reklam
reklam
DOLAR43,7625% 0.07
EURO51,8139% -0.09
STERLIN59,4127% 0.11
FRANG56,7167% -0.12
ALTIN6.923,35% 0,95
BITCOIN68.089,46-0.164
reklam

Camiye Maliyeti 200 Bin TL: 400 Yıllık Mahya Geleneği Sona Mı Eriyor?

Yayınlanma Tarihi : Google News
Camiye Maliyeti 200 Bin TL: 400 Yıllık Mahya Geleneği Sona Mı Eriyor?
reklam

Ramazan gecelerini dize ve sözle aydınlatan 400 yıllık gelenek: Mahya…

Ramazan ayında iftardan sonra dikkatler minarelere çevrilir; iki minare arasına gerilen ışıklı yazılar, Ramazan'ın ruhunu gökyüzüne taşır.

Mahya sanatı, 1600'lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nda doğdu. Hikayeye göre, 1614 yılında Fatih Camii'nin müezzinlerinden Hattat Hafız Ahmed Kefevi tarafından hazırlanan bir çalışmayı beğenen Sultan I. Ahmed, bunun minareler arasında sergilenmesini istemiştir. Böylelikle, kandillerle kurulan ilk mahyalar Ramazan gecelerine renk katmaya başlamıştır.

İlk mahya'nın, 1617 yılında İstanbul'daki Sultan Ahmet Camii'nde yapıldığı biliniyor.

Başlangıçta yağ kandilleri ile gerçekleştirilen mahyalar, elektriğin yaygınlaşmasıyla Osmanlı'nın son döneminde ampullerle yapılmaya başlandı. Kandilin sıcak ışığı uzun süre tercih edilse de, zamanla ampuller devreye girdi.

Mahya, yalnızca yazıdan ibaret değildi; çiçek motifleri, kayıklar, köprüler, ay ve yıldız figürleri de minareler arasında ışıklarla canlandırıldı.

Ramazan süresince cami cami gezip mahyaları inceleyen, hatta onları belgeleyen meraklılar olurdu.

İlk dönemlerinde dini bilgiler'in yanı sıra özlü sözler ve toplumsal dayanışmayı pekiştiren mesajlara yer veren mahya, yüzyıllardır Ramazan’ın simgesi olarak önemini koruyor.

Ancak son yıllarda mahya geleneği hakkında tartışmalar da artmaya başladı. Ustaların sabırla, titizlikle hazırladığı mahyaların yerini, daha pratik, “elektrikçi mantığıyla” oluşturulan düzenekler aldı. Son yıllarda LED ışıklar ile yapılmış mahyalar da ortaya çıkmaya başladı.

MÜFTÜLÜK: KAÇ CAMİDE VAR BİLMİYORUZ

Maliyetli olması nedeniyle mahyacılığın yok olacağı endişesi de yaşanıyor. Mahyalar, Ramazan aylarında camilerde iki minare arasında hâlâ kurulabiliyorsa da, İzmir Müftülüğü mahya kurulan cami sayısının belirsiz olduğunu açıkladı. Müftülüğün İzmir'de birçok tarihi cami bulunmasına rağmen, değişik semtlerde yüzlerce cami olduğu dikkate alındığında, bir mahya örneği olarak Bilal Saygılı Camii'ni göstermesi dikkat çekti.

Bir ışıklandırma firmasının sahibi Ümit Dağdeviren, mahya ışıklandırması ile ilgili {siteDomain}’ye değerlendirmelerde bulundu.

“LED IŞIKLANDIRMA POPÜLER”

Dağdeviren, LED ışıklandırmanın popüler hale geldiğini belirterek teknolojinin tercihleri değiştirdiğini ifade etti. Mahya için caminin çift minareli olması gerektiğini vurgulayan Dağdeviren, “Şu anda çeşitlilik var. Eskiden ampullerle yapılıyordu. Hem camiler hem de belediyelerle çalışıyoruz. Trafiğe kapalı caddelerin girişinde motif olarak ‘Hoş geldin Ramazan’ yazabiliyoruz. Demir karkas üzerine taslak oluşturup, harfleri demirden yazıyor, etrafına ışık sarıyoruz. İnsanlar bunlara da mahya diyor. Şu an revaçta olan LED sistemi, yazılımla çalışıyor. Televizyon ekranı gibi. Bilgisayarın kontrol cihazına hangi yazıyı yüklersek o şekilde görünüyor. Teknoloji ile birlikte artık bu yöntem tercih ediliyor. Ancak bunun için caminin çift minareli olması gerekiyor. Tek yönlü veya çift yönlü olabilir. Yazıyı yazıyorsunuz ve o akıyor. Tek minarede ise ışıklandırma yapılıyor” dedi.

“40 TALEBİN 20’SİNİ ANCAK KARŞILAYABİLİYORUZ”

Sipariş sürecinin geniş ve aşamalı olduğunu belirten Dağdeviren, siparişlerin geç verilmesi durumunun zorluğuna değindi. Bir sezonda gelen 40 talebin ancak 20’sine onay verebildiklerini belirten Dağdeviren şunları söyledi:

“Talep çok ama insanlar bunun hazır olduğunu düşünüyor. Maliyetli ürünler olduğu için siparişle hazırlıyoruz. Hazırlama süreci, montaj süreci, test süresi ve yazılım süreci oluyor. Eğer bir sezonda 30-40 talep geliyorsa, bu önceden belirlenmeli ki boyutlara göre hazırlık yapılsın. 40 talebin ancak 20’sini karşılayabiliyoruz. Yani onay verilenlere yapabiliyoruz. Şu an sipariş verenlere ancak Ramazan’ın üçüncü haftasında gün verebiliyoruz.”

“MAHYANIN CAMİYE MALİYETİ 200 BİN TL”

Mahya ışıklandırma maliyetinin ortalama 200 bin TL olduğunu söyleyen Dağdeviren, nakliye ve ulaşım giderleri ile bu maliyetin artabileceğini ifade etti. Dağdeviren, “İstanbul’daki montaj ile Erzurum’daki montaj süreci farklılık gösteriyor. Montaj, nakliye ve ulaşım süreçleri, ekibin konaklaması gibi faktörler maliyete dahil oluyor. Ortalama fiyat olarak, 1,5 metre-10 metrelik bir mahyanın camiye maliyeti 200 bin TL’yi bulabiliyor. Tek yön veya çift yön olması maliyeti etkiliyor” diye konuştu.

“MAHYA 8-10 YIL DAYANABİLİR”

Dağdeviren, belediyelerle de birlikte çalıştıklarını belirterek mahyanın şartlara bağlı olarak 8-10 yıl dayanabildiğini ifade etti. Dağdeviren şunları söyledi:

“Belediyeler ve işletmelerle yılbaşı, Ramazan, Sevgililer Günü için çalışmalarımız oluyor. Camide mevcut mahyalar varsa onarımlar yapılması gerekiyor. Bunlara direkt siparişlerle onay veriliyor. ‘Bizim mahya bozuldu, değiştirmemiz gerekiyor’ diyorlar. Biz 2 yıl garanti veriyoruz. Bulunduğu bölgeye ve hava şartlarına göre 8-10 yıl sağlam kalanlar da olabiliyor.”

“MAHYA USTASI KALMADI, ELEKTRİKÇİ MANTIĞI VAR”

Mahya ustası bulmanın zorluğuna dikkat çeken Dağdeviren, sektörün elektrikçi mantığıyla ilerlediğini ifade ederek, “Mahya ustası bulmak artık çok zor. Elektrikçi mantığı var artık. Ampulü al, lambayı tak işine döndü. Sektör talep görünce herkes bu işe girmeye çalışıyor. Farklı bir noktaya evrildi. Osmanlı döneminde tek bir usta varken, artık her cami yapıldığında herhangi bir elektrikçi de bu işi yapabiliyor” dedi.

reklam

YORUM YAP