reklam
reklam
DOLAR43,1509% 0.01
EURO50,3341% 0.18
STERLIN58,1529% 0.08
FRANG54,0129% 0.22
ALTIN6.334,69% 1,33
BITCOIN91.999,511.433
reklam

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den Ortak Manifesto: İnsanca Yaşadığımız Bir Hayat Mümkün

Yayınlanma Tarihi : Google News
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den Ortak Manifesto: İnsanca Yaşadığımız Bir Hayat Mümkün
reklam

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB üyeleri ile çeşitli emek ve meslek örgütleri, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nı kutlamak üzere Kadıköy İskele’de bir araya geldi. Bununla birlikte, CHP, DEM Parti, TİP, Türkiye Komünist Partisi (TKP), Emek Partisi (EMEP) ve SOL Parti gibi siyasi oluşumlar da etkinlikte yer aldı.

Bu dört meslek kuruluşu ve diğer örgütlerin “gelecek hedeflerini ortaya koyan ve mücadele hattını belirleyen” manifestosu okundu. Manifestoda şu ifadeler yer aldı:

“Bugün ülkenin dört bir yanında 1 Mayıs meydanlarında bir araya geldik. İl il, ilçe ilçe, mahalle mahalle, sokak sokak, 1 Mayıs meydanlarına akıyoruz. Kendini bu ülkenin sahibi sananlara, halkın büyük bir güç olduğunu bir kez daha gösteriyoruz. Biz, tüm renklerimiz ve farklılıklarımızla Türkiye’yiz.

Bugün, 1 Mayıs meydanlarında, başka bir yaşamın, başka bir Türkiye’nin müjdesini vermek amacıyla toplandık. 1 Mayıs alanlarında bir kez daha gözlemliyoruz ki, ülkemizde yepyeni bir güneş doğuyor. Mutlu bir yaşam yeşeriyor. 1 Mayıs alanlarından bir kez daha ilan ediyoruz ki, zorbaların değil; işçilerin, emekçilerin, halkın egemen olduğu bir ülke mümkündür. Ürettiğimiz değerin adaletle paylaşıldığı, asgari ücrete ve yaşamak için gerekli koşullara mahkum olmadığımız bir yaşam mümkündür. Demokratik haklarımızı kullanabildiğimiz, sendikal örgütlenmeye sahip olduğumuz, grevlerin yasaklanmadığı, hak arayanın yanında durulacağı bir ülke mümkündür.”

İnsanca Yaşadığımız Bir Hayat Mümkün

Çalışırken ölmediğimiz, sağlığımızı yitirmediğimiz, tükenmediğimiz, şiddete, tacize ve ayrımcılığa uğramadığımız; 8 saat insanca çalışıp 8 saat dinlenip 8 saat yaşam sürdüğümüz bir hayat mümkündür. Onlarca yıl çalıştıktan sonra emekli olabildiğimiz, emeklilik hakkımızın gasbedilmediği, emekli olduktan sonra çalışmak zorunda kalmadığımız, emeklilerine onurlu bir yaşam sunan bir ülke mümkündür. Sokaklarda ve iş yerinde şiddetin ve tacizin olmadığı, kadınların güvencesiz ve esnek çalışmaya mahkûm edilmediği, ayrımcılığa maruz kalmadığı, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanabildiği, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) 190 sayılı Sözleşmesi’nin onaylandığı bir hayat mümkündür. Ülke kaynaklarının sermaye için, rantçılar için, savaş için değil; bütün halkı, 86 milyonu insanca yaşatmak için kullanıldığı bir ülke mümkündür.

Kimsenin ikinci sınıf vatandaş sayılmadığı; dilimize, inancımıza, kimliğimize, kökenimize bakılmadan hepimizin eşit yurttaşlar olduğu, özgürce siyaset yapabildiğimiz ve örgütlenebildiğimiz bir hayat mümkündür. Çocuklarımızın okula aç gitmediği, öğretmenlerin bir gecede sürgün edilmediği ve diplomaların keyfi olarak iptal edilmediği bir ülke mümkündür.

Rantı Değil Doğayı ve Yaşamı Kurmayı Hedefleyen Bir Ülke

Yıllarca emek verip, okullar bitirip en zorlu sınavları geçip mülakat adı altında tek adama bağlı kalmak zorunda kalmadığımız, KHK ile sabah aniden işsiz kalmadığımız, başta çalışma hakkımız olmak üzere kazanılmış haklarımızın korunduğu bir hayat mümkündür. Gazetecilerin, sendikacıların, sanatçıların, akademisyenlerin, belediye başkanlarının, muhalif siyasetçilerin, gençlerin hapsedilmediği, özgür bir Türkiye mümkündür. Büyük bölümü deprem bölgesi olan bir ülkede, felaketi çaresizce beklemediğimiz, rantı değil; doğayı ve yaşamı kurmayı hedefleyen bir ülke mümkündür. Herkesin başını sokabileceği bir evin olduğu, depreme dayanıklı, doğaya ve insana saygılı güvenli şehirlerde yaşadığımız bir Türkiye mümkündür.

Bebeklerin sağlığının para hırsına kurban edilmediği, boğmaca ve kızamık gibi hastalıklardan korunmuş çocukların olduğu, insanları hastalıklardan koruyan, hastalandıklarında kolayca ulaşabildikleri nitelikli bir sağlık sisteminin mevcut olduğu bir ülke mümkündür. Tek bir kişinin değil, kayyumların değil; halkın söz ve karar sahibi olduğu bir düzen mümkündür. Gerçek bir demokrasi mümkündür.

Yeter Ki Birlik Olalım

Bugün Türkiye’nin dört bir yanındaki yüzlerce 1 Mayıs alanında eş zamanlı olarak ilan ediyoruz: Emeğin, demokrasinin, adaletin, barışın, eşitliğin, laikliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin hâkim olduğu bir düzen kuracağız. Yeter ki birlik olalım, yeter ki mücadele edelim, kurtuluş için hep birlikte olalım.

2025 yılında 1 Mayıs meydanlarında milyonlarca insan, kendisinin ve ülkenin geleceği için söz veriyor. Yarından itibaren bu meydanlar ayrılmaz. Nerede yaşıyorsak, nerede çalışıyorsak, mücadele diyorsak, orada örgütleneceğiz. Örgütlenerek kazanacağız. Birleşerek kazanacağız. Biz kazandığımızda demokrasi, adalet, barış, kardeşlik ve emek kazanacak. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz.”

reklam

YORUM YAP