reklam
reklam
DOLAR43,9648% 0.17
EURO51,9342% 0.05
STERLIN59,2121% -0.23
FRANG57,2243% 0.9
ALTIN7.400,87% 0,94
BITCOIN66.161,18-2.078
reklam

BTS'den Alsancak Limanı Tepkisi: Bunun Adı Bal Gibi Özelleştirme!

Yayınlanma Tarihi : Google News
BTS'den Alsancak Limanı Tepkisi: Bunun Adı Bal Gibi Özelleştirme!
reklam

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Alsancak Limanı'nın özelleştirilme teşebbüslerine karşı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, Alsancak Limanı'nın İzmir'in tarihi, emeği, kimliği ve Türkiye'nin dünyaya açılan önemli kapılarından biri olduğu vurgulandı. “İzmir'in kalbi olan Alsancak Limanı'nın Türkiye Varlık Fonu (TVF) aracılığıyla özel bir şirkete devredilmesi kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.

Yönetim Hakkı Albayrak Grubu'na!

Açıklamada, limanın yük yönetim hakkının Albayrak Grubu bünyesindeki Alport Şirketi'ne verileceği belirtildi. “Liman İşletme Müdürlüğü'ne yazılan bir yazıda, dört ay içerisinde teslimin yapılması gerektiği ve gerekli kolaylığın sağlanması talep edilmektedir. Sadece yönetim hizmetlerinin dışardan alınması gibi ifade edilse de Alport Şirketinin ticaret sicilindeki kuruluş amacına bakıldığında Alsancak Limanı ile ilgili her türlü tasarrufun söz konusu olduğu görülmektedir. Bunun adı bal gibi özelleştirmedir” denildi.

“Stratejik İntihar Olur”

BTS'nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“İzmir'in kalbi olan Alsancak Limanı'nın Türkiye Varlık Fonu (TVF) aracılığıyla özel bir şirkete devredilmesi kabul edilemez. Limanlar, bir ülkenin ekonomik egemenliğinin, dış ticaret gücünün ve stratejik güvenliğinin en temel unsurlarıdır. Uzun bir kıyı şeridine sahip bir ülkede limanların özelleştirilmesi, ekonomik bir hata olmanın ötesinde stratejik bir intihardır. Alsancak Limanı yalnızca bir ticaret tesisi değildir. İzmir'in tarihini, emeğini ve kimliğini temsil etmektedir.

“Bunun Adı Bal Gibi Özelleştirme”

Edinilen bilgilere göre, limanın yük yönetim hakkı Albayrak Grubu bünyesindeki Alport Şirketi'ne verilmektedir. Liman İşletme Müdürlüğü'ne yazılan bir yazıda, dört ay içerisinde teslimin yapılması gerektiği ve gerekli kolaylığın sağlanması talep edilmektedir. Yönetim hizmetlerinin dışardan alınması gibi görünsede, Alport Şirketinin ticaret sicilindeki kuruluş amacına bakıldığında Alsancak Limanı ile ilgili her türlü tasarrufun olduğu anlaşılmaktadır. Bunun adı bal gibi özelleştirmedir.

“Anlaşma Tamam, Kılıf Uyduruluyor”

Bir başka dikkat çekici durum ise TVF tarafından Alsancak Limanı'nın yönetimi için kurulan TVF İzmir Alsancak Limanı Yatırım ve Yönetim A.Ş.'nin ticaret sicil kaydının, Albayraklara ait Alport Alsancak Liman İşletmeciliği A.Ş.'nin tescil tarihinden önce olduğudur. Bu durum, önceden Albayraklarla anlaşıldığı ve bu amaçla bir şirket kurulduğunu göstermektedir. Sonrasında ise devri sağlamak amacıyla TVF tarafından bir şirket kurulmuştur. Yani önce satış konusunda uzlaşılmış, ardından kılıf uydurulmaya çalışılmıştır. Ancak bu durum görünür ki, kılıfa da sığmamıştır.

“Süreç Kamuoyundan Gizleniyor”

Devir sürecine ve sözleşmeye ilişkin bilgilerin ticari sır olarak belirtilip, limanı elinde bulunduran TCDD yönetiminden dahi gizlendiği kaydedilmektedir. Bu süreç neden kamuoyundan gizlenmektedir? Kamu malı bir şirkete devredilirken bunun kamuoyundan saklanması kabul edilemez. Devir hangi şartlarda yapılacaktır bir an önce kamuoyuna açıklanmalıdır.

“Kamu Yararı İspat Edilmeli”

Soruyoruz: Bu devir neden halktan gizlenmektedir? Devir hangi mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmiştir? Neden bu şirket tercih edilmiştir? Sözleşmede hangi maddeler yer almaktadır? Kamu yararı nerede korunmaktadır? Şeffaflık gereği sözleşme derhal kamuoyuyla paylaşılmalı ve bu devir işleminin kamu yararı sağladığına dair somut verilerle kanıtlanmalıdır. Aksi durumda bu işlem, kamuya ait değerlerin özel çıkarlara peşkeş çekilmesinden başka anlam taşımayacaktır.

“Devlet Yatırımları Sürecek mi?”

Kamu yatırımları özel şirkete aktarılamaz;

Limanda halen devlet tarafından gerçekleştirilen yatırımlar vardır. Limanın özelleştirilmesi gündemdeyken, bu yatırımların devlet eliyle sürdürülmesi; halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarının, özel şirketlere avantaj sağlamak amacıyla kullanılması demektir. Devir sonrası da limana devlet eliyle yatırımlar devam edecek midir? Zira “Sadece yönetim hizmeti yoluyla dışardan alıyoruz” ifadeleri bu durumu işaret etmektedir.

Yanıtsız Sorular

Bu durum kamu sermayesinin özel çıkarlar lehine aktarılması anlamına gelmektedir.

  • Bu devir neden halktan gizlenmektedir?
  • Sözleşmede neler bulunmaktadır?
  • Devir hangi şartlarla gerçekleştirilmiştir?
  • İhale süreci neden şeffaf değildir?

“Emekçiler Mağdur Olacak”

Geçmişteki özelleştirme örnekleri, çalışanların her zaman mağdur edildiğini göstermektedir. Geçtiğimiz hafta Derince Limanı’nda yaşanan iş bırakma eylemi, özelleştirme sonrası düşük ücret ve kötü çalışma koşullarının en güncel örneğidir. Bu örnekler göstermektedir ki: özelleştirmeler, emekçileri güvencesizliğe, düşük ücretlere ve hak kayıplarına sürüklemektedir.

“Alsancak Limanı Halkındır”

Bir kez daha vurguluyoruz ki; limanlar bir ülkenin dış dünyaya açılan kapısıdır. Bu nedenle Alsancak Limanı TCDD bünyesinde kalmalıdır. Alsancak Limanı kamu yatırımları ile modernize edilmelidir. Halkın ve ülke ekonomisinin menfaatleri doğrultusunda işletilmelidir. Alsancak Limanı'nın özelleştirilmesine karşı, tüm sendikaları, emek örgütlerini, meslek odalarını, demokratik kitle örgütlerini, İzmir halkını ve muhalefet eden siyasi partileri birlikte mücadele etmeye ve ortak tavır almaya çağırıyoruz. Alsancak Limanı halkındır! Halkın olan halkın kalacaktır! Kamu varlıklarımızı korumaya kararlıyız!

reklam

YORUM YAP