reklam
reklam
DOLAR44,3241% 0.25
EURO50,8434% 0.07
STERLIN58,8448% 0.39
FRANG55,7299% -0.04
ALTIN6.672,59% -2,58
BITCOIN70.222,26-3.925
reklam

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 5,8 milyonluk fatura: İşçi mücadelesi sonuç verdi!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 5,8 milyonluk fatura: İşçi mücadelesi sonuç verdi!
reklam

{siteDomain} Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT programında İzmir Büyükşehir Belediyesi işçisi Fatih Gündüz’ün hak ve hukuk mücadelesine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kartal, hem sendikalara hem de belediye yönetimine çağrı yaptı.

İŞÇİLERİN SOSYAL MEDYA MESAJLARI

Kartal şöyle konuştu:

“CHP'nin Sendikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu’nun Kadir Gecesi'yle ilgili paylaşımına bir işçi yorum yazmış. Beni de etiketlemiş, o yüzden paylaşıyorum. Yorum şöyle, ‘Yaklaşık 15 sene ESHOT’ta otobüs kullandım. 5 aydır havuza atıldım. Ağır yaralı, kaza geçirmiş kızım var. Hakkımı helal etmiyorum. Bir kere aranmadım’ demiş. Bu problem şimdi ne seviyede? Sendikalar da doğru bilgilendirmiyor. Biz bir şekilde bize ulaşan işçiler üzerinden gündeme getiriyoruz.”

BELEDİYE İŞÇİSİ FATİH GÜNDÜZ’ÜN HAK VE HUKUK MÜCADELESİ

Kartal, Büyükşehir Belediyesi emekçisi Fatih Gündüz’ün yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

“Fatih Gündüz… İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde otomatik şanzımanda Gediz atölyede çalışan bir işçi… DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası 1 No’lu şube yöneticisi, disiplin kurulu üyesi aynı zamanda. İzmir tarihinin en kalabalık grevlerinden birisi Büyükşehir Belediyesi grevleriydi -grev sürecinde sosyal medya paylaşımları nedeniyle- çünkü o grev döneminde maalesef ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi şeysi’ İzBB çalışanlarını linç ettirdi. Sosyal medya ve trol ağlar üzerinden linç ettirdi. Neredeyse vatandaşlar, üzerinde belediye yeleği olan işçiyi görüp saldıracaktı, böylesi bir linç süreci yaşandı. Çünkü almadığı maaşları almış gibi de gösterdi bir taraftan. Bir memleket grubundan insanların daha fazla belediyede dolu olduğu ile ilgili bir algı yaratıldı. Biz o zaman da söyledik, kardeşim işçinin emeği olur, alın teri olur. İşçinin memleketi, mezhebi, soyu sopu sorulmaz. Neyse doğal olarak bu sendikacı arkadaş da sosyal medyadan böylesi linçlere cevap vermiş. Bu sosyal medya paylaşımları nedeniyle, bu paylaşımların neden olduğu da söylenerek ‘sosyal medyada kurumu zedeleyecek yorumlar yapılması’ sebebiyle disipline sevki söz konusu olmuş belediye içerisinde. Disiplin de olmamış bu arada, o süreçte ilerlememiş. Ama böyle bir yazı gelmiş. Ücretsiz izne çık, rapor al gibi bir baskıyla karşı karşıya kalmış Fatih Gündüz, bu işçi arkadaş. Diyor ki ben rızam dışında hiçbir imza atmadan, çünkü bu havuz meselesinde biliyorsunuz, baskıyla imza attırarak havuza gönderiliyor insanlar. Ben hiçbir imza da atmadım diyor. Rızam dışında beni havuza gönderdiler, o yüzden de ben dava açtım diyor. İşe hazırım, ben çalışmaya gelmek istiyorum, çalışacağım… Benim hiçbir işten kaçınmak gibi bir durumum söz konusu değildir diye ihtar çekmesine rağmen avukatı aracılığıyla da, havuzda bekletilmiş. İki ayda bir de icraya göndermiş İzmir Büyükşehir Belediyesi. Bakın ben işe geliyorum, geleceğim imza da atmadım, siz beni rızam olmadan havuza gönderdiniz ve bunun sebebi de sosyal medyadan yaptığım işçilere yapılan saldırılarla ilgili yaptığım savunmalardır. Hakaret içermeyen savunmalardır diye ihbar ve icra da göndermiş. Şimdi iki ayrı davası var.”

İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçisi

TAZMİNAT 5,8 MİLYONA DAYANDI

Kartal sürecin geldiği noktayı şu sözlerle aktardı:

“Gelinen noktada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde bu uygulamayı yapanların davayı kaybedeceği anlaşılıyor. 5 milyon 800 bin lira civarında da tazminat ödeneceği de anlaşılınca bu çok bilen arkadaşlar, her ne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi şeysi, ‘ben onunla çalışmak istemiyorum. İster 24 ay tazminat alsın, ister 54 ay tazminat alsın, ben onunla çalışmayacağım kardeşim. Almıyorum ben onu işe’ gibi her zaman olduğu şekliyle işçilere efelense de, tamam gel seni biz tekrar alıyoruz işe diyerek 3 hafta önce çağırılıyor. O da diyor ki tamam ben tabii ki zaten işe girmek, tekrar işimin başına dönmek istiyorum ama davalarımdan vazgeçmem. 5 aydır ben mağdur edildim, alacaklarım söz konusu diyor.

3 hafta geçmesine rağmen birçok yerden imzalar atılmış ama son imza henüz atılmadığı için iş başı da yapılamamış. Tabii burada toplu iş sözleşmesindeki 12. madde devreye giriyor. Sendika yöneticileri eğer yüz kızartıcı bir suç işlememişlerse işten çıkarılamaz, havuza gönderilemez, ücretsiz izne gönderilemez ve bunun 24 aylık brüt maaş hakkı doğar diye… İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Genel İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesinden doğan hakkı var.”

“İŞÇİLERLE UĞRAŞMAYIN” ÇAĞRISI

Kartal, hem sendikalara hem belediye yönetimine şu çağrıyı yaptı:

“Bunu niye anlatıyorum? Defalarca burada dedik ki işçilerle uğraşmayın! Defalarca sendikacılara da dedik ki boyun eğmenize gerek yok. Sizin zaten haklarınız toplu iş sözleşmesiyle ve çalışma kanunuyla, anayasal haklarınız söz konusu. Hakaret etmenize gerek olmadığı gibi bu kadar anayasal suç olan havuz sistemini kabul etmenize de gerek yok. Bunun pazarlığını yapmaya da gerek yok. Burada dik duruş sergileyin, bir arada olun. İşte o işçilerden bir tanesi dik duruş sergileyerek haklarını kazanmış. Kendisini tebrik etmek gerekir. Hem kendisini tebrik ederim bu mücadelesi nedeniyle, hem sendikacılara hem de belediye yöneticilerine, bayram vesilesiyle bu konuyu bir daha açmamak üzere, yani işçilerin ekmeğiyle uğraşma konusunu bir daha açmamak üzere kapatmalarını tavsiye ederim.”

İzmir Büyükşehir Belediyesi İşçileri Eylem Yapacak

“BU YOLUN SONU KAMU ZARARI”

Kartal sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir diğer tavsiyem… Çeşitli belediyelerde bu yöntem gündeme geldi. Geçtiğimiz haftalarda da söyledik. Konak ve Karşıyaka belediyelerinde de benzer türden uygulamalara başlanacağı ile ilgili işçilerin bize eriştiği ve belediyenin de henüz bunu reddetmediği, inkâr etmediği iddialar gündeme geldi. İşte bakın, bu işin sonu bu. Varılacak yer bu. Yani işçiyle kavga ederek, uğraşarak, onun anasının ak sütü gibi helal yasal haklarıyla cebelleşerek, tazminatını vermeden, sürgüne yollayarak varılabilecek yol, yol değildir. Oradan en fazla böyle kamu zararı çıkar. O kamu zararına sebep olanlardan da mahkeme yoluyla çatır çatır alırlar. İşin varacağı yer budur diye bir bayram uyarısı ve temennisi olsun.”

reklam

YORUM YAP