

ODER Otizm Derneği'nce, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle otizmli çocukların annelerinin yaşadığı zorluklara ve kadın dayanışmasına dikkati çekmek amacıyla “Kendini Unutan Kadınlar-Bir Dayanışma ve Farkındalık Söyleşisi” düzenlendi. Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi Küçük Salon’daki söyleşiye CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka da katıldı.
CHP’li Nazlıaka’nın etkinlikte yaptığı konuşmada öne çıkanlar şöyle:
“Bu etkinliğin İzmir'de olması çok anlamlı. Çünkü Türkiye'de yapılmış olan en geniş katılımlı engellilik çalıştayını ilk olarak İzmir'de yaptık. Özellikle engelli çalıştayı demedik, engellilik çalıştayı dedik. Çünkü biz diyoruz ki engelli birey yoktur, engellenen birey vardır. Buradan yola çıkarak sizlerle yaptığımız o buluşmada politikaları belirledik. Ne olabileceğini tartıştık. 13 maddelik bir sonuç bildirgesi hazırladık. Bu 13 maddelik sonuç bildirgesini tek tek hayata geçirmeye başladık. Bunlardan birisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir komisyon kurulmasıydı. Allah'tan AKP milletvekilleri bu oylamayı çok önemsemeyip genel kurul dışında oldular. Böylece oylamadan geçti ve komisyon kuruldu. Dolayısıyla komisyon da değerli çalışmalara imza attı Cumhuriyet Halk Partisi.
UNVANIM GÖLGE BAKAN FAKAT…
Bir başka yapmayı planladığımız şey yine ilk olarak Aziz Kocaoğlu döneminde başlatılmış olan Kırmızı Bayrak Projesi'nin tüm Türkiye'de yaygınlaştırılmasıydı. Onu da 14 Mayıs tarihinde genel başkanımızla birlikte kamuoyuyla paylaştık. Benim unvanım Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanlığı olarak geçiyor. Fakat öyle görünüyor ki mevcut bakanlar bizim gölgemiz durumunda. Çünkü biz 14 Mayıs'ta bu Kırmızı Bayrak projemizi kamuoyuyla paylaştıktan bir gün sonra 16 Mayıs'ta bir baktık, Resmî Gazete'de bir genelge yayımlandı ve iktidar 16 Mayıs'ı Erişilebilirlik Günü ilan etti ve 'erişilebilir mekanlara bayrak vereceğiz' dedi. Aynı proje.
TAKLİT EDİLMEKTEN RAHATSIZLIK DUYMUYORUZ
Geçtiğimiz günlerde de temel vatandaşlık gelirini uygulayacağız dedik, yoksullukla mücadele için. Bir baktık yine iktidar temel vatandaşlık gelirini uygulayacağız, pilot çalışmalar başlatacağız diyor. Çünkü tam temellendirememiş, nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Kısacası taklitler aslını yaşatır. Bu yüzden iktidarın bizi taklit ediyor olmalarından rahatsızlık duymuyoruz. Halka dokunan işler yapması bizi mutlu ediyor. Ama diyoruz ki artık yeter. Artık şu sandığı getirsinler. Bir an önce iktidara gelelim de kendi projelerimizi içselleştirdiğimiz şekilde biz hayata geçirelim. Onların mış gibi yapar halleriyle değil; gerçek anlamda sosyal demokrat bir bakış açısıyla, Atatürkçü, Cumhuriyetçi bir bakış açısıyla tek tek tüm projeleri politikalara dönüştürelim istiyoruz. Bunu da inşallah dediğim gibi sizlerle birlikte yapacağız. Biz yaptık oldu şeklinde değil; hep beraber bu süreci inşa edeceğiz.”
“BU İŞ ‘MIŞ GİBİ’ YAPARAK OLMUYOR”
Otizmli birey ve ailelerinin iktidar tarafından oyalandığını ifade eden Nazlıaka, “Bakıyorsunuz, bir eylem planı hazırlıyor. Ümitleniyoruz değil mi hep beraber. 'Ne güzel otizm eylem planı yapıldı.' Rafa kalkıyor. İkinci otizm eylem planı hazırlanıyor. Yine ümitleniyoruz. Ama yine bakıyoruz somut olarak sizin hayatınıza dokunan bir şey var mı? Yok. Bu iş böyle -mış gibi yaparak olmuyor. Bakım merkezleri, bakım ve rehabilitasyon merkezleri, otizm merkezleri üzülerek ve utanarak söylüyorum işkence merkezlerine dönüşmüş durumda. Bakım merkezleri, gerçekten de liyakatsiz kadrolar, beceriksiz bir yönetim ve olmayan bir denetim mekanizması var” dedi.
“İKTİDAR SINIFTA KALDI”
Nazlıaka, partilerinin iktidara gelmesi durumunda otizmli bireyler ve ailelerine yönelik sosyal politikaları hayata geçireceklerini bildirerek, şunları kaydetti:
“Otizm nörogelişimsel bir farklılık olmanın yanı sıra bir sistem sınavı. Bu iktidar o sınavda sınıfta kaldı. Peki Cumhuriyet Halk Partisi o sınavı nasıl verecek? Öncelikle ayrımcılıkla mücadele edeceğiz. Bir farkındalık oluşturacağız. Çünkü biliyoruz ki otizmli evladı olan bir anne hem duygusal hem ekonomik hem de toplumsal sorunlar yaşıyor. Birçok ayrımcılıkla karşılaşıyor. Otizmli evladımızın sosyalleşmeye, topluma karışmaya hakkı yok mu? Bu kadar mı toleranssız olduk? Ama asıl sorun bu konuda yeterince farkındalık olmamasından kaynaklanıyor.
İşte o yüzden biz öncelikle bu yönde bir farkındalık oluşturacağız, zihinlerdeki engelleri kaldıracağız. Biliyoruz ki sizlerin otizmli bir evlatla karşılaştığınız, ilk yüzünüze çarpan şey sosyal izolasyon oluyor. Yalnızlık hissi hayat boyu sizi bırakmıyor. Tükenmişlik sendromu ve bu süreç içerisinde kendini toplumun dışında hissetme hâli her geçen gün belinizi daha da büküyor.”
“ZORLUKLARI HEP BİRLİKTE AŞACAĞIZ”
Nazlıaka konuşmasında CHP'nin otizmli bireylere yönelik “Gözüm arkada kalmasın stratejisi”ne de değinerek, şu bilgileri paylaştı:
“Zorlukları hep birlikte aşacağız. Sizlerin ve evlatlarınızın haklara, kaynaklara ve kararlara erişimini teminat altına alacağız. Özellikle sağlığa, istihdama, eğitime ve adalete erişimi mutlak kılacağız. Erken tanı başka bir olmazsa olmazımız. Erken tanı konulduğunda ve nitelikli, yoğunlaştırılmış ve bireyselleştirilmiş eğitim verildiğinde otizmli evlatlarımızın bağımsız yaşam hakkını kazanmasına imkân vermiş oluyoruz. Bunu bütün araştırmalar gösteriyor bize. Ama bugün ben biliyorum ki evladı otizmli olarak dünyaya geldiğinde erken tanı için randevu isteyen ve hâlâ randevu bekleyen ebeveynler var. İşte sizlerin sağlığa erişimi konusundaki bu engelleri aşmamızı sağlayacağız.”



