

Çeşme’nin Alaçatı ile Urla’nın Zeytineli ve Karaköy mahallelerinde toplam 20 milyon 539 bin metrekare orman alanının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na turizm amaçlı tahsis edilmesine yönelik tartışmalar sürüyor.
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı konuya dair açıklama yaptı.
Açıklamada, “Çözümümüz açıktır: Söz konusu bölgeler ekolojik hassas alan ilan edilmeli ve yapılaşmaya kapatılmalıdır. Turizm yatırımları yeni orman alanları açılarak değil, mevcut imar alanları ve atıl durumdaki bölgeler değerlendirilerek planlanmalıdır” denildi.
Açıklamanın tamamında şu ifadeler yer aldı:
“Kıymayın Efendiler
Çeşme Alaçatı ile Urla’nın Zeytineli ve Karaköy mahallelerinde toplam 20 milyon 539 bin metrekare orman alanının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na turizm amaçlı tahsis edilmesini, Demokrasi ve Atılım Partisi İzmir İl Başkanlığı olarak doğru bulmadığımızı kamuoyuna açıkça ifade ediyoruz.
Bizler kalkınmaya karşı değiliz; ancak doğayı tahrip ederek sağlanacak bir büyümenin sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. İzmir’in ormanları, kıyıları ve doğal yaşam alanları kısa vadeli planlara kurban edilemez. Bu alanlar yalnızca bugünün değil, yarının da emaneti ve ortak mirasıdır.
Çözümümüz açıktır: Söz konusu bölgeler ekolojik hassas alan ilan edilmeli ve yapılaşmaya kapatılmalıdır. Turizm yatırımları yeni orman alanları açılarak değil, mevcut imar alanları ve atıl durumdaki bölgeler değerlendirilerek planlanmalıdır. Büyük ölçekli beton projeler yerine; doğayla uyumlu, küçük ölçekli, yerel üreticiyi ve kooperatifleri destekleyen sürdürülebilir turizm anlayışı benimsenmelidir.
Planlama süreçleri şeffaf yürütülmeli; bağımsız bilim insanlarının raporları esas alınmalı ve bölge halkının görüşü alınmadan hiçbir karar uygulanmamalıdır. Merkezi idare tek taraflı tasarruflarda bulunmamalı; yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları sürece etkin biçimde dahil edilmelidir.
İzmir’in doğasını koruyarak kalkınmak mümkündür. Biz, İzmir İl Başkanlığı olarak, rantı değil kamu yararını önceleyen; kısa vadeli kazançları değil gelecek nesilleri gözeten bir anlayışın savunucusuyuz. Çünkü İzmir’in ormanlarını korumak, İzmir’in geleceğini korumaktır.”



