

Binlerce insanın hayatına mal olan savaşlar, İsrail’in elini her seferinde daha da güçlendirir ve Filistin’in özgür varlığını zora sokarken, milyonlarca mülteci de Orta Doğu demografisinde dönülmez izler bırakacak değişiklikleri beraberinde getirdi. Bugün İsrail, yasa dışı yerleşimciler vasıtasıyla bu mültecilerin boşalttığı alanları gasp ederek topraklarını oburca genişletmeyi sürdürüyor. {siteDomain} okurları için bugünün Orta Doğu’suna ve İsrail’in önlenemez genişlemesinin tarihine, Arap-İsrail savaşları ekseninde daha yakından bakıyoruz.

Arap-İsrail Savaşı – 1948
19. yüzyıl boyunca siyasi arenada meşruiyet kovalayan Siyonizm, vaat edilmiş topraklarda bir Yahudi Devleti kurulması amacına ulaştığında tarih 14 Mayıs 1948’di. Saat 16.00’da ilan edilen İsrail Devleti’nin kuruluşu, Arap toplumu tarafından “Nakbah” yani felaket olarak anılageldi. Kuruluş ilanıyla başlayan savaşın hemen her cephesinde İsrail kuvvetleri üstünlük kurdu. İsrail’i işgale girişen Ürdün, Mısır, Lübnan, Irak ve Suriye orduları ise başarısız oldu. 1948 anlaşmasıyla Yahudilere ayrılan toprakların yanı sıra Filistin toprakları olarak öngörülen bölgeler de işgal edildi. Savaşın en dramatik anı, Irgun ve Lehi militanlarının, 9 Nisan'da Kudüs yakınlarındaki Deir Yasin köyünde çok sayıda Filistinli'yi katledişiydi. Katliam haberi, yüz binlerce Filistinli’nin Lübnan ve Mısır’a kaçmasına neden oldu. Savaşın sonunda Mısır, Gazze Şeridi'ni elinde tutarken, Ürdün de Kudüs çevresindeki toprakları ve Batı Şeria’yı ilhak etti.

6 Gün Savaşı – 1967
5 Haziran 1967’de başlayan 6 Gün Savaşları, adından da anlaşılacağı üzere kısa bir sürede sonuçlandı. Arap komşularının geçen zaman içinde özgüven kazanmış birleşik orduları, İsrail karşısında savaş tarihinin en ağır yenilgilerinden birini aldı. Mısır’ın çok güvenilen hava kuvvetlerinin savaşın ilk günü yok edildiği savaşın sonunda İsrail, Mısır'dan Gazze ve Sina Yarımadası'nı, Suriye'den de Golan Tepeleri'ni aldı. Ürdün ise 1948’de ilhak ettiği Batı Şeria ile Doğu Kudüs'ü terk etmek zorunda kaldı. Böylelikle İsrail, topraklarını iki katına çıkardı. Savaşta 500 bin Filistinli’nin mülteci haline geldiğini açıklayan Birleşmiş Milletler, aldığı 242 sayılı kararla İsrail’in kazanımlarını reddetti ve ele geçirdiği yerlerden çekilmesini istedi.

Yom Kippur Savaşı – 1973
1967’de ağır bir mağlubiyet alan ve uluslararası alanda önemli ölçüde prestij yitiren Mısır ile Suriye, Yahudilerin en önemli dini bayramı olan Yom Kippur / Kefaret Günü’nde İsrail’e saldırdı. Savaşın başlarında Golan Tepeleri’nde bazı başarılar kazanan birleşik Arap güçleri, üç haftanın sonunda bir kez daha mağlup oldu. Çatışmaların sonunda İsrail kuvvetleri bazı bölgelerde 1967 sınırlarını biraz daha genişletmeyi başardı. Mısır Süveyş Bölgesi’ni geri alarak göreli bir kazanç elde ettiyse de ABD, Sovyetler Birliği ve BM’nin müdahalesiyle biten savaşta Mısır ve Suriye toplam 8 bin 500, İsrail ise 6 bin kayıp verdi.




