

İzmir’in Karaburun ilçesine bağlı Mordoğan Mahallesi’nde bazı parselleri kapsayan imar planı değişiklikleri yeniden gündeme geldi.
Karaburun Sivil İnisiyatif, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarılan planlara itiraz etti.
İnisiyatif tarafından yapılan açıklamada söz konusu plan değişikliklerinin koruma öncelikli planlama anlayışıyla uyumlu olmadığı, üst ölçekli plan kararlarıyla çeliştiği ve bölgenin ekolojik dengesinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceği ifade edildi.
Ayrıca, Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin biyolojik çeşitliliğinin tehlikeye girdiği de vurgulandı.
Açıklamada ayrıca 29 hektarlık alanı kapsayan plan değişikliğiyle tarım alanlarının turizm kullanımına açıldığı belirtildi.
Karaburun Sivil İnisiyatif, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin plan değişikliğine olumsuz görüş verdiğini hatırlatarak, buna karşın verilen olumlu görüşler karşısında kaygı duyduklarını ifade etti.

Açıklama şöyle:
“..Mordoğan Mahallesi 510 ada 6,7,8, parseller ile 512 ada 1 parsel 1/25 000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Açıklama Raporu ile ilgili farklı disiplinlerden uzman görüşleri alınarak hazırlanan değerlendirme ve itiraz raporumuz ilgili birimlerle süresi içinde paylaşılmıştır. Söz konusu nazım imar planı değişikliği ve imar planı kararlarının; koruma öncelikli planlama yaklaşımı ile uyumlu olmadığı, üst ölçekli plan kararları ile çeliştiği, bölgenin ekolojik dengesi, biyolojik çeşitliliği, kültürel mirası ve kırsal karakteri üzerinde geri dönüşü olmayan olumsuz etkiler yaratma potansiyeli taşıdığı ortadadır. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesinin biyoçeşitliliği ‘koruma’ vizyonundan uzak kararlarla tehlikeye atılmaktadır. Başta uluslararası anlaşmalarla korunan kuş türleri olmak üzere Yarımada’daki flora ve fauna risk altındadır. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi karasal yönetim planı yapılmadan ekolojik ve kültürel değerlerin bir arada bulunduğu bu alanda turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilmesine yönelik yapılan nazım imar plan değişikliği ve imar planı kararları koruma vizyonu ile çelişmekte ve kamu zararı oluşturma potansiyelindedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, plan değişikliği talebini kurum görüşü olarak “olumsuz” olarak değerlendirmiş olması ne kadar önemli ise de Yarımada ve bütünlüğünden kopuk olarak, birkaç parsel özelinde ve parçacıl olarak plan değişikliği yapılmasına Karaburun Belediyesi’nin kurum görüşü olarak “agro ve ekoturizm için olumlu” görüş vermesi de o kadar kaygı vericidir. Mordoğan Plan kararları ile eko/agro turizm ilkeleri nasıl uyum sağlayacaktır? Özetle, İzmir – Karaburun – Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi Mordoğan Mahallesi 510 ada 6,7,8, parseller ile 512 ada 1 parsel 1/25 000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı iptal edilmelidir…” denildi.

DEĞERLENDİRME RAPORUNDA ÖZETLE;
1) Planda, önerilen yoğun kullanım kararları ile habitat bütünlüğünün bozulması, flora ve fauna üzerinde baskı oluşturması kaçınılmazdır. Diğer yandan, üst ölçekli plan kararında planlamaya konu parseller tarım, 1 ve 3 Derece Doğal Sit Alanı, 3. Derece Arkeolojik Sit Alanı, Dere, ENH ve Tampon Zon alanı kullanımlarını içermektedir. Plan değişikliğine konu olan alan, daha önceki çalışmalarda “Hassas B Zonu” olarak tanımlanmışken, daha sonra bu statü değiştirilmiş ve “Tampon Bölge” olarak tanımlanmıştır. Planda bu değişikliğin gerekçesi ise açıklanmamıştır. Çünkü alanın doğal değerleri zaman içinde değişmemiştir. Söz konusu plan değişikliğinin alanın bütününü kapsayan karasal biyolojik çeşitlilik çalışmasından bağımsız olarak, yalnızca planlamaya konu parseller için hazırlanan bir rapora dayanılarak yapılmış olması parçacıl bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu durum, üst ölçekli plan kararlarının yönlendiriciliğini zayıflatmakta ve alanın bütüncül olarak korunmasına yönelik yaklaşımlarla çelişmektedir. Diğer yandan, plan raporunda da belirtildiği üzere, Karaburun–Ildır Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde belirlenen Tampon Zonlar, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanım ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi gereken alanlar olup, Tampon Zonlarda yürütülecek turizm faaliyetlerinin kırsal yaşam ile birlikte sürdürülebileceği ve doğa temelli aktivitelerin destekleneceği ifade edilmektedir. Ancak plan kapsamında önerilen tatil köyü, otel ve günü birlik tesis kullanımları, yapılaşma yoğunluğu ve kullanım biçimi açısından değerlendirildiğinde bu ilke ile örtüşmemektedir. Önerilen kullanım kararlarının bu çerçevede Karaburun Belediyesinin ilgili alanda uygulanmasına yönelik olumlu olarak görüş verdiği ‘agroturizm veya ekoturizm’ ilkeleriyle de nasıl uyum sağlayacağına dair somut ve bağlayıcı bir tanımlama yapılmamıştır. Büyük ölçekli konaklama tesisleri ve yoğun kullanım kararları yerel üretim, kırsal yaşam ve doğal çevre ile bütünleşen alternatif turizm modellerinden ziyade kitlesel turizm anlayışını işaret etmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, plan değişikliği talebini olumsuz olarak değerlendirmiş olması çok önemlidir. İBŞB tarafından, Plan değişikliği yapılan parsellerde, ”Ticaret-Turizm-Konut Alanı” talebinin, üst ölçekli planların plan kararlarına, plan bütünlüğüne ve plan uygulama hükümlerine aykırı olduğu görüşü bildirilmiştir.

2) Mordoğan Mahallesi ilgili parselleri için yapılan planlar; Tarım alanı kullanım kararı bulunan alanlar turizm alanı kullanım kararı ile düzenlenmiştir. Turizm alanı içerisinde, uygulama imar planı ölçeğinde tatil köyü-otel kullanım kararları getirilecektir. Nazım imar planı değişikliğine konu alan yaklaşık 29 ha büyüklüğündedir.
3) Askıya çıkarılan planlarda söz konusu parsellerin büyük bölümü “Tarım Alanı” olarak tanımlanmıştır. Alanın içinde dere yatakları mevcuttur. Son yıllarda yaşamakta olduğumuz aşırı yağışlarla birlikte, sel ve taşkın riski, bu alan için de geçerlidir. Alanın güneydoğusundaki sazlık-bataklık alanın varlığının ve bu doğal ekosistemin kesinlikle korunması gerekir. ÖÇKB ilan edilmiş bir coğrafyada, var olan bitki örtüsüne ve zeytinlik alanları yapılaşmaya açmak, büyük sakıncalar içermektedir. Var olan makilik ve zeytinlik alanlar doğal karbon yutak alanlarıdır, şiddetli yağış ve sellerde erozyonu ve heyelanı önleyecek doğal bariyerlerdir. Bu bitki örtüsünün yapılaşma amacıyla yok edilmesi, kazınması hem karbon döngüsünü, hem doğal iklimlendirme süreçlerini çok olumsuz etkileyecek, hem de doğal afet riskini artıracaktır.
4) Planlama sahası Afad 2018 Yılı Deprem Tehlike Haritasında “Yüksek Tehlikeli Deprem Bölgesi” içerisinde yer almaktadır.”
5) Planlama alanı orman alanları ile çevrilidir. Son yıllarda artış gösteren orman yangınları dikkate alındığında, insan faaliyetlerini ve kullanım yoğunluğunu artıracak turizm fonksiyonlarının bu alanlarda önerilmesi, yangın riskini artıracak bir unsurdur. Bu durum, yalnızca planlama alanını değil, çevresindeki geniş ekosistemi tehdit edecek sonuçlar doğurabilecektir.
6) Alanın bir bölümünün 1 ve 3. derece doğal sit, bir bölümünün ise 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer alması nedeniyle, jeoradar ölçümleri ve gerekli arkeolojik kazılar gerçekleştirilmeden alanın imara açılması uygun değildir. İmara açılması planlanan parseller, Roma Dönemine ait bir arkeolojik alanı tahrip edecek olup yakın çevredeki arkeolojik buluntularla birlikte düşünüldüğünde henüz yeteri kadar araştırılmamış bir tarihin tahribata açılması riski söz konusudur. Mordoğan’ın bu bölümünde prehistorik dönemlerden Osmanlı Döneminin sonuna kadar yoğun iskan ve kullanım vardır. Bu tarihi peyzaj ve kalıntılar planlanan çalışmalar ile tehdit altına girmektedir.
7) Karaburun-Ildır Körfezi ÖÇK Bölgesi Karasal Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Çalışması Projesi’nde 2020/2022 aralığında memeli türlerinin varlığının araştırılması amacıyla proje sürecinde önemli bir kayıt olarak alanın memeli faunasına eklenen Su Samuru (Lutra lutra) bölgenin korunma öncelikli hedef türlerinden biridir. Proje sahası, Su Samurunun yaşam alanıdır.
8) Proje sahası ornitolojik açıdan Yarımada için en kritik birkaç yerden birinin üzerindedir. Proje sahası hem yüksek olasılıklı üreme sahası hem de olasılıklı üreme sahası olarak kayıt altına alınmıştır ve alan tür zenginliği açısından da Yarımada’nın en güçlü birkaç bölgesinden biridir. Proje sahası Yılan Kartalı (Circaetusgallicus) ve Şahin (Buteobuteo) gibi ekosistem için iki önemli yırtıcı kuşun yaşama ve üreme alanı olarak kullandığı bölgede yer almaktadır. Proje sahası, pek çok kuşun üreme alanıdır. Böylesi hassas bir öneme sahip bir kuş üreme sahasında yapılması planlanan yatırımının başta inşaat sırasında yaratacağı etkiyle pek çok kuşu kaçıracağı, yatırımın tamamlanmasıyla da bölgede üreyen türler için uygun ekosistemi baştan aşağı değiştirerek tahrip edeceği ve yaşam alanı bırakmayacağı ortadadır.



