

Emek Partisi İzmir İl Örgütü, 445 gündür grevde olan Temel Conta emekçilerini ziyaret etti. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, “Kadınlar bu yıl 8 Mart'ı yoksulluğun, şiddetin, savaşın kıskacında karşılıyor. Beslenemeyen çocuklar, ısıtılamayan evler, ödenemeyen kiraların yarattığı barınma sorunları, işyerlerinde ayrımcılık, ağır çalışma koşulları… Üstüne küfürler, hakaretler, cinsiyetçi aşağılamalar, tacizler, onur kırıcı muameleler. Çalışsın, çalışmasın tüm kadınların karşı karşıya kaldıkları sorunlar benzer” ifadelerini kullandı.
“Kadınlar Hayatları Pahasına Mücadele Ediyor”
İktidar politikalarının bir sonucu olarak kadına yönelik şiddetin her geçen gün daha da vahşileştiğini vurgulayan Gürkan; Dilan Geyik, Şeyme Gökçe, Emel Gaga, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş ve Bahar Taş’ı hatırlatarak şüpheli kadın ölümlerinde artış yaşandığına dikkat çekti. “Ne kadınların yaşadığı bu kara düzen bir kaderdir, ne de kadınlar bu düzene boyun eğecektir. Kadınlar hayatları pahasına mücadele ediyor. Hayatları ve hakları için, barış ve demokrasi için mücadeleden vazgeçmiyor” diyen Gürkan, 1789’da Parisli kadınların ekmek yürüyüşlerini, 1912’de ABD'li kadınların Ekmek ve Gül grevlerini, 1917’de Pedrogradlı kadınların açlığa karşı isyan yürüyüşlerini, 1918’de Asya pirinç ayaklanmalarındaki kadınların rolünü hatırlatarak benzeri mücadelelerin bugün de Özak'tan Şık Makas'a, Temel Conta'dan Digel'e sürdüğünü ifade etti.
“Hukuk Tanımazlık Tescillenmiş Oldu”
Grevdeki Temel Conta işçileri ve direnişteki Digel Tekstil işçilerinin anayasada yer alan sendika hakları ve iyi koşullarda çalışmak için mücadele ettiklerini hatırlatan Gürkan, iktidar ve patronların anayasayı tanımadığını belirtti. “Anayasa başka yerlerde de ihlal ediliyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay, Osman Kavala, Tayfun Kahraman… AİHM ve AYM kararları Saray rejiminin hukuk tanımaz politikalarıyla uygulanmayarak keyfilik, hukuksuzluk, kuralsızlık, yasasızlık, siyasi iradeye göre yargı işletme bir düzen haline getirilmek isteniyor. Süreç raporunda da ‘AYM ve AİHM kararlarına uyulmalıdır’ deniliyor. Yargıdaki siyasallaşma ve hukuk tanımazlık bir kere daha tescillenmiş oldu” dedi.
“Türkiye’nin Gerçek Fotoğrafı”
Gürkan, konuşmasında Milli Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiği ramazan genelgesi ile başlayan tartışmalara da değinerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okullardaki ramazan etkinlikleriyle ilgili sarf ettiği “Türkiye'nin fotoğrafı” açıklamasına yanıt verdi: “O okullarda aç kalan, büyüyemeyen, bodur kalan çocuklar var. MESEM'lerle hayallerini, geleceklerini, canlarını aldığınız çocuklar, akşam pazarında çöpe gidecek sebze ve meyveleri toplayan yurttaşlar, ucuz gıda marketlerinin önüne sabahın köründe sıraya giren vatandaşlar, iş cinayetlerinde can veren işçiler, politikalarınızın beslediği şiddetle karşı karşıya kalan ve canından olan kadınlar, açlığın pençesindeki emekliler, toprağından, merasından, hayvanından, tarlasından edilen üretici köylüler, borç batağında iflasa sürüklenen küçük esnaf… İşte iktidarın yarattığı Türkiye'nin gerçek fotoğrafı…”
Kutulaştırma Siyasetine Tepki!
İktidarın laikliği hedef alan açıklamalarına ve kutuplaştırma siyasetine tepki gösteren Gürkan, “Dünya görüşümüz, inancımız, kimliğimiz, cinsiyetimiz ne olursa olsun ezenler, sömürenler ve onların siyasetini yapanlar bir yerde, ezilenler ve onların siyaseti bir yerde. Bu tabloyu yaratan kara düzen değişmelidir. Demokrasiyle, siyasal özgürlüklerle, insanca yaşam ve çalışma koşullarıyla, barış ile güçlendirilmiş, halk iradesinin esas olduğu gerçek bir demokratik düzeni mücadelemizle kuracağız” ifadelerini kullandı.
“Anayasal Haklarımızı İstiyoruz”
Gürkan’ın ardından söz alan Temel Conta iş yeri temsilcisi Sinem Kaya, “Daha iyi çalışma koşulları için sendikalı olduk. Bizler insan onuruna yakışan çalışma koşulları ve ücret istiyoruz. Greve çıktığımız günden beri patron masaya oturmadı, sendika ile görüşmedi, grevi kırmak için makineleri Torbalı Pancar OSB’ye taşıdı. Bizler anayasadaki hakkımızı istiyoruz” dedi.
“Grev Çadırımıza Bekleriz”
Pek çok fabrikada benzer sorunlar yaşandığını ifade eden Kaya, “Mutfağımız aynı, tenceremiz aynı ama bizler birleşemiyoruz, sesimizi duyuramıyoruz. Çünkü sesimizin duyulmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Bizler korkmadan haykırıyoruz. Özgür ve onurlu bir yaşam için mücadelemiz sürecek. Tüm kız kardeşlerimiz adına da çalıştığımız kötü şartları anlatmaya devam edeceğiz. 8 Mart’ta da burada olacağız. Herkesi grev çadırımıza bekleriz” çağrısında bulundu.



