

BirGün Gazetesi’nin tutuklu muhabiri İsmail Arı Sincan Cezaevi'nden yazdığı mektupta, tutukluluk incelemesi adı verilen rutin uygulamada yaşadıklarını anlattı. BirGün'ün haberine göre, Sincan Cezaevi’nden SEGBİS ile yani kamera sistemiyle Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği’ne bağlandığını anlatan Arı, “Bu hukuksuzluğa ortak olmayın” dediği hakimin, savcının kararına uyarak tutukluluğun devamı yönünde görüş bildirdiğini yazdı.
TUTUKLULUĞUMUN TEK NEDENİ GAZETECİLİK!
Gazeteci İsmail Arı, mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Her yazımda ısrarla hatırlatacağım! Bayram ziyaretine gittiğim akrabamın evinde gözaltına alınıp yine bayram günü cezaevine atıldım. Yatarı olmayan bir suç isnadı ile tutuklanmamın tek nedeni ise bu ülkede gazetecilik yapmamdı. Hepsi gerçek olan haberlerime “halkı yanıltıcı bilgi” dediler. Bunu, benim gazetecilik yapmamı engellemek için yaptılar!
“28 GÜNDE BİR YAPILAN RUTİN UYGULAMA”
Tutukluluğumun 29’uncu günü olan 20 Nisan Pazartesi günü, tutulduğum Sincan Cezaevi’nden SEGBİS ile yani kamera sistemiyle Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği’ne bağlandım. Bu, “tutukluluk incelemesi” adı altında ortalama 28 günde bir yapılan rutin bir uygulama. Yaklaşık 15 dakika kamera karşısında bekledikten sonra hâkim cübbesini giyip yerine oturdu. “Diyeceğin var mı?” diye sordu. “Evet, var,” dedim ve şunları söyledim:
“SUÇUN UNSURLARI OLUŞMADI”
“Gördüğüm kadarıyla kıdemli bir yargı mensubusunuz. Beni tutuklattıran savcı ile tutuklayan sulh ceza hâkiminin hukuksuz bir karara imza attığını vurgulamak istiyorum. Bir aydır cezaevinde olmama neden olan suç iddiasının yatarı yok, bunu en iyi siz biliyorsunuz. Kaldı ki bu suçun unsurları da oluşmuş değil, bunu da en iyi siz biliyorsunuz. Bu suç iddiasının gerçekleşmesi için neredeyse 6-7 Eylül olayları gibi veya Madımak Katliamı gibi bir olayın yaşanması, halkın korku ve endişe içinde paniğe kapılarak sokaklara inmesi gerekiyor. Benim tamamı gerçek olan haberlerimin hangisinde böyle bir olay yaşandı?
“BU HUKUKSUZLUĞA ORTAK OLMAYIN”
Kaldı ki ne delil karartma ne de kaçma şüphem var. Kaçmak istesem kaçardım. Defalarca yurtdışına gittim, geri dönmezdim. Ancak benim bu ülkede gazetecilik yapmak gibi bir derdim var. Burada hayatımdan bir ay çalındı. Sizin bu hukuksuzluğa ortak olmamanızı talep ediyorum. Yatarı olmayan bir suç iddiası ile beni cezaevinde tutmaya devam mı edeceksiniz? Vereceğiniz karar ile basın tarihine geçeceksiniz. Bu hukuksuzluğa ortak olmayın.”
“BENİM SESİM DUVARLARI AŞACAK”
Bu sözlerim karşısında sulh ceza hâkimi, “Evet, kıdemli bir yargı mensubuyum. Savcı tutukluluğunun devamını talep etmiş. Ben de bu yönde, yani tutukluluğunun devamına karar veriyorum” dedi. İşte bağımsız ve tarafsız yargı! Sadece gazetecilik yaptığım için cezaevindeyim. Tek suçum bu! Ancak benim sesim duvarları aşacak. Ben gazeteciyim!”



