

İBB soruşturması kapsamında 22 Mayıs 2025’te tutuklanmasının ardından serbest bırakılıp tekrar tutuklanan Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin, Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı mektupla yaşadığı sürece isyan etti.
İddianamede ismi geçmeyen 21 kişiden 19'una 4 Aralık 2025'te yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye kararı çıkmış, Onur Gülin de tahliye kararı alan isimlerden olmuştu. Savcılık, karara itiraz etmesi üzerine Gülin dahil 11'ini 24 saat içinde yeniden tutuklamıştı.
10 aydır cezaevinde olan Gülin, Medyascope'un haberine göre, “Unutulduk ey halkım! Bizleri cezaevinde unuttular!” dediği mektubunda yaşadığı hukuksuzluğu tek tek anlattı.

“HAKKIMDA İDDİANAME YOK”
Hakkında iddianame bulunmadığını hatırlatan Gülin, mektubunda “Hakkımda yürütülen 2024/228233 soruşturma numaralı ana dosya kapsamında, 106’sı tutuklu olmak üzere toplamda 408 şüpheli yönünden tefrik kararı verilmiş, bu kişiler bakımından yürütülen 2025/248683 numaralı dosyada 2025/10715 iddianame numarasıyla iddianame düzenlenerek 40.Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve kovuşturma aşamasına geçilmiştir. Buna karşın tarafım tefrik edilen dosya kapsamına dahil edilmemiş, hakkımda herhangi bir iddianame düzenlenmemiş ve soruşturma halen ana dosya üzerinden sürdürülmektedir.” dedi.
CEZAEVİ ÇIKIŞINDA YENİDEN GÖZALTINA ALINDI
Hakkında adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı verildiğini ve tekrar çıkarılan yakalama kararının da kendisine bildirilmediğini vurgulayan Gülin, ceza infaz kurumundan çıkışı sırasında tekrar gözaltına alındığı söyledi. Mektubunda iki ayrı sulh ceza hakimliğinin birbirine zıt karar vermesini eleştiren Gülin, “Bu durum açıkçası tarafımda ‘adalet’ kelimesinin sadece mahkeme duvarlarında hakimlerin arkasında duran tabeladan ibaret olduğu hissi uyandırmaktadır” ifadelerini kullandı.
“UNUTULDUK EY HALKIM!”
İBB Davasında yargılananları koğuşta takip etmek zorunda kaldıklarını vurgulayan Gülin, “Unutulduk ey halkım! Bizleri cezaevinde unuttular. Ne yargılıyorlar ne de tahliye ediyorlar… Bizleri hatırlatın ey halkım! Bizlere yardımcı olabilecek, sesimizi duyuracak, sessiz çığlıklarımızı Kaf Dağı’nın ardına taşıyacak olan sizlersiniz. Bu konuda sizlere olan güvenim sonsuz… Lütfen sesimiz olun” diye seslendi.
“EŞİM TEK BAŞINA YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR”
Eşi kanser tanısıyla tedavi olduğu sırada tutuklanan Gülin, mektubunda ailesine duyduğu özlemi dile getirerek “Tüm bu feryat ve serzenişimi ülkesini seven bir bürokrat olmamın yanı sıra Çeşme’de tek başına yaşam mücadelesi veren bir kadının eşi ve iki küçük kız çocuğunun babasının feryadı ve serzenişi olarak kabul edin lütfen. Her açık görüş sonrası kokularını içime çektiğim kızlarımın bir ay boyunca kokularını unutmamak için çabalamaktan yoruldum artık. Lütfen sesimiz olun ve çığlığımızı sizler duyurun. Saygılarımla…” ifadeleriyle noktaladı.




