar, Küçük Menderes Havzası’nda gerçekleştirilecek maden projesinin su kaynaklarının yönünü değiştireceğini ve toprağın kimyasını bozacağını ifade etti. Çınar ayrıca, “Toprağın altında bulunan cevher birkaç yılda yok olabilir, fakat üstündeki yaşam yok edilirse geri gelmez” dedi.
Bölge sakinlerine, ÇED raporu süreci ve hukuki itirazlarla ilgili avukatlar tarafından bilgilendirme yapıldı. Havzanın korunması adına hukuki ve toplumsal mücadelenin önemine dikkat çekildi.




