

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meslek Fabrikası binasının tahliye girişimine karşı başlattığı direniş 10. gününde devam ediyor. Alandaki nöbete katılan CHP İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, Vakıflar'ın uyguladığı hukuksuzluğa sonuna kadar direnecekleri mesajını verdi.
“NEYİ KAÇIRIYORSUN YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ?”
Binaya ilişkin hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatan Nalbantoğlu, şunları söyledi:
“CHP örgütü, hukuka uygun olmayan yapılan her şeye tepki gösterdikleri gibi hiçbir hukuki temeli olmayan, hiçbir hukuki altyapısı olmayan ve tamamen hukuksuz bir şekilde gasp edilen, gasp etme çabasına da tabii ki tepki koyuyorlar. İşin içeriği kadar, işin muhteviyatı kadar, hukuksuzluğu kadar kötü olan bir şey var ki acaba böyle bir işten sonuç alma konusunda beklentiniz nedir meselesi… Maalesef o kadar kötü gidiyor ki her şey ve her şey o kadar hukuksuz, o kadar keyfi bir yönetimle yürüyor ki bu işten de bir sonuç alınabileceğini düşünmüyorum. Bu konuyla ilgili olarak devam eden 3-4 tane mahkeme vardı. En azından bir mahkeme bitsin kardeşim! O zaman yine bunu hukuksuz olarak değerlendiririz, doğru olmadığını değerlendiririz, karşı çıkarız, yanlış yaptınız deriz. Ama daha mahkeme devam ediyor. Mahkeme sürüyor. Neyin acelesi? Neyi kaçırıyorsun yangından mal kaçırır gibi.”
“SEN HANGİ SAİKLE KAPATIYORSUN?”
Nalbantoğlu, Meslek Fabrikası’nın kamu yararına faaliyet gösterdiğinin altını çizerek, “Burada hukuksuzluk bir yanda duruyor. Bir de bu Meslek Fabrikası’nın, İzmir’de çok özel bir durumu var. Gençlerin umudu, bir sürü gencin çalıştığı, meslek sahibi olduğu, hayata atılmasını sağlayan, meslek ve beceri kazandıran bir yer. Sen hangi saikle kapatıyorsun? Bu konuda seni motive eden şey ne kardeşim? Gazetede hukuk fakültesi yapılacağı yazıldı. Eğer Türkiye’deki hukuksuzluğa çare olacaksa bu hukuk fakültesi, Türkiye’deki hukuksuzluğu ortadan kaldırmaya çare olacaksa hemen burası hukuk fakültesi olsun. Ama her yer hukuk fakültesi, her yer hukuk fakültesi mezunu, her yer işsiz hukuk fakültesi mezunuyla dolu. Yani bir yenisini daha ekleyerek, hem de hukuksuz bir şekilde bu işleri yapmak” dedi.
“BAŞKA DOĞRU BİR YOL YOK”
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün binanın nasıl kullanılacağına ilişkin net planının olmamasını da eleştiren Nalbantoğlu, ‘mücadeleye devam’ mesajı verdi ve şu ifadeleri kullandı:
“Ne yapacaklarına da karar vermemişler. Herhangi bir konuda dosdoğru planları, programları olmadığı gibi bu konuda da bir plan program yok. Ama bir tek plan var. CHP’li belediyelerden işe yarayabilecek, iş üretebilecek, yönetmek zorunda olduğu bölgeye katkı sağlayabilecek her şeyi ellerinden almak gibi bir anlayış var. Bunun ortak paydası herhalde Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Silkeleyin’ sözü. Yani silkelemenin şöyle bir yönü de var; Meslek Fabrikası’nı kapatmak, elinden almak. Borçları bahane edip bütün paraları kesmek, yeni yatırımlar yapmasını engellemek gibi bir yönü var. İzmir Büyükşehir Belediyemizin hissesine bu aşamada bu düştü. Ama buna direneceğiz, başka çaremiz yok. Başka doğru bir yol yok. Buna direneceğiz hep beraber. Bu işin yanlışlığını dilimiz döndüğünce, aklımız yettiğince anlatmaya çalışacağız. Başka çaremiz yok.
“SONUNA KADAR BU HUKUKSUZLUĞA KARŞI DURACAĞIZ”
Direnmek ve mücadele etmek için ‘Bu iş oldu, bittik, öldük’ demek yok. Sayın Kocaoğlu’nun söylediği şey, elimizdekini vermeyeceğimizi, vermemek konusunda kararlı olduğumuzu göstermek anlamında çok önemli bir simge. Mücadele her şekilde devam edecek. Sonuna kadar bu hukuksuz uygulamaya karşı duracağız, elimizden ne geliyorsa yapacağız. Aslında doğru olan şey şu: Hukukun olmadığı bir yerde bizim kafamız öyle çalışmıyor. Biz ‘Burada ne oluyor, nasıl çözülür?’ diye düşünürken onlarınki öyle çalışmıyor. Daha yargı kararı UYAP’a yüklenmeden sabah saat 04.00’te burayı basmak bizim aklımıza gelmez. Dolayısıyla bu hukuksuzluk karşısında direneceğiz, teslim olmayacağız.”



