

DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı, İzmir gündemini meşgul eden Buca Cezaevi ile ilgili resmi bir açıklama yaptı.
Egedesonsöz ile gerçekleştirdiği görüşmede, CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, bölgenin tamamen yeşil alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, Büyükşehir ve İller Bankası arasındaki uzlaşının önemine vurgu yaptı.
Bakan, “O bölge kesinlikle yeşil alan olmalıdır. AK Parti’nin İzmir milletvekillerinin bu duruma destek vermesi gerekiyor. Eğer alan tamamen yeşil alan olarak düzenlenirse, hepimiz için faydalı olur” şeklinde konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise, “Yönetim sorumluluğu taşımanın ötesinde ahkâm kesmek yanlıştır” karşılığını verdi.
CHP'li Bakan, katıldığı bir programda Tugay’a şu yanıtı vermişti: “Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi üyesi, İçişleri Politika Kurulu Başkanı’na medya üzerinden cevap vermek, Büyükşehir Belediye Başkanı'nın işi değildir. Başkanlığıma yönelik olumsuz bir yorumum yoktur.”
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın Buca Cezaevi ile ilgili yaptığı açıklamalar, kentin ortak çıkarlarını ve kamu yararını gözeten sorumlu bir siyasi tutum olarak değerlendirilirken, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın konuyu dikkatle izlediği ifade edildi. Buca Cezaevi’nin sadece yerel bir planlama meselesi değil; demokrasi, kamu alanı ve şehir hakkı meselesi olduğu vurgulandı.
“KESİNLİKLE YEŞİL ALAN OLARAK KALMALIDIR”
Açıklamada, “Buca'nın daha fazla betona değil; yeşile, kamu alanlarına ve toplumsal yaşama ihtiyacı vardır. Bu nedenle eski cezaevi alanı kesinlikle yeşil alan olarak kalmalıdır” ifadeleri yer aldı.

“BUCA’NIN GELECEĞİ BELEDİYENİN BÜTÇESİNDEN ÖNEMLİDİR”
Deva Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur’un yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
Kentin geleceği, muhasebe bilançolarıyla ya da yapay bütçe dengeleriyle kıyaslanamaz; edilmemelidir. Buca’nın merkezinde bulunan eski cezaevi alanı sıradan bir imar parseli değil; Buca halkının ortak yaşam alanıdır. Bu alan üzerinden yapılan 1/5000 ölçekli imar planı değişikliği, sadece teknik bir düzenleme değil; kentin geleceğine dair siyasi ve toplumsal bir tercih olarak değerlendirilmelidir.
Konut üretimi için uygun araziler mevcut. Belediye, elindeki bu nitelikteki arazileri İller Bankası’na sunabilir. Ancak Buca Cezaevi arazisi bir finansman aracı olarak kullanılmamalıdır.
Buca’nın geleceği, belediyenin bütçe dengesinden daha önemlidir.
Buca halkı yok sayılarak, “uzlaşı” kavramı altında bürokratik mutabakatlarla alınan hiçbir kararı kabul etmiyoruz. Kentler masa başında planlanamaz; halkın katılımı ile şekillenir.
Bu alan;
• ranta,
• yoğun yapılaşmaya,
• kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıklara
teslim edilemez.
“MURAT BAKAN’IN AÇIKLAMALARI KAMUSAL YARARI ÖNCELEYEN SİYASİ BİR TUTUMDUR”
İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın bu konudaki açıklamaları, kentin ortak çıkarlarını ve kamu yararını gözeten bir siyasi tutum olarak kabul edilmektedir. Genel Başkanımız Ali Babacan’ın da yakından takip ettiği bu mesele, yalnızca yerel bir planlama olayı değil; demokrasi, kamu alanı ve şehir hakkı meselesidir.
Buca’nın daha fazla betona değil; yeşile, kamu alanlarına ve toplumsal yaşama ihtiyacı vardır. Bu nedenle eski cezaevi alanı kesinlikle yeşil alan olarak kalmalıdır.
Bir kentin geleceği, muhasebe bilançolarıyla ya da yapay bütçe dengeleriyle karşılaştırılamaz; edilmemelidir. Buca’nın merkezindeki eski cezaevi alanı, sıradan bir imar parseli değil; Buca halkının ortak yaşam alanıdır. Bu alan üzerinden yürütülen 1/5000 ölçekli imar planı değişikliği, teknik bir düzenlemeden çok; kentin geleceğine dair siyasi ve toplumsal bir tercihi temsil etmektedir.
“KENTLER MASA BAŞINDA DEĞİL; HALKIN KATILIMIYLA PLANLANIR”
Konut üretimi için kullanılabilecek araziler bellidir. Belediye, bu tür arazileri İller Bankası’na sunabilir. Ancak Buca Cezaevi arazisi, bir finansman kaynağı olarak değerlendirilmemelidir.
Buca’nın geleceği, belediyenin bütçe dengesinden daha fazla önem taşımaktadır.
Buca halkı yok sayılarak “uzlaşı” söylemiyle alınan hiçbir kararı kabul etmiyoruz. Kentler masa başında değil; halkın katılımıyla planlanmalıdır.
Bu alan;
• ranta,
• yoğun yapılaşmaya,
• kapalı kapılar ardında yürütülen pazarlıklara
teslim edilemez.



