reklam
reklam
DOLAR44,5671% 0.11
EURO52,2748% 0.52
STERLIN60,0489% 0.53
FRANG56,4069% 0.26
ALTIN6.836,67% 1,19
BITCOIN71.869,290.861
reklam

İzmir'deki karakol saldırısının 17 yaşındaki sanığı: DEAŞ ideolojisini beğeniyorum!

Yayınlanma Tarihi : Google News
İzmir'deki karakol saldırısının 17 yaşındaki sanığı: DEAŞ ideolojisini beğeniyorum!
reklam

İzmir'deki Karakol Saldırısı Davası Başladı

İzmir Balçova’da 3 polisin hayatını kaybettiği saldırının sanığı 17 yaşındaki E.B. ile anne ve babasının yargılamalarına başlandı. Sanık suçlamaları kabul ederken, “Müslümanlara operasyon yapıldığı için saldırdım. DAEŞ ideolojisini beğeniyorum ama üye değilim. Kimseden talimat almadım” diye konuştu. Failin tutuklu yargılanan babası ise çocuğunun davranışlarıyla ilgili öğretmenlerinin kendisini daha önce uyardığını anlattı. Mahkeme, sanığın akıl sağlığının değerlendirilmesi için Adli Tıp raporu istedi.

ANNE VE BABA DA YARGILANIYOR

İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu çocuk E.B, tutuklu sanık olan babası N.B. ve tutuksuz sanık olan annesi A.B; saldırıda yaralanan polislerin de arasında bulunduğu müştekiler ile taraf avukatları katıldı. “Terör örgütü üyesi olmak”, “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme” suçundan yargılanan E.B. savunmasında, şu ifadeleri kullandı:

“DEAŞ İDEOLOJİSİNİ BEĞENİYORUM”

“Suçlamaları kabul ediyorum. Yaşımdan kaynaklı pişmanlık duyuyorum. DEAŞ'la bağlantım yok ama seviyorum. Faaliyetleri internetten izliyordum. Ebubekir El-Bağdadi videolarını izliyordum. Eylemi yapmamın sebebi, El Bağdadi'nin paylaşımını gördüm, ‘Türkiye'ye saldırın’ diyordu, o yüzden yaptım. DEAŞ ideolojisini beğeniyorum, DEAŞ'la hiç bağlantım yok. Bana talimat veren olmadı.

“BOMBA YAPMAYI BİLİYORUM”

Fuara ve barlara saldırmayı düşündüm. Karakola saldırdım. Müslümanlara operasyon yapıldığı için karakola saldırdım. Saldırmamın nedeni en yakın karakol olmasıydı ve devletin karakoluydu, o yüzden saldırdım. Annem ve babamın bu düşüncelerimden haberi yoktu ama arkadaşlarımın vardı. Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Evde yarı otomatik av tüfeği, havalı tabanca ve av tüfeği vardı. Silahlar hoşuma gidiyordu. Dört tane bıçağım vardı, ailem bıçak aldığımı biliyordu. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım, aklımda bir şeyler vardı, yapacağıma dair yaz aylarında karar vermiştim. Bomba yapmayı biliyorum ve yaptım; bunu düşünerek ve bu olayda kullanmak için öğrendim. Fuar ve barlara saldırmayı düşünüyordum ama keşif yapmadım. Bunu yapacağımı kimseye söylemedim. Gece bir şeyler yapmayı düşünüyordum, uyuyakaldım.

“ZATEN AİLEM DE KAFİR!”

Mermileri ağustos ayında çantaya koydum. Sonra sabah uyandım, çantamı aldım, dışarı çıktım. Sonra saldırmaya başladım. Elinde silah olmayan kimseye ateş etmedim. Olay günü sosyal medyada paylaştığım metni düzenlemek için çok uğraştım ve sonra paylaştım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum. Olayın olduğu günü özel olarak seçmedim. Sadece okulların açıldığı gün yapabilirdim. Kimseden talimat almadım. Bu yaptığım sosyal medya paylaşımlarını ağustos ayında hazırladım. Ailemin bilgisi de yoktu, yönlendirmesi yoktu, zaten ailem de kafir.”

“TERÖRİST DÜŞÜNCEDE OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

Baba N.B. oğlunun öğretmenlerinin kendisini okula çağırarak E.B.’nin radikal fikirleri olduğunu söylediklerini belirterek, “Ben anayasal düzene karşı değilim. Ben böyle bir şey yapacağını bilsem canıma da mal olsa yaptırmazdım. DEAŞ en nefret ettiğim örgüt. Oğlum namaz kılardı ama terörist düşüncede olduğunu bilmiyordum.

“TÜFEK FİŞEKLERİNİ DARBE ZAMANI ALDIM”

Öğretmenleri beni okula çağırdı, bana oğlumun radikal olduğunu söyledi, ben de farkında olduğumu söyledim. Ben Atatürk'ü sevmiyorum ama nefretim, kinim yok; bunları ben öğretmenine söyledim. Oğluma silah kullanmayı ben öğrettim diyemem. Oğlum astım hastasıydı, ben onu ava götürüyordum, ormanda kuş avlıyorduk. İnternette oyun oynarken gördüğü silahları istiyordu, ben de alıyordum. Evde tüfek fişeklerini darbe zamanı aldım, ben alabildiğim kadarıyla aldım yine darbe olma ihtimaliyle. En son bu yaz kurşun aldım. Oğlum istemişti, ben de giderken aldım. Ülkede darbe ihtimali her zaman var, ben milliyetçi bir kişiyim. Boncuk atan tabancayı eşime almıştım; sabahları işe giderken korkuyordu, bu yüzden gerçeğe benziyor diye yanında bulunduruyordu. Oğlum benden sürekli savaş malzemeleri istiyordu. Oğlum aslında çok milliyetçi bir çocuktu. Oğlum uçaksavar ve benzer silahlar istedi.”

“HİÇ ŞÜPHELENMEDİK!”

Hiç bilmediği olaylar karşısında savunma yaptığını ve ni diyeceğini bilemediğini belirten anne A.B. ise, “Benim masum çocuğumun bunu yaptığına inanamıyorum. Oğlumun radikalleştiği konusunda hiç şüphem, bilgim olmadı. Oğlumu DEAŞ videoları izlerken gördüm ve ona kızdım, uyardım. Evime hiçbir zaman silah girmesini istemedim. Oğlum evde kar maskesi takardı, özel harekatlara çok özenirdi. Oğluma silah kullanmayı babası öğretti. Oğlum 'ben askerim' edasında takılıyordu. Oğlumdan şüphelendiğimiz hiçbir şey olmadı, o yüzden polise bildirmedik. DEAŞ kavramlarını hiç bilmem. Olay günü oğlumun elinde silah gördüm, bırakmasını söyledim, işe gittim” diye konuştu.

DAVA 28 TEMMUZ’A ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, E.B. ve N.B'nin tutukluluk hallerinin devamına, A.B'nin tutuklanması talebinin reddine, saldırgan E.B'nin akıl sağlığının yerinde olup olmadığı için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar verdi ve davayı 28 Temmuz’a erteledi.

NE OLMUŞTU?

8 Eylül 2025’te Balçova'daki Salih İşgören Polis Merkezi’ne 17 yaşındaki E.B. tarafından düzenlenen saldırıda 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ hayatını kaybetmiş, 2 kişi yaralanmıştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca saldırıya ilişkin hazırlanan iddianamede E.B'nin IŞİD üyesi olduğu ifade edilmişti. E.B. “terör örgütü üyesi olmak” ve “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ile “3 kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle terör amacıyla kasten öldürme” suçlarından yargılanıyor. Başsavcılık, saldırıya ilişkin bazı şüpheliler hakkındaki dosyayı ayırmıştı.

reklam

YORUM YAP