

BÜŞRA ÇETİNKAYA / İZ GAZETE – Geçmiş yıllarda bir kültür hâline gelen bakkallardaki veresiye defterlerini kapatma dayanışması artık kalmadı.
Zengin iş insanlarının, hayırseverlerin mahalle bakkallarına gidip, yurttaşların veresiye defterlerini kapatması çok eskide kaldı.
Şarkıcı Çelik’in özellikle 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerdeki bakkalların veresiye defterlerini kapatma dayanışması sosyal medyada gündem oldu.
Çelik’in bu hayır işlerini sosyal medyada paylaşması bir yandan eleştirilirken bir yandan dayanışma kültürünün hatırlatılması ve örnek olması açısından destek de gördü.
Geçen sene İzmir’de tek tük olan bu dayanışma kültürü, bu sene kente uğramadı.
İzmir Bakkallar Odası Başkanı Emin Bağcı, Ramazan’da veresiye defterlerini kapatan hayırsever sayısının ciddi bir şekilde azaldığını söyledi.
“VERESİYE DEFTERİ KAPATAN HAYIRSEVER BU SENE ÇIKMADI”
‘Bu sene veresiye defterlerinin kapatıldığını hiçbir yerden duymadım’ diyerek bir kültürün nasıl yok olduğunu gözler önüne seren Bağcı açıklamasında, “Beklediğimiz gibi olmadı. Geçen seneki gibi defterleri toplayıp veresiyeleri kapatan hayırsever bu sene çıkmadı. Çıktıysa da mahalli olarak olmuştu. Bildikleri bir mahalle bakkalının defterini alıp kapatan olmuştur. İzmir’de duydunuz mu? Bayraklı, Gültepe gibi varoş mahallelerde eskiden olurdu” dedi.

“HÜKÜMET HER ŞEYİ KAYIT ALTINA ALMA TELAŞINA GİRDİ”
Bakkallar açısından veresiyenin de zorlaştığını aktaran Bağcı, alışverişte çoğunlukla kredi kartlarının kullanıldığını söyledi. Bağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hükümet, yazarkasaların üzerinde çok duruyor. Bugün taksilerde bile böyle. Kredi kartıyla biniyorsunuz, otomatik fiş çıkıyor almazsanız o bile suç. Bakkal, fiş vermeden veresiye yazamıyor. Hükümet her şeyi kayıt altına alma telaşına girdi, bu gelenekler zayıfladı. Herkes bahane arıyor zaten. Bakkal, parasını almadığı ürünün KDV’sini ÖTV’sini neden ödeyeyim diyor.”
“YARIN ÖBÜR GÜN MAL TEDARİKİ SIKINTIYA GİRECEK”
Eski yıllara göre bayram hareketliliğinin azaldığına değinen Bağcı, bayramda satışların artmasını ümit ettiklerini dile getirdi. İzmir Bakkallar Odası Başkanı Bağcı, şunları söyledi:
“Eskiyle kıyaslanmaz ama beklediğimiz hareketlilik yok. Satışlarımızda artış olmasını istiyoruz. Savaş başladı… Herkes kabuğuna çekiliyor. Yarın öbür gün mal tedariki de sıkıntıya girecek. Bu endişeler esnafı sıkıntıya sokuyor. Hepimiz ekonomist olduk. Geleceğine kimse güvenle bakamıyor.”

“2 AYDA BÜTÜN MALA YÜZDE 16 ZAM DEMEK”
Zam yok denebilir mi? Enflasyon şubat ayında bile yüzde 8-9 oldu. Yıllık enflasyon 16-20 tutturulabilir mi? Bunu herkes biliyor. Enflasyonun bu seviyede olması demek 2 ay içinde bütün mala yüzde 16-17 zam gelmesi demek. Petrol fiyatlarının yükselmesiyle sattığımız suya bile zam geliyor. Hepsi karayollarından geçerek geliyor, nakliye masrafı ekleniyor.
“EMEKLİYE 1000 LİRA BİLE VEREMİYORLAR”
Mahalle bakkallarının en fazla müşterisi olan kesimin emekliler olduğunu söyleyen Bağcı, hükümetin emeklilere verdiği ikramiyenin 4 bin lirada kalmasını eleştirdi. Bağcı, “Hükümet, emekliye 1000 lira bile veremiyor. Emekli ikramiyesini alamazsa nasıl alışveriş yapacak? Mahallelerde kalan insanların çoğu emekli. Parası olmazsa torununa, çocuğuna harçlık nasıl verecek? O insanlar alışveriş yapamayacak. Veresiyede bakkal, sattığı malı aynı fiyattan geri alamıyor ki! Çok daha zor bir döneme gireceğimiz için herkes kendini kasıyor, rahat rahat harcama yapamıyorlar. Hiçbir şeyin eskisi gibi olacağını tahmin etmiyorum bundan sonra. Daha önce bir ümidimiz vardı. Emekliye ikramiye verilecekti, zam olacaktı… Bunlar olmadı.” diye konuştu.
“KEPENK KAPATANLAR AÇANLARDAN FAZLA”
Yıl sonu itibarıyla kepenk kapatan 625 esnaf olduğuna dikkat çekerek esnafın günden güne eridiğini söyleyen Bağcı, “Bugün kepenk kapatanlar, açanlardan fazla. Piyasanın canlanması için bunun tam tersi olması gerekiyor. Yıl sonu itibarıyla 625 esnaf kepenk kapatmış, 512 dükkân açmış. Bu aşağı yukarı yüzde 25 oranında. Kapatanlar daha fazla, esnafın umudu kalmadı. Devlet, her şeyden vergi almaya çalışıyor. İnsanlar, iş yapmazsam masrafım da olmaz diye düşünüyor. Açık bir işletmenin vergisi, elektriği, suyu, KDV’si, ÖTV’si, kirası var. Büyük şirketler için de durum aynı. Konkordato ilan etmeyen şirket neredeyse kalmadı. Küçük esnafın yakarışını biz duyurmaya çalışıyoruz ama elden ne gelir.” ifadelerini kullandı.



