

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Aydın Kuşadası ve İzmir Efes Selçuk’ta belediye başkanları, parti örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi.
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) temsilcileri ve CHP ilçe örgütleriyle bir araya gelen Bağcıoğlu, yaptığı açıklamada şehit aileleri ve gazilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çekti.
Bağcıoğlu, aynı zamanda Türkiye’nin savunma politikaları, askeri sağlık sistemi ve hava savunma projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER CİDDİ EKONOMİK SIKINTI İÇİNDE”
Şehit aileleri ve gazilerin ekonomik ve sosyal haklarına dikkat çeken Bağcıoğlu, askeri sağlık sisteminin yeniden kurulması ve hava savunma projelerinin hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Bağcıoğlu, şehit aileleri ve gazilerin sorun ve taleplerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki komisyona ileteceklerini belirterek “Şehit aileleri ve gazilerimizin ciddi ekonomik sıkıntıları var. Gazilerin emsal maaş durumu, şehit yakınlarının; anne babalarının aldığı özlük haklarının son derece yetersiz olması. Yani açlık sınırı bile diyemeyeceğim; açlık sınırının kat be kat altında olması. İstihdam imkânlarının verilmemesi, yasal düzenleme olmasına rağmen. Ortez–protez konusunda, örneğin sağlık konusunda Ankara’ya gidip tek merkezden rapor alıp bu konuda tedavilerinin sadece Ankara’da yapılması, onları ciddi bir külfet ve zorluk altına sokuyor. Sağlık konusunda değişik uygulamalar, eğitim konusunda değişik uygulamalar… Özetle özlük ve sosyal haklarındaki bu adaletsizliklerin bir an önce giderilmesi gerekiyor.”
Bağcıoğlu, partisinin konu hakkında 18 kanun teklifi sunduğunu ancak Millî Savunma Komisyonu’ndan Genel Kurul’a getirilemediğine işaret etti. Bağcıoğlu, “Bizim özellikle Millî Savunma Komisyonu Başkanımızdan ve üyelerinden istirhamımız, bunun bir an önce Genel Kurul’a getirilip şehit aileleri ve gazilerimizin sorunlarına yönelik çözüm aranmasıdır” dedi.
“ASKERİ SAĞLIK SİSTEMİ OLMAYAN TEK DEVLET TÜRKİYE”
Türkiye'nin çevresinde devam eden savaş ve çatışmalara değinen Bağcıoğlu, askeri sağlık sisteminin acilen tesis edilmesi vurgusu yaparak “Böyle bir coğrafyada askerî sağlık sistemi olmayan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli. Türk Silahlı Kuvvetleri fedakârca görev yapıyor. Buna en ufak bir itirazımız yok. Biz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve askerimizin her zaman yanındayız. Ama Türk Silahlı Kuvvetleri’nin eğitimli, tecrübeli kadrolarının silah, sistem ve donanım olarak takviye edilmeleri, iç politika saikli projelerden ziyade gerçekten harekât ihtiyacına göre projelerin realize edilmesi lazım.” dedi.
Muharip hava gücündeki eksikliklere de değinen Bağcıoğlu, şunları ifade etti:
“Bu bir sistemler sistemi, bir bütünlük. Hava savunma sistemi içinde muharip uçaklar var, tanıma–tanıtma var, hava sahası kontrol ve yönetimi var. Görüyorsunuz, Kuveyt’te bir Kuveyt Hava Kuvvetleri’ne ait uçak üç tane Amerikan savaş uçağını düşürdü. Bu gerçekten bir bilim. Sadece sistem yapıp 'bu sistemi ürettik' demekle yetmiyor. Bunun bir hazırlığı, olgunlaşması gerekiyor. O yüzden bir an önce çok geç kaldığımız entegre hava savunma sistemine ağırlık verilmesi gerekiyor.”
“KEŞKE BU SİSTEMLERE ÖNCEDEN AĞIRLIK VERİLSEYDİ”
Türk hava sahasına girdikten sonra Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirilen füzelere ilişkin de konuşan Bağcıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu ittifak yükümlülükleri çerçevesinde NATO’nun getirdiği sistemler elbette fayda sağlayabilir, taahhütler çerçevesinde. Keşke S-400 sistemi 2017 yılında tedarik edilmeseydi. Keşke o 2,5 milyar dolar olarak bildiğimiz rakam ve insan gücü millî sistemlere aktarılsaydı. Şu anda belli bir seviyeye gelen ve gittikçe ilerleyen Hisar ve Siper sistemleriyle oluşturulmaya çalışılan Çelik Kubbe sistemi daha erken oluşturulsaydı. Önümüzde örnekler var. İşte 1990 Irak krizinden bahsettim. Suriye krizinden bahsettim. Balistik tehdidin etkisinin arttığından bahsettim. Savunma sanayindeki bahsettiğimiz öngörü eksikliği bu. Keşke daha önceden bu sistemlere ağırlık verilseydi. S-400 sistemi alındığında 'bu çok etkin bir sistem, her türlü tehlikeye karşı koyacak' denilen S-400 sistemi en azından kendi başına 'stand alone' olarak kullanılıp kritik bölgelere tesis edilebilseydi.”
“S-400'LER SİYASİ DİREKTİFLE Mİ HANGARDA TUTULUYOR?”
Patriotlar ve S-400 sistemine ilişkin ise Bağcıoğlu, “S-400 sisteminin kesinlikle alınmasının yanlış bir karar olduğunu değerlendiriyoruz. Sadece F-35 değil; o görünen, buzdağının görünen yüzü. Diğer bileşenlerde de ciddi ambargolara maruz kaldık. Ama şu anda Patriotlar elbette gelecek. Çünkü Türkiye NATO’ya yıllardır en fazla katkı veren devletlerden biri. NATO’nun da Türkiye’ye taahhütleri var, Türkiye’nin NATO’ya taahhütleri var. Bu kapsamda Türkiye’ye hava savunma ihtiyacı olursa Patriotların gelmesinden daha doğal bir şey yok. Ama bu arada S-400 niye hangarda? Bir siyasi direktifle mi hangarda, yoksa teknik yetersizlikle mi hangarda? Biz bunu bilemiyoruz. İki, üç hafta önce devletin en yetkili makamları S-400’ün göreve, harekâta hazır dediler ama en azından o 'stand alone' dediğimiz, kendi başına mahallî bir savunma sağlayabilecek durumda S-400. Bu S-400 sisteminin niye konuşlandırılmadığını alımına karşı olmamıza rağmen mevcut en etkin sistemimiz olduğu açıklanmıştı bunu merak içerisindeyiz” dedi.
Bağcıoğlu, İBB Davası'na ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Bağcıoğlu, “Öncelikli olarak belediye başkanlarımız, ilçe belediye başkanlarımız ve çalışanlarının hukukun üstünlüğü çerçevesinde yargılanmasını ve adaletin tecelli etmesini bekliyoruz. Eğer toplumsal dirençlilik sağlanacaksa bu davalara gerekli özen gösterilmeli ve bizim belediye başkanlarımızın, ilçe başkanlarımızın ve çalışanlarımızın hakları, hukukları korunmalı.” dedi.



