reklam
reklam
DOLAR43,8481% 0.2
EURO51,6467% 0.06
STERLIN59,1532% 0.21
FRANG56,4849% 0.06
ALTIN7.076,08% 0,55
BITCOIN67.505,831.233
reklam

Bahar Geliyor, Turistler Hazırlanıyor: İzmir'in Görünmeyen 5 Kuralı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bahar Geliyor, Turistler Hazırlanıyor: İzmir'in Görünmeyen 5 Kuralı
reklam

Mart ayı kapıda. Hava yavaş yavaş ısınırken, körfezin üzerindeki gri kış görünümü de yerini daha açık tonlara bırakıyor. Şehrin ruhu değişmekte; çok geçmeden hafta sonu kaçamakları, bahar turları ve “Biraz deniz havası alalım” diyen ziyaretçilerle sokaklar, meydanlar ve sahiller dolup taşacak.

Ancak bu güzel şehre adım atmadan önce dikkat etmeniz gereken bazı görünmez kurallar var. İzmir’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmemiş, hiçbir resmi kayıtta yer almayan ama yerel halk tarafından benimsenmiş bir yasası var. Bu kuralları çiğnerseniz, kimse cezalandırmaz; sadece sevimli İzmirli bakışları ile “dışarıdan” olduğunuzu anlayacaklardır.

İşte İzmir'e geleceklerin bilmesi gereken o 5 altın kural…

DİL VE DİPLOMASİ

Bu kuralı neredeyse herkes biliyor ama olay sadece bir kelime seçiminde değil, kültürel bir sınırı belirlemekte. Tarihi bir fırına girdiğinizde “İki simit alabilir miyim?” dediğinizde, fırıncı hafifçe kaşlarını kaldırıp “İki gevrek veriyorum” diye cevap verecektir. İtiraz etmeyin, sadece gülümseyin. O gevreği alın ve susamlarıyla keyifle yiyin. “Çekirdek” kelimesini “çiğdem” olarak anmamaksa giriş seviyesindendir.

ŞEHRİN ASIL SAHİPLERİ: DÖRT AYAKLILAR

Alsancak, Karşıyaka, Kemeraltı veya Tarihi Asansör çevresinde yürürken, güneşin tadını çıkaran bir köpek veya kedi görürseniz, etrafından dolanın. Bu şehirde sokak hayvanları sadece “hayvan” değil; mahallenin vazgeçilmez sakinleri, esnafın dostları ve sokağın belleği. Gittiğiniz kafede bir kedi eğer oturuyorsa, yeni bir sandalye bulmanız gerekecektir.

TEK PUSULA: DENİZİ ARKANA AL

İzmir’de yön bulmak, harita uygulamalarından ziyade sezgisel bir process'tir. “Kuzey nerededir?” ya da “Üçüncü sokaktan sağa mı dönüyoruz?” gibi standart metropol tarifleri burada pek işe yaramaz. Birine yol sorduğunuzda alacağınız ilk öneri hep aynıdır: “Önce denizi arkanıza al…”

KORDON’DA YAŞAM: MİDYECİ, ÇİĞDEMCİ

Kordon, sadece bir sahil şeridi değil, şehrin büyük açık hava alanıdır. Ancak o yeşil çimlere rastgele oturamazsınız. Güneşin batış açısına ve “altın saat” olarak bilinen en fotojenik zamana dikkat etmelisiniz. Yanınızdan geçen çiğdemci veya midyeciyle göz teması kurmadan geçemezsiniz. Kordon’da yerleştiğiniz an, İzmir’in huzurlu ortamında zaman durur.

HAVALARA KANMAYIN, İZMİR'İN GÜNEŞİ İKİZLER BURCUDUR UNUTMAYIN

Özellikle mart ayında İzmir'in güneşi aldatıcıdır. Gündüz sıcak bir tişörtle dolaşırken, akşam serin rüzgarın etkisi altında kalabilirsiniz. Bu nedenle, otelden çıkarken “Hava çok sıcak, bir şey almayayım” düşüncesine kapılmayın. Yanınızda ince bir ceket ya da hırka bulundurmalısınız. O ceket gündüzleri kolda, akşamları ise omuzda taşınır. Bahar döneminde İzmir’de rahat etmek için kat kat giyinmek ve günün gidişatına göre uyum sağlamak önemlidir. Unutmayın; renkli şemsiyelerinizi de yanınızdan ayırmayın.

reklam

YORUM YAP