reklam
reklam
DOLAR43,8377% 0.16
EURO51,7041% 0.16
STERLIN59,1832% 0.25
FRANG56,5648% 0.2
ALTIN7.183,04% 2,07
BITCOIN68.425,601.205
reklam

CHP İzmir’den Milli Savunma Politikaları Zirvesi

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP İzmir’den Milli Savunma Politikaları Zirvesi
reklam

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu ve CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün katıldığı panelde, Bağcıoğlu savunma politikalarına dair parti programı hakkında önemli bilgiler sundu; Çağatay Güç ise gündeme dair siyasi değerlendirmelerde bulundu.

Panelde, 15 Temmuz darbe girişiminden mavi vatana kadar birçok konu konuşuldu. Bağcıoğlu, milli savunma politikalarındaki önceliklerini şu şekilde sıraladı:

“Birinci hedefimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tamamen siyaset dışı bir yapı haline getirilmesidir. İkinci olarak, 'barışta caydırıcı, savaşta kazanan' bir TSK’nın güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Üçüncü olarak, personel temini, eğitimi, atama ve terfi süreçlerinin, anayasa ve yasalara uygun, liyakat esaslı, objektif ve adil bir biçimde yürütülmesi gerekmektedir. Karar süreçleri keyfî olmamalı; Atatürk ilke ve inkılaplarına, anayasal düzene bağlı kalınmalıdır. 15 Temmuz sonrası yapılan yapısal değişikliklerin gözden geçirilmesi de bir başka önemli konudur.

Askeri sağlık sistemi, askeri eğitim sistemi, askeri yargı ve komuta birliği gibi konuların yeniden ele alınması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, ayrıca kuvvet komutanlıklarının Genelkurmay Başkanlığı ile ilişkisi, Jandarma ile Sahil Güvenlik’in TSK içindeki koordinasyonu ve doğal afetlerde TSK’nın rolü gibi alanlarda düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinde TSK'nın olanak ve yeteneklerinin daha etkin biçimde kullanılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ancak, bu bir ‘14 Temmuz’a dönüş’ anlamına gelmemektedir; on yılın tecrübesi göz önünde bulundurularak revize edilmiş bir yapının hedeflendiği vurgulanmıştır. Personel konusu oldukça kritiktir. En modern silah ve sistemler elinizde olsa da, bunları etkin bir şekilde kullanacak nitelikli, eğitimli ve motivasyonu yüksek personel yoksa başarılı olmak mümkün değildir. Bugün yaşanan ekonomik kriz, TSK personelini de etkilemektedir. Emekli personelin çoğu yoksulluk sınırında, bazı rütbelerdeki aktif personel ise açlık sınırına yakın gelirle yaşamaktadır. Emekli astsubaylar ve uzman erbaşlar geçim sıkıntısı çekmektedir. Zorlu coğrafi ve iklim koşullarında görev yapan personelin emeklilik sonrası yeniden çalışmak zorunda kalması kabul edilemez. Bu nedenle özlük hakları, sosyal haklar ve barınma imkanlarının iyileştirilmesi elzemdir. İstanbul gibi büyük şehirlerde lojman sıkıntısı ciddi boyutlardadır; askeri alanların farklı amaçlarla kullanılması personeli zor duruma sokmaktadır.”

“DENETLENEBİLİR BİR PROJE YÖNETİMİ VE LİYAKAT ŞART”

Bağcıoğlu, savunma sanayiinin ayrı bir başlık altında ele alınması gerektiğini belirtirken, “Yüz milyarlarca dolarlık bir pazara ulaşan bu alanda etkili, şeffaf ve denetlenebilir bir proje yönetimi şarttır. Siyasi referansla atamalar yapılmamalı; liyakat ön planda olmalıdır. Genç mühendislerin yurt dışına gitmesi, ülke için kayıptır. Aynı projelerin farklı firmalara kayırmacı bir şekilde verilmesi kabul edilemez. İhaleler eşit şartlarda olmalı, hiçbir firma siyasi yakınlığı nedeniyle avantaj elde etmemelidir.” şeklinde konuştu.

ÇAĞATAY GÜÇ: SAHADA, AYRIM YAPMADAN POLİTİKALARIMIZI ANLATIYORUZ

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Türkiye Cumhuriyeti, sıfırdan kurulmuş ve 2000’li yıllara kadar dünya ekonomisinde on altıncı sıraya kadar yükselmiş bir ülkedir. Ancak, AKP iktidarıyla birlikte hem ekonomi hem de devlet yapısı açısından zayıflamış bir duruma geldik.” diyerek şu önemli noktalara değindi:

Güç, “Bu durum doğal olarak ekonomiye de olumsuz yansımaktadır. Günümüzde dünya sıralamasında yirmi beşinciliğe düşmüş bir ekonomiden bahsediyoruz. Bu da hem dış politikada hem de iç dengelerde bizi zayıf kılmaktadır. Tek adam rejiminin yarattığı bu dengesizlik, toplumda ayrışma ve mutsuzluğa neden olmaktadır. Bu noktada toplum, sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin adını değil, ne yapacağını ve nasıl ilerleyeceğini de öğrenmek istiyor.” dedi.

“Bu nedenle, genel başkan yardımcılarımız ve cumhurbaşkanlığı sürecinde görev yapmış milletvekillerimiz, sahada, partili ya da partisiz ayrımı gözetmeksizin vatandaşlarla bir araya gelerek politikalarımızı anlatırken, toplumu nasıl bilinçlendireceğimizi, ülkeyi nasıl yöneteceğimizi paylaşıyoruz.” şeklinde sözlerine devam etti.

“GÜÇLÜ OLDUĞUMUZU BİLEREK NASIL ÇÖZÜM ÜRETECEĞİMİZİ ANLATARAK İLERLEMELİYİZ”

AK Parti’nin oy oranının yüzde yirmi seviyesine düştüğünü belirtirken, MHP’nin oy oranını ise yüzde dört-beş arasında gösteren Güç, “Bu tablo, aslında bizim daha güçlü durmamız ve kendimize güvenmemiz gerektiğinin göstergesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, yüzde otuz beşin üzerinde, yüzde kırk bandında Türkiye’nin birinci partisi konumundadır. Bunu önce partililer olarak içselleştirmemiz, ardından politikalarımıza yansıtmamız gerekmektedir. Sahada güçlü olduğumuzu bilerek, eleştirileri kabul ederek ve bu eleştirilere nasıl çözüm üreteceğimizi anlatarak ilerlemeliyiz.” diye belirtti.

reklam

YORUM YAP