reklam
reklam
DOLAR43,9755% 0.03
EURO51,1906% 0.13
STERLIN58,8371% 0.09
FRANG56,2892% 0
ALTIN7.303,23% 1,38
BITCOIN71.676,706.724
reklam

İzmir Barosu'ndan anne-kızın şüpheli ölümüne ilişkin açıklama: Bir hukuk devleti sınavıdır

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Barosu'ndan anne-kızın şüpheli ölümüne ilişkin açıklama: Bir hukuk devleti sınavıdır
reklam

Kurana Hizmet Vakfı sorumlusu Ayhan Şengüler’in istismarına uğradıktan sonra failiyle evlendirilen ve kızının da istismara uğramasının ardından adalet mücadelesine başlayan anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hira İkra Şengüler’in cansız bedenleri Zeytinburnu Sahili’nde bulundu.

Anne, failin hiç tutuklanmamış olması nedeniyle başlattığı adalet nöbetinde “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” demişti.

İzmir Barosu konu ile ilgili açıklama yayımladı.

Açıklamada, Anne Fatmanur Çelik’in “Ölürsem intihar demeyin” sözlerine atıfta bulunularak, “hukuk devletinin temel yükümlülükleri bakımından üzerinde ciddiyetle durulması gereken ağır bir uyarıdır” denildi.

“İNTİHAR DEMEYİN” ÇIĞLIĞI BİR HUKUK DEVLETİ SINAVIDIR

Açıklamanın tam metni şöyle:

“İstanbul’da istismara maruz kalmaları ile gündeme gelen bir anne ve kız çocuğunun yaşamını yitirmesi, toplumsal cinsiyet temelli şiddetin önlenmesine ilişkin kamusal yükümlülüklerin yeterliliği konusunda ciddi endişeleri gündeme getirmiştir.

Bir annenin, “Ölürsem intihar demeyin” şeklindeki beyanı; hukuk devletinin temel yükümlülükleri bakımından üzerinde ciddiyetle durulması gereken ağır bir uyarıdır.

Hukuk devleti ilkesi gereği devlet, yalnızca suç gerçekleştikten sonra yaptırım uygulamakla değil, aynı zamanda bireylerin yaşam hakkını da etkin biçimde korumakla yükümlüdür. Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı iddialarında; koruyucu ve önleyici tedbirlerin gecikmeksizin uygulanması, soruşturmaların titizlikle yürütülmesi ve risk değerlendirmelerinin somut olayın özellikleri gözetilerek yapılması hukuk devletinin gereğidir ve bu süreçte görev alan tüm kamu makamlarının yükümlülükleri bulunmaktadır. Yaşam hakkına yönelik tehditlerde, kamu makamlarının yükümlülüğü yalnızca şekli işlemleri yerine getirmekle sınırlı olmayıp, etkili koruma sağlamayı da içerir.

Ancak söz konusu olayda kızı için hukuk mücadelesi veren bir annenin tehditlere maruz kaldığına ilişkin basına yansıyan beyanları bulunmaktadır. Bu nedenle olayın titizlikle ve ivedilikle, toplumsal cinsiyet kalıp yargılardan arındırılarak incelenmesi gerekmektedir.

İzmir Barosu olarak; yaşam hakkının korunması, kadına yönelik şiddetin ve çocuk istismarının önlenmesi konusunda sürecin takipçisi olacağımızı, hukuki sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğini izlemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

reklam

YORUM YAP