reklam
reklam
DOLAR44,2127% 0.08
EURO50,9361% 0.12
STERLIN58,9468% 0.18
FRANG56,1447% 0.1
ALTIN7.135,18% 0,36
BITCOIN73.788,62-0.093
reklam

Çeşme otoyolu tartışması büyüyor: Halkın yolu şirketlere devredilemez

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çeşme otoyolu tartışması büyüyor: Halkın yolu şirketlere devredilemez
reklam

Çeşme otoyolu tartışması büyüyor: Halkın yolu şirketlere devredilemez

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun, otoyolların işletme hakkının belirli sürelerle özel sektöre devredilmesine yönelik çalışma yürütüldüğünü açıklaması, İzmir’de özellikle yarımada hattında yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

Bakan Uraloğlu, söz konusu uygulamanın satış olmadığını vurgulayarak, bakım maliyetlerinin bütçeye yük oluşturduğunu ve bu yükün işletmeci firmalara devredilmesinin planlandığını ifade etmişti.

Çeşme Otoyolu

“BU FİİLEN ÖZELLEŞTİRMEDİR”

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, işletme devrinin teknik bir detay gibi sunulmasına rağmen sonuçlarının farklı olacağını dile getirdi.

Güler, yaptığı değerlendirmede, uzun süreli işletme hakkı devrinin “kamu yararından çok şirket kârını önceleyen bir modele dönüşeceğini” belirterek, bu tür uygulamaların fiilen özelleştirme anlamı taşıdığına dikkat çekti.

“BU YOL ZATEN HALKIN PARASIYLA YAPILDI”

İzmir-Çeşme Otoyolu’nun kamu kaynaklarıyla hayata geçirildiğini hatırlatan Güler, yolun finansmanının doğrudan vatandaşın vergileriyle sağlandığını vurguladı.

Güler, “Bu tür altyapılar zaten toplum tarafından finanse edilmiş yatırımlardır. Aynı vatandaşın yeniden yüksek bedellerle karşı karşıya bırakılması ciddi bir adalet tartışmasını beraberinde getirir” değerlendirmesinde bulundu.

YARIMADANIN EKONOMİSİ ETKİLENİR

Güler, otoyolun yalnızca bir ulaşım hattı olmadığını, İzmir Yarımadası’nın ekonomik omurgasını oluşturduğunu belirtti.

Turizmden tarıma, üretimden günlük ulaşım hareketliliğine kadar geniş bir etki alanına sahip olan hattın maliyetlerinin artmasının, bölgedeki ekonomik dengeleri doğrudan etkileyebileceği ifade edildi.

Özellikle Çeşme, Urla, Karaburun, Seferihisar ve Güzelbahçe hattında yaşayanlar açısından ulaşım maliyetlerinin artmasının, hem üreticiyi hem çalışan kesimi zorlayabileceği dile getirildi.

“KAMU ALTYAPISI TİCARİ META OLAMAZ”

Güler, köprü ve otoyolların ticari yatırım olarak değil kamusal hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, devletin temel görevinin erişimi kolaylaştırmak olduğunu söyledi.

Son yıllarda yapılan özelleştirmelerin ardından vatandaşın daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Güler, benzer bir sürecin otoyollar için de yaşanabileceğine işaret etti.

YARIMADADA HAREKETLİ GÜNLER

Öte yandan İzmir Yarımadası’nda konuya ilişkin bir dizi toplantı ve etkinlik planlandığı öğrenildi.

Kent konseyleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının sürece karşı ortak bir tutum geliştirmeye hazırlandığı, önümüzdeki günlerde kamuoyuna yönelik daha geniş katılımlı bir buluşma yapılmasının planlandığı ifade edildi.

İzmir Yarımadası

CHP’Lİ SAATLI: FATURA YİNE VATANDAŞA KESİLİR

CHP’li Çeşme Belediye Meclis Üyesi Onur Saatlı da tartışmalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, otoyol işletme hakkı devri planını ekonomik tabloyla birlikte ele aldı.

Saatlı, 2026 yılı bütçesinde öngörülen yüksek faiz giderlerine dikkat çekerek, kamu kaynaklarının önemli bir bölümünün bu kaleme ayrıldığını hatırlattı. Mevcut ekonomik yönetimin bu tabloyu değiştirmek yerine kamu varlıklarını devretme yoluna gittiğini savunan Saatlı, bu yaklaşımın kalıcı bir çözüm üretmeyeceğini ifade etti.

Otoyollarda olası ücret artışlarının sadece ulaşımı değil, bölgedeki ekonomik yaşamı da doğrudan etkileyeceğini belirten Saatlı, “Çeşme hattında ulaşımın pahalanması turizmden esnafa, çalışanlardan öğrencilere kadar geniş bir kesimi zor durumda bırakır. Bu tür kararların etkisi günlük hayatın her alanına yansır” diye konuştu.

Sürecin yakından takip edileceğini dile getiren Saatlı, alınacak kararlara karşı demokratik zeminde itirazlarını sürdüreceklerini vurguladı.

reklam

YORUM YAP