reklam
reklam
DOLAR44,0757% 0.18
EURO51,2072% -0.02
STERLIN59,1683% 0.32
FRANG56,6890% 0.63
ALTIN7.278,82% 1,36
BITCOIN68.457,05-3.825
reklam

EGEÇEP’ten İzmir Büyükşehir’e İzdemir çağrısı: Bakanlığın verdiği belge yargıya taşınmalı!

Yayınlanma Tarihi : Google News
EGEÇEP’ten İzmir Büyükşehir’e İzdemir çağrısı: Bakanlığın verdiği belge yargıya taşınmalı!
reklam

Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Aliağa’daki İzdemir Enerji Santrali için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi hakkında açıklama yaptı. Daha önce 2014 yılından bu yana ruhsatsız çalıştığı tespit edilen tesis kamuoyunda tartışma konusu olmuştu. Bakanlığın santrale Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi vermesinin ardından EGEÇEP, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne seslendi.

EGEÇEP’TEN İZMİR BÜYÜKŞEHİR’E ÇAĞRI

Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu belgeyi yargıya taşıması gerektiğini belirterek çağrıda bulunan EGEÇEP’in açıklamasında, “Daha önce yargı kararlarıyla hukuka aykırılığı ortaya konmuş bir tesis için verilen bu belgenin yargı kararlarını ve yerel yönetimlerin yetkilerini etkisizleştirdiğine dikkat çekiyor ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni hem çevre ve halk sağlığını hem de yerel demokrasiyi savunmak için bu belgeyi ivedilikle yargıya taşımaya davet ediyoruz” denildi.

EGEÇEP’in Aliağa’daki İzdemir Enerji Santrali için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi verilmesiyle ilgili açıklaması şöyle:

AÇIK BİR MEYDAN OKUMA

Aliağa’da yıllardır işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyet yürüten, bu hukuka aykırılığı yargı kararları ve belediye denetimleriyle defalarca ortaya konmuş olan İzdemir Enerji Santrali-II için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 22.12.2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi düzenlenmiştir. 374,86 MWm / 370 MWe kurulu güce sahip termik santral, daha önce verilen ÇED olumlu kararları yargı tarafından iptal edilmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali tespiti yapılmış ve yerel idare tarafından ruhsatsız faaliyet yürüttüğü belirlenmiş olmasına rağmen, tek bir Bakanlık işlemiyle “uygun” ilan edilmiştir. Yargı kararlarının bağlayıcılığının ve seçilmiş yerel yönetimlerin denetim yetkisinin bu şekilde aşılması, yalnızca hukuka değil, demokratik yönetime de açık bir meydan okumadır.

Söz konusu belgenin dayanağını, 7554 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen Geçici 34. madde oluşturmaktadır. Anılan düzenleme ile yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunmayan elektrik üretim tesisleri bakımından Bakanlıkça verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi’nin işyeri açma ve çalışma ruhsatı yerine geçeceği hükme bağlanmıştır. Yerel yönetimler tarafından, yerel ihtiyaçlar ve yerel riskler gözetilerek verilmesi gereken ruhsatın, merkezi idare tarafından tek taraflı bir belgeyle ikame edilmesi; belediyelerin yalnızca idari değil, demokratik yetkilerinin de devre dışı bırakılması anlamına gelmektedir.

Anayasa’nın 127. maddesi, mahallî idareleri yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde güvence altına almakta; kentlerin nasıl yönetileceğine ilişkin kararların halka en yakın düzeyde, seçilmiş organlar eliyle alınmasını esas kabul etmektedir. Kent içinde hangi tesislerin hangi koşullarda faaliyet göstereceği; çevre sağlığı, imar düzeni, güvenlik ve yaşam kalitesiyle doğrudan bağlantılıdır ve bu alan, yerel demokrasinin somutlaştığı temel zemindir. 7554 sayılı Kanun’la getirilen sistem, belediyelerin ruhsat verme, denetleme ve gerektiğinde faaliyeti durdurma yetkisini fiilen ortadan kaldırmakta; yerel demokrasinin en görünür araçlarından biri olan ruhsat rejimini merkezîleştirmektedir. Seçilmiş yerel organların yetkilerinin bu şekilde daraltılması, anayasal yerinden yönetim anlayışının içinin boşaltılması anlamına gelmektedir.

YEREL YÖNETİMİN SESSİZ KALMASI…

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzdemir Enerji Santrali-II’nin yıllarca ruhsatsız çalıştığını tespit etmiş ve 03.03.2025 tarihinde faaliyetten men kararı alarak halk sağlığını ve çevreyi koruma yönünde yalnızca idari değil, demokratik bir sorumluluk da üstlenmiştir. Bu karar, İzmir halkının seçtiği yerel yönetimin iradesini ve kente dair söz söyleme yetkisini yansıtmaktadır. Ardından verilen Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi, belediyenin bu kararını etkisizleştirmeyi hedeflemekte; yerel iradeyi merkezî idare karşısında işlevsiz hâle getirmektedir. Yerel yönetimin bu tablo karşısında sessiz kalması, yalnızca bir idari tutum değil; demokratik yetkilerden fiilen vazgeçilmesi anlamına gelecektir.

GECİKMEYE TAHAMMÜL YOK

EGEÇEP olarak çağrımız açıktır ve gecikmeye tahammülü yoktur: 22.12.2025 tarihli Üretim Tesisi Uygunluk Belgesi derhal yargıya taşınmalıdır. İzmir halkının seçtiği yerel yönetim, yalnızca çevreyi değil, yerel demokrasiyi ve kent üzerinde söz söyleme hakkını da savunmakla yükümlüdür. Aliağa’da verilen mücadele, bir santralden ibaret değildir; bu mücadele, yerel yönetimlerin yetkilerinin korunması, demokratik iradenin gasp edilmemesi ve hukukun üstünlüğünün savunulmasıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu tarihsel ve demokratik sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir.”

reklam

YORUM YAP