reklam
reklam
DOLAR43,9493% 0.12
EURO51,9846% 0.09
STERLIN59,3099% -0.15
FRANG57,1689% 0.78
ALTIN7.435,91% 1,41
BITCOIN64.108,56-3.986
reklam

BAYETAV'dan Dikkat Çeken Araştırma: İzmirlilerin Yüzde 55'i Kendini Dindar Olarak Tanımlıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
BAYETAV'dan Dikkat Çeken Araştırma: İzmirlilerin Yüzde 55'i Kendini Dindar Olarak Tanımlıyor
reklam

Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) tarafından yayınlanan İzmir Barometresi 2026 Kış Raporu çarpıcı sonuçlar sunuyor.

Bilgisayar destekli telefon anketi kullanılarak, İzmir'in demografik yapısını yansıtacak bir örneklemi yaş, cinsiyet ve eğitim değişkenleri dikkate alınarak oluşturulan araştırmada İzmirlilere dini kimlikleriyle ilgili kendilerini nasıl tanımladıkları soruldu.

Yüzde 55'lik Kesim Kendini Dindar Olarak Tanımlıyor

BAYETAV’ın İzmir Barometresi 2026 Kış Raporuna göre, İzmirlilerin yüzde 55’i kendini dindar, yüzde 31’i ne dindar ne de değil, yüzde 14’ü ise dindar değil olarak tanımlamaktadır. Bu veriler değerlendirildiğinde, İzmir'in seküler imajına rağmen kentte yaşayanların yarısından fazlasının kendini dindar olarak tanımladığı, aynı zamanda önemli bir kesimin dinî kimlik konusunda kendisini ara bir konumda bulduğu ifade edilmektedir.

En Yüksek Oran Cumhur İttifakı Seçmeninde

Araştırmada, siyasal tercihler arasındaki belirgin farklılıklara da dikkat çekildi. Barometre sonuçlarına göre; Cumhur İttifakı seçmeninin yüzde 74'ü kendini dindar olarak tanımlarken, bu oran CHP seçmeninde yüzde 41'e, Zafer Partisi seçmeninde ise yüzde 31'e düşmektedir. CHP seçmeninin yüzde 38'i, Zafer Partisi seçmeninin yüzde 50'si kendini ne dindar ne de değil olarak tanımlarken DEM Parti seçmeninin yüzde 61'inin kendini dindar olarak gördüğü ortaya çıkmıştır.

Dindar Kimliği Birinci Kimlik Benimseyenlerin Oranı Düşük

İzmir Barometresi 2026 Kış Raporu’nda, konuya ilişkin geçmiş veriler de anımsatılmaktadır. Geçmiş ve günümüz verilerinin birlikte değerlendirildiği raporda İzmirlilerin dini kimlik açısından kendilerini nasıl tanımladıklarına dair kapsamlı bir tablo sunulmuştur:

“İzmir Barometresinin farklı dönemlerinde dinî kimlik ve inanç pratiklerine dair sorular birlikte değerlendirildiğinde, burada dindarlığın çok katmanlı bir yapı sergilediği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, son barometrede elde ettiğimiz üç ayrı veriyi birlikte değerlendirmek önemlidir. İzmir’de kendini birinci kimlik olarak dindar/muhafazakar olarak tanımlayanların oranının yüzde 13,1 olduğu belirtilmiştir. Aynı başlıkta, İzmir’de en uzak bulunan kimliğin de yüzde 35,4 ile dindar/muhafazakar kimlik olduğunu ifade etmiştik. Son verimizde ise İzmirlilerin yüzde 55'inin kendini dindar olarak gördüğünü belirtmekteyiz. Burada dikkat çeken diğer bir unsur, kendini “çok dindar” olarak tanımlayanların oranının yalnızca yüzde 7’de kalmasıdır. Bu bulgular, şehrin dinî kimliği anlama ve yorumlama şeklindeki farklılıkları ortaya koymaktadır. İzmir’de kendini dindar olarak tanımlayan geniş bir kitle mevcutken, dindar/muhafazakâr kimliği birincil kimlik olarak benimseyen oranı oldukça düşüktür. Bu durumda, dindar/muhafazakâr kimlik şehirde en uzak kimlik olarak görülmektedir.

Bahar 2025'te sorulan “Dinî inancınız gündelik kararlarınızı ne ölçüde etkiliyor?” sorusuna katılımcıların yüzde 31'i “çok etkiliyor”, yüzde 34'ü “az etkiliyor” ve yüzde 35’i ise “hiç etkilemiyor” şeklinde yanıt vermiştir. Bu verileri birlikte değerlendirdiğimizde, dindarlığın İzmirliler için bireysel düzeyde işleyen, radikal uçlardan uzak, gündelik kararları fazla etkilemeyen ve siyasal alanla keskin bir mesafe olan bir olgu olduğunu göstermektedir.

reklam

YORUM YAP